Kapalı Omurga Cerrahisi: Daha Az Ağrı, Daha Güvenli

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dünyada yaygınlaşan tam kapalı omurga cerrahisi, bel fıtığı ve dar kanal ameliyatlarında daha az ağrı ve düşük enfeksiyon riski sunduğu belirtiliyor. Uzmanlar, gelişen cerrahi tekniklerin omurga ameliyatlarındaki felç kalma riskini, açık ve kapalı yöntemlerde hemen hemen yok denecek kadar azaltığını ifade ediyor.

Tam kapalı omurga cerrahisi, son yıllarda hem dünyada hem de Türkiye’de giderek daha fazla tercih edilen bir cerrahi yöntem haline geldi. Bu yöntem, bel fıtığı ve dar kanal ameliyatlarında hastalara daha az ağrı ile uyanma, kısa hastanede kalış süresi ve düşük enfeksiyon riski gibi avantajlar sağlıyor. VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Skolyoz ve Omurga Cerrahi Merkezi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Cem Sever, uygun hasta seçimi yapıldığında kapalı omurga cerrahisi ile başarılı sonuçlar elde edilebileceğini belirtti.

Omurga ameliyatlarında önemli bir tehdit olarak görülen felç kalma olasılığına da değinen Op. Dr. Sever, yeni gelişen cerrahi teknikler ve alınan önlemler sayesinde bu riskin, açık ve kapalı yöntemlerde oldukça azaldığını vurguladı. Ayrıca, endoskopik cerrahi yaklaşımının kas ve kemik dokusunda daha az hasar yarattığını, böylece hastaların ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin daha hızlı ilerlediğini ifade etti.

“Son 10 yılda dünyada çok popüler olan cerrahi teknik”

Son on yılda tam kapalı omurga cerrahisi ameliyatlarının dünya genelinde popüler hale geldiğini belirten Cem Sever, “Hastalarımızın en çok sorduğu sorular arasında omurga ameliyatlarının kapalı yöntemlerle yapılıp yapılamayacağı yer alıyor. Bazı omurga ameliyatları kapalı yöntemle gerçekleştirilebiliyor. Özellikle lomber disk cerrahisinde, yani bel bölgesindeki bel fıtıklarının uygun hastalarda kapalı yöntemlerle tedavisi mümkün. Bu teknikler son on yılda hem dünyada hem de ülkemizde önemli avantajlar sunmaya başladı” ifadelerini kullandı.

“Klasik yöntemde mikroskop altında çalışıyoruz”

Bel fıtığı cerrahisinde en sık uygulanan yöntemin mikroskopik cerrahi olduğunu kaydeden Sever, “Mikroskop altında küçük insizyonlar ile belli kas kitlelerinin içinden geçerek fıtığı dışarı çıkartıyoruz. Bu teknikte artık çok az kas hasarı oluşmakta ve kemik dokusuna da minimum zarar vererek anatomik dokular arasından fıtığa ulaşabiliyoruz” şeklinde konuştu.

“Daha az ağrı, daha kısa hastane süresi”

Kapalı omurga cerrahisinin sağladığı avantajları anlatan Sever, “Operasyondan sonra hastalar daha az ağrı ile uyanıyor. Ameliyat sonrası rehabilitasyon süreci daha hızlı ilerleyebiliyor ve hastane kalış süresi de oldukça kısalıyor. Ameliyat süresi açık ameliyatlarla eşit olup, genellikle 45 dakika ile 1 saat arasında tamamlanabiliyor. Bu yöntemle büyük cerrahi izler bırakmadan, yalnızca çok küçük aletlerle bu işlemi gerçekleştirebiliyoruz. Kanama miktarı da azalıyor ve dokulara daha az hasar veriyoruz. Ancak her ameliyatın kendine özgü riskleri vardır; fakat bu teknikle enfeksiyon riski önemli ölçüde düşmektedir. Çünkü işlem sırasında sulu bir ortamda çalışılıyor ve bu da enfeksiyon riskini neredeyse sıfıra indiriyor” açıklamasında bulundu.

“Kameraya vasıtasıyla daha küçük insizyonlardan girilerek hedef kitleye ulaşıyoruz”

Fıtığı çıkartmak için belirli anatomik bölgelerden disk bölgesine ulaşılması gerektiğini vurgulayan Sever, “Disk bölgesine ulaştıktan sonra yırtılmış olan fıtık kütlesini dışarı çıkartıyoruz. Bunun için çeşitli teknikler mevcut. Dünyada en yaygın olarak kullanılan teknik mikroskop altında yapılan yöntem; benim bahsettiğim ise endoskopik yaklaşım. Bu yöntemde, kamera yardımıyla daha küçük insizyonlardan (cerrahi kesiklerden) geçerek hedef kitleye ulaşmak mümkün oluyor” dedi.

“Türkiye’de yeni yaygınlaşmaya başladı”

Endoskopik tekniğin Türkiye’de yeni yeni yaygınlaşmaya başladığını dile getiren Operatör Doktor Sever, “Dünyada bu tekniği en çok uygulayan ülkeler Güney Kore ve Japonya. İlk kez bu ülkelerde bu yöntemler üzerinde çalışmalar yapıldı. Türkiye’de de son on yılda artan sayıda meslektaşım bu yöntemle ilgileniyor. Ancak, ülke genelinde bu ameliyatı yapabilen merkez sayısının 10’u geçmediğini belirtmek gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Sadece fıtık değil, dar kanal da yapılabiliyor”

Daha önce açık ameliyat gerektiren dar kanal ameliyatlarının da kapalı yöntemle yapılabildiğini ifade eden Cem Sever, “Eski yöntemle dar kanal ameliyatı yapabilmek için açık ameliyat tercih etmek zorundaydınız; vida koymak gerekiyordu. Ancak, bu yeni teknikle uygun hasta seçimi yapıldığında tüm işlemi kapalı olarak gerçekleştirebiliyoruz ve anatomik dokulara neredeyse hiç zarar vermiyoruz. Böylece hastaların şikayetlerinin yüzde 90’ını ortadan kaldırabiliyoruz. Omurga ameliyatlarındaki en büyük risk felç kalmaktır, ancak yeni gelişen teknikler ve önlemlerle bu risk neredeyse sıfıra inmiştir. Bu durum, hem açık hem de kapalı ameliyatlar için geçerlidir” şeklinde sözlerini tamamladı.

Kapalı Omurga Cerrahisi: Daha Az Ağrı, Daha Güvenli
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!