Depresyon Tedavisinde TMS: Yeni Bir Umut!

Depresyon Tedavisinde TMS: Yeni Bir Umut!
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Medical Point Gaziantep Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, psikiyatrik hastalıkların tedavisinde uygulanan nöromodülasyon yöntemlerinden biri olan Transkraniyal Manyetik Stimülasyonun (TMS), özellikle tedaviye dirençli vakalar için önemli bir alternatif sunduğunu vurguladı.

Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde geleneksel yöntemler olan ilaç tedavileri ve psikoterapilerin yanı sıra, nöromodülasyon teknikleri de giderek daha fazla tercih edilmeye başlandı. Bu yöntemlerden biri olan TMS, düşük yan etki riski ve cerrahi bir müdahale gerektirmemesi nedeniyle hasta konforu açısından büyük avantajlar sunuyor. Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, TMS’nin bir bobin aracılığıyla belirli beyin bölgelerine kısa süreli manyetik atımlar gönderme prensibine dayandığını ifade ederek, bu yöntemin beyin hücrelerinin aktivitelerini düzenleyerek etkili olduğunu aktardı.

“Hasta işlem sırasında tamamen uyanık”

TMS uygulaması sırasında hastaların tamamen uyanık kalabildiğini ve çevreleriyle iletişim kurma imkanına sahip olduklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, “TMS, ilaç kullanılmadan ve cerrahi bir işlem yapılmadan gerçekleştirilen bir tedavi yöntemidir. Seans süreleri, uygulanan protokole bağlı olarak yaklaşık 3 ila 40 dakika arasında değişiklik göstermektedir” dedi.

“Tedaviye dirençli depresyon için etkili bir çözüm”

TMS’nin ilk olarak 2008 yılında FDA onayını tedaviye dirençli majör depresyon için aldığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, geçen yıllar içinde farklı teknikler ve bobin türleriyle kullanım alanlarının genişlediğini ifade etti.

Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, “TMS; depresyonun yanı sıra, anksiyeteyle birlikte görülen depresyon, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve sigara bağımlılığı gibi alanlarda da etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Ayrıca, güncel araştırmalarda anksiyete bozuklukları, bipolar depresyon, çeşitli bağımlılık türleri ve yeme bozuklukları gibi farklı psikiyatrik hastalıklarda da olumlu sonuçlar elde edilmiştir” şeklinde konuştu.

“Yan etkileri hafif ve geçici”

TMS’nin genel olarak güvenli bir tedavi yöntemi olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, en yaygın görülen yan etkilerin uygulama bölgesinde hafif baş ağrısı, kafa derisinde rahatsızlık hissi, seans sırasında yüz kaslarında hafif seğirme ve bazı hastalarda seans sonrasında kısa süreli yorgunluk olduğunu kaydetti.

Bu etkilerin genellikle hafif ve geçici olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, “Nadir de olsa, TMS uygulaması sırasında nöbet riski bulunabilmektedir. Bu nedenle epilepsi öyküsü olan veya nöbet eşiğini düşürebilecek ilaçlar kullanan kişilerin tedavi öncesinde mutlaka hekimleriyle iletişime geçmeleri önemlidir” ifadelerini kullandı.

“TMS kişiye özgü bir planlama gerektiriyor”

TMS tedavisinin kişiye özgü bir şekilde planlanmasının önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, tedavi başarısında hastanın klinik durumunun yanı sıra uygulama alanı, eşik doz, tedavi protokolü ve seans süresinin doğru belirlenmesinin kritik olduğunu belirtti.

Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, “TMS, kişiye özel bir tedavi yöntemidir. Endikasyonun, uygulama alanının, eşik dozun, tedavi protokolünün ve tedavi süresinin hastanın ihtiyaçlarına uygun şekilde belirlenmesi, tedavi sonuçlarını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle psikiyatri alanında TMS uygulamalarının, bu konuda eğitim almış ve deneyimli psikiyatristler tarafından, uygun merkezlerde gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır” dedi.

Depresyon Tedavisinde TMS: Yeni Bir Umut!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!