Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Danimarka’nın AB Dönem Başkanlığı çerçevesinde Kopenhag’da düzenlenen Gymnich formatındaki Gayriresmi Toplantı’da bir araya geldi. Toplantıda, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ev sahibi Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ile ortak bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Kallas, toplantının ana gündem maddesinin Rusya-Ukrayna Savaşı olduğunu belirterek, “Avrupa Birliği ve tüm üye ülkeler, barış sağlanması ve Rusya’nın savaşına son verilmesi için diplomatik çabalara destek veriyor. Ancak Rusya’nın barışa yönelik bir hazırlık içinde olmadığı ortada. Aksine, daha fazla savaş hazırlığı yapıyor. Bu hafta, Rusya Kiev’e savaşın başlangıcından bu yana en büyük ikinci hava saldırısını düzenledi. Saldırılar, birçok sivilin canına mal oldu” dedi.
“Bakanlar, yeni yaptırım paketini tartıştı”
Kallas, AB dışişleri bakanlarının Rusya’yı müzakere masasına çekmenin yollarını ele aldıklarını kaydederek, “Yaptırımlar, Rusya’yı savaşını finanse edecek milyarlarca eurodan mahrum bıraktı. Yaptırımlar etkili oluyor. Bakanlar, bir sonraki yaptırım paketinin muhtemel unsurlarını görüştü” şeklinde konuştu. Yüksek Temsilci, seçenekler arasında Rusya’nın savaşına destek verenlere yönelik ikincil yaptırımlar, ithalat yasakları ve Rusya’nın gölge filosuna karşı alınacak tedbirlerin bulunduğunu belirtti.
“Ukrayna’nın finansman açığı ve Rusya’nın sorumluluğu”
Kallas, toplantıda Rusya’nın dondurulmuş varlıklarına dair konuların da gündeme geldiğini ifade ederek, “Bu, oldukça önemli ve derinlemesine bir tartışmaydı. Tüm tarafların görüşlerini dinlememiz ve konuyu detaylıca ele almamız gerekiyordu. Bakanlar, Ukrayna’nın finansman açığının kapatılması ve savaşın yol açtığı hasarlardan Rusya’nın sorumlu tutulması gerektiğini kabul ettiler” dedi.
Kallas, “Finans piyasaları, varlıkları dondurduğumuzda tepki vermedi. Piyasalar biz bu konuyu tartışırken de sakin kaldı. Riskler mevcut ancak bunları hafifletebileceğimiz konusunda kararlıyım. Kesin olan bir şey var; Rusya’nın Ukrayna’ya verdiği zararın telafi edilmediği sürece bu paranın geri alınması düşünülemez” ifadelerini kullandı.
“İran konusuna da değinildi”
Kallas, toplantıda İran’a yönelik meselelerin de ele alındığını kaydederek, “E3 ülkeleri Almanya, Fransa ve İngiltere, İran’a yaptırımların yeniden uygulanmasına yönelik süreci başlattı ve bu konuda bir görüşme yaptık. 30 günlük bir süre başladı ancak bu, diplomatik çabaların sona erdiği anlamına gelmiyor. İran, hala Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliği yapma ve ABD ile nükleer müzakerelere yeniden başlama fırsatına sahip” şeklinde konuştu.
Kallas, “Artık top İran’ın sahasında. Dolayısıyla, bir çözüm bulunması için her türlü diplomatik çabayı desteklemeye hazırım” dedi.
“Gazze’de askeri çözüm mümkün değil”
“İsrail’e karşı atılacak adımlar değerlendiriliyor”
İsrail’e karşı alınacak önlemler konusunda AB içinde tam bir görüş birliği sağlanamadığını belirten Kallas, “Üye ülkeler, daha fazla ne yapılabileceği konusunda yeni öneriler sundu. Ancak üye devletlerin, İsrail hükümetinin politikalarının nasıl değiştirileceği konusunda farklı görüşlere sahip olduğu açık. Seçenekler mevcut ve masada duruyor. Biz seçeneklere ilişkin bir teklif sunduk, fakat sorun, AB’ye üye ülkelerin tamamının buna destek vermemesi. Yine de farklı seçenekler hakkında yapıcı bir tartışma gerçekleştirdik ve neler yapabileceğimizi araştırmaya devam edeceğiz” dedi.
Filistinli yetkililere yönelik vize kararına eleştiri
Kallas, ABD’nin New York’ta yapılacak BM Genel Kurulu öncesinde Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) heyeti ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın vizelerini iptal etme kararına da değinerek, “Bu kararın uluslararası hukuk ve BM’nin kuruluş ilkeleri çerçevesinde tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladık. Bu konuda ortak bir mutabakat sağladık” şeklinde konuştu.
“AB’de İsrail’e karşı tedbirlere destek artıyor”
Kallas, AB içinde İsrail’e ilişkin görüş ayrılıklarının arttığına dair bir soru üzerine, “Eğer çoğunluk artıyorsa bu durumda bölünme değil, tam tersine bir birliktelik ortaya çıkıyor demektir. Ancak bu tedbirler konusunda henüz bir uzlaşmaya varabilmiş değiliz. Mevcut durumu olduğu gibi yansıtmak önemlidir. Bugün çok açık bir tartışma yaptık. Özellikle, tedbirlere karşı çıkan ülkelere, ‘Peki ne yapılabilir?’ sorusunu yönelttik. Herkes, durumun ciddiyetinde hemfikir. Fakat farklı konularda büyüyen bir çoğunluk hala mevcut” dedi.
Danimarka Dışişleri Bakanı Rasmussen: “İsrail’in eylemleri aşırı”
Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, “Gazze’deki insani felaket, her gün devam eden korkunç bir şiddetle sürüyor. Geçtiğimiz hafta BM, Gazze’de kıtlık yaşandığını açıkladı. Bu eylemler, meşru müdafaanın çok ötesine geçiyor ve biz defalarca İsrail’i savaşı durdurmaya ve politikasını değiştirmeye çağırdık. Bugün, AB üyesi ülkeleri, İsrail’in yönünü değiştirmesi için daha fazla baskı yapmaya davet ettim” ifadelerini kullandı.
Rasmussen, Danimarka’nın İsrail ile Ortaklık Anlaşması’nın ticaretle ilgili kısmının askıya alınmasını desteklediğini belirtti. Ayrıca, İsrail’e yönelik tedbirlerin Hamas’ı desteklemek anlamına geleceği iddialarına karşı çıkarak, “İsrail’e yükümlülüklerini yerine getirmesi için baskı yapılması, sürekli olarak Hamas’ı güçlendirmek olarak yorumlanıyor. Bu yanlış söylemlerle mücadele etmemiz gerekiyor. Şu anda iki devletli çözümü baltalayan İsrail’e karşı adım atmak, Hamas’ı güçlendirmek değil, tam tersine durumu iyileştirmek anlamına geliyor” dedi. Rasmussen, İsrail’e karşı adım atabilmek için daha yenilikçi düşünceler geliştirilmesi gerektiğini de sözlerine ekleyerek, “Örneğin, işgal altındaki topraklardan ithalatı yasaklama fikrini değerlendiriyoruz. Bu (oy birliği gerektirdiği için) muhtemelen uygulanabilir değil. Ancak, bu ithalata ağır gümrük vergileri uygulanması mümkün çünkü bu, nitelikli çoğunlukla alınabilecek bir karar” diye belirtti.
