Talasemi: Erken Tanı ve Kan Bağışı Hayati!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Çocuk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Oymak, halk arasında “Akdeniz anemisi” olarak bilinen talasemi hastalığının kalıtsal bir kan rahatsızlığı olduğunu vurguladı. Oymak, erken teşhisin, taşıyıcılık taramalarının ve düzenli kan bağışlarının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Talaseminin, kandaki oksijeni dokulara taşıyan hemoglobin adlı proteinin üretimindeki bozukluklardan kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Oymak, bu durumun özellikle çocukluk döneminde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini dile getirdi. Hemoglobinin, kırmızı kan hücrelerinin temel yapı taşı olduğunu belirten Oymak, yeterli miktarda üretilememesi durumunda ağır kansızlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini kaydetti.

Evlilik öncesi tarama programlarının önemi büyüktür.

Hastalığın genetik olarak geçtiğini vurgulayan Oymak, taşıyıcı bireylerin çoğu zaman belirti göstermeden yaşamlarını sürdürebildiklerini aktardı. Hem anne hem babanın taşıyıcı olması durumunda çocukta ağır talasemi tablosunun oluşabileceğini belirten Oymak, bu nedenle evlilik öncesi tarama programlarının hastalıktan korunmada kritik bir rol oynadığını ifade etti.

Belirtiler genellikle ilk aylarda ortaya çıkmaktadır.

Talasemi hastası çocuklarda hastalığın belirtilerinin doğumdan hemen sonra görülmeyebileceğini belirten Prof. Dr. Oymak, “Bebekler anne karnında farklı bir hemoglobin yapısı kullanmaktadır. Doğumdan birkaç ay sonra erişkin tipi hemoglobine geçiş başladığında hastalık belirtileri kendini göstermeye başlar” dedi. Ailelerin, solukluk, halsizlik, iştahsızlık, sık enfeksiyon geçirme, karında şişlik ve büyüme geriliği gibi belirtilere dikkat etmeleri gerektiğini söyleyen Oymak, erken tanının tedavi sürecinde büyük bir fark yarattığını belirtti.

Düzenli kan nakli hayati bir gereklilik.

Talaseminin ağır formunda hastaların yaşamları boyunca düzenli kan transfüzyonuna ihtiyaç duyduğunu belirten Oymak, bu çocukların genellikle 3-4 haftada bir kan alması gerektiğini ifade etti. Kan bağışının bu hastalar için hayati bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Oymak, “Düzenli kan bulunamadığında hastaların yaşamı ciddi risk altına giriyor. Bu nedenle gönüllü kan bağışı büyük bir önem taşımaktadır” diye ekledi.

Sık yapılan kan nakillerinin vücutta demir birikimine neden olabileceğini de anlatan Oymak, özellikle kalp, karaciğer ve hormon bezlerinde biriken demirin organ hasarına yol açabileceğini söyledi. Bu nedenle hastaların demiri vücuttan uzaklaştıran özel ilaçlarla düzenli olarak takip edildiğini kaydetti.

Yeni tedavi yöntemleri umut veriyor.

Günümüzde uygun donör bulunması durumunda gerçekleştirilen kemik iliği naklinin talasemide en etkili tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Oymak, son yıllarda geliştirilen yeni ilaçlar ve gen tedavisi çalışmalarının umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan evlilik öncesi taşıyıcılık taramalarının önemli bir koruyucu sağlık hizmeti sunduğunu söyleyen Prof. Dr. Yeşim Oymak, toplumda farkındalığın artmasıyla yeni hasta doğumlarının önüne geçilebileceğini sözlerine ekledi.

Talasemi: Erken Tanı ve Kan Bağışı Hayati!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!