Güven Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hakan Emmez, mobil MR (manyetik rezonans görüntüleme) sisteminin dünyada ilk kez kendi merkezlerinde ameliyatlarda kullanıldığını ifade ederek, bu inovasyonun ameliyat güvenliğini önemli ölçüde artırdığını belirtti.
Güven Hastanesi, yapay zeka destekli görüntüleme altyapısı ile ultra düşük manyetik alan teknolojisini bir araya getirerek mobil MR sistemini klinik uygulamada ilk kez hayata geçirdi. Prof. Dr. Hakan Emmez, bu sistemin ameliyat süreçlerine ve hasta sağlığına sağladığı avantajları vurguladı. Yoğun bakımda tedavi gören çocuk hastalar ve durumu kritik olan bazı hastaların standart MR cihazlarına taşınmasının her zaman mümkün olmadığını belirten Emmez, “Bu cihazın geliştirilmesinin temel nedeni, MR’a taşıyamadığımız hastaların yanına MR’ı götürebilmektir. Ayrıca, standart MR cihazlarında yüksek manyetik alan kullanılırken, bu cihazlarda çok düşük manyetik alan tercih ediyoruz. Bu sayede hastaları mobilize etme imkanı sağlıyoruz. Implantlar nedeniyle birçok hastada MR çekiminde zorluk yaşayabiliyoruz. Düşük manyetik alan sayesinde, implantları olan hastalar dahil, MR’a uyumlu olmayan hastaların hepsini inceleme şansımız var. Yüksek manyetik alan bize iyi görüntü sağlasa da, düşük manyetik alanın dezavantajlarını yapay zeka özellikleriyle aşarak görüntü kalitesini artırabiliyoruz. Standart MR kalitesinde bir görüntü elde etmek mümkün olmayabilir, ancak güvenli ve yeterli bilgi sunan MR görüntüleri elde etmek mümkündür” diye konuştu.
Prof. Dr. Emmez, “Dünyada ilk defa 30’a yakın hastanın beyin ameliyatlarında mobil MR’ı kullanmaya başladık” ifadesini kullandı. İlk kez klinik uygulamalarda mobil MR sistemi ile gerçekleştirilen 30’a yakın beyin ameliyatının sonuçlarının oldukça olumlu olduğunu aktaran Emmez, “Bu cihaz, hem ameliyatın güvenliğini artırıyor hem de hastanın güvenliğini ve ameliyatın kalitesini yükseltiyor. Bazı beyin ameliyatlarında, tümörlerin kritik bölgelere yakınlığını mikroskop görüntüleriyle saptamakta zorlanabiliyoruz. Birçok firma bu sorunu çözmeye yönelik teknolojiler geliştiriyor. Ancak biz, hasta henüz ameliyatı tamamlamadan MR’ı başına getirip görüntüler alıyoruz. Bu sayede, gözle görülemeyen alanlarda sorun olup olmadığını tespit ediyoruz ve ona göre ameliyatı ya devam ettiriyoruz ya da sonlandırıyoruz. Şu anda bu cihazı ameliyat amacıyla kullanan ilk merkeziz” dedi.
Emmez, Amerika Birleşik Devletleri’nde üretilen mobil MR sisteminin ameliyatlardaki kullanımının üretici firma tarafından da dikkatle izlendiğini belirtti. “Sonuçları onlarla paylaştık ve bu durum onlar için de şaşırtıcı oldu” diyen Emmez, ortak çalışmalarla bu yöntemi geliştirme planları üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Yapay zekanın burada büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Emmez, “Yapay zekanın en önemli özelliği veri ile çalışmasıdır. Veri girdikçe sonuçları daha başarılı hale getirebiliyoruz. Dolayısıyla bu sistemin zamanla daha iyi hale geleceği açık” şeklinde konuştu.
Kapalı alan fobisi yaşayan hastalar için de avantajlar sunan mobil MR cihazının tasarımına dikkat çeken Emmez, “Kapalı, büyük bir tünel gibi bir yapıya girmiyorsunuz. Bunu, kafanızın içine girdiği küçük bir kutu olarak düşünebilirsiniz. Tekrar belirtmek gerekirse; bu bir ayırıcı tanı aracı değil, ancak beynin içinde bir sorun olup olmadığını, tomografiden daha iyi, standart MR’dan ise biraz daha düşük kalitede gösteren bir sistem. Bu açıdan birçok hastaya fayda sağlayacağını düşünüyoruz” dedi.
