Psikolog Ferahnaz Şeyma Yılmaz, duygusal açlığın fiziksel açlıktan farklı bir durum olduğunu vurgulayarak, “Yoğun yeme isteği hissettiğinizde sadece ‘Ne yemek istiyorum?’ değil, ‘Şu anda ne hissediyorum?’ sorusunu da sormak büyük önem taşıyor. Yoğun yeme isteğiyle karşılaştığınızda kendinize 15 dakika vermek, yiyeceklerin bulunduğu ortamdan uzaklaşmak, dişlerinizi fırçalamak ya da dikkatinizi başka bir aktiviteye yöneltmek, bu isteğin şiddetinin azalmasına yardımcı olabilir” şeklinde konuştu.
Medical Park Ordu Hastanesi’nden Psikolog Ferahnaz Şeyma Yılmaz, yeme bozukluklarının yalnızca beslenme alışkanlıkları ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda kişinin duygusal durumu ve psikolojik yapısıyla da yakından ilişkili olduğunu belirtti. Duygusal açlık ile fiziksel açlık arasındaki farklar ve yoğun yeme isteği ile başa çıkma yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.
“Yeme bozuklukları her yaşta görülebiliyor”
Yeme davranışının kişinin yaşam kalitesini ve sağlığını ciddi şekilde olumsuz etkilediğinde yeme bozukluğu olarak değerlendirildiğini ifade eden Psk. Yılmaz, “Pika, geri çıkarma (geviş getirme) bozukluğu, kaçıngan/kısıtlı yiyecek alımı bozukluğu, anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkanırcasına yeme bozukluğu, başlıca yeme bozuklukları arasında yer almaktadır. Bu bozukluklar, kadınlarda daha sık görülse de hem kadın hem de erkeklerde farklı yaş dönemlerinde ortaya çıkabilir” dedi.
“Yeme davranışında duyguların rolü büyük”
Yeme isteğinin yalnızca fiziksel açlıktan kaynaklanmadığını belirten Psk. Yılmaz, bu konuda şu bilgileri verdi: “Stres, gerginlik, korku, üzüntü, depresyon, yorgunluk, yalnızlık, güvensizlik, öfke ve utanç gibi duygular, yeme davranışını etkileyebilir. Duygusal açlığın altında genellikle yoğun duygular yatmaktadır. Korku, öfke, gerginlik ve utanç gibi hisler, kişiyi rahatlamak amacıyla yeme davranışına yönlendirebilir. Bu sebeple, aşırı yeme isteği hissettiğinizde ‘Ne yemek istiyorum?’ sorusunun yanı sıra ‘Şu anda ne hissediyorum?’ sorusunu da kendinize sormanız önemlidir.”
“Duygusal açlık ve fiziksel açlık ayrılmalı”
Psk. Yılmaz, “Fiziksel açlık genellikle yavaş bir süreçle gelişir ve kişi farklı yiyecekler arasında bilinçli seçimler yapabilir. Yemek yendiğinde ve doyma hissi oluştuğunda durmak mümkündür. Ancak duygusal açlık çoğu zaman aniden belirir, belirli yiyeceklere karşı yoğun bir istek doğurabilir ve kişi tok olsa bile yemeye devam edebilir. Bu durum sonrasında suçluluk veya pişmanlık hissetmeye yol açabilir” şeklinde açıklamada bulundu.
“Yoğun yeme isteği geldiğinde dişlerinizi fırçalayın”
Yoğun yeme isteği hissettiğinde, kişilerin yiyeceklerin bulunduğu ortamdan uzaklaşarak dişlerini fırçalamaları gerektiğini belirten Psk. Yılmaz, “Aynı zamanda kısa bir yürüyüş yapmak veya dikkati başka bir aktiviteye yönlendirmek, bu isteğin şiddetinin azalmasına yardımcı olabilir. Bu süreçte kendinize ‘Gerçekten aç mıyım, yoksa şu anda bir duyguyla mı baş etmeye çalışıyorum?’ sorusunu yöneltebilirsiniz” dedi.
“Aşırı yeme isteği bir uyarı olabilir”
Bazen bedenin ve ruhsal durumun, kişiye bir şeylerin yolunda gitmediğini farklı yollarla ifade ettiğini aktaran Psk. Yılmaz, “Aşırı yeme isteği de bu uyarılardan biri olabilir. Kişinin, kendisine ‘Beni şu anda rahatsız eden ne var?’ diye sorması, duygularını fark etmesi ve gerektiğinde destek alması oldukça önemlidir” ifadelerine yer verdi.
“Yeme bozuklukları tedavi edilebilir”
Yeme bozukluklarının tedavi edilebilen rahatsızlıklar olduğunu vurgulayan Psk. Yılmaz, “Kişinin yaşadığı sorunları tek başına çözmeye çalışmak yerine, gerekli durumlarda psikolog ve psikiyatri gibi ilgili sağlık profesyonellerinden destek alması, tedavi sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine katkı sağlar. Yeme davranışında belirgin değişikliklerin uzun sürmesi, kontrol edilemeyen yeme ataklarının yaşanması, yoğun yiyecek kısıtlamalarının uygulanması veya yemek sonrasında telafi davranışlarının görülmesi durumunda profesyonel destek almak önemlidir” dedi.
