Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Terörsüz Türkiye süreci çerçevesinde gerçekleştirilecek yasal düzenlemelerin mevcut yasama dönemine yetişip yetişmeyeceği hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, “Terörsüz Türkiye ile ilgili yasal düzenlemelerin bu yasama dönemine yetişmesi için yoğun bir çaba gösterilmektedir” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen “Anadolu Sohbetleri” etkinliğinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan küresel düzenin son dönemde zayıfladığını belirten Yılmaz, dünyanın bir geçiş sürecinden geçtiğini vurguladı. Küresel ekonomideki değişimlerin, uluslararası siyaseti de ciddi bir şekilde etkilediğini kaydeden Yılmaz, “Yeni bir jeopolitik ortam oluştu. Geçmişte de benzer belirsizliklerin ve risklerin yaşandığı dönemler oldu. Bu geçiş sürecinin sonuçları, dünya genelinde belirsizlik ve gerilimleri artırıyor” dedi.
“Dünyada yaşanan geçiş dönemlerinde liderlik çok önemli, Cumhurbaşkanımız çok tecrübeli bir lider”
Yılmaz, geçiş dönemlerinde doğru politikalar izleyen ve istikrarını koruyan ülkelerin fırsatlar elde ederek dünya hiyerarşisinde farklı bir konuma yükselebileceğini ifade etti. “Bunu başaramayanlar, normal zamanlarda olduğundan çok daha büyük bedeller ödemek zorunda kalıyor. Bu nedenle Türkiye’nin mevcut durumunu değerlendirirken, dünya genelindeki bu durumu göz önünde bulundurmak önemli” diyen Yılmaz, liderliğin bu tür dönemlerde daha da kritik hale geldiğinin altını çizdi.
Yılmaz, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlamaya devam etti.
“Terörsüz Türkiye sürecinde kritik bir aşamaya gelmiş durumdayız”
Bir gazetecinin Terörsüz Türkiye sürecindeki mevcut duruma ilişkin sorusu üzerine Yılmaz, “Bu süreçte kritik bir aşamaya gelmiş durumdayız. Meclisimizdeki komisyon önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Tüm parti gruplarının katıldığı bu komisyon çalışmaları, örnek bir işbirliği sergiledi. Sadece İYİ Parti grubu katılmadı. Bu tür kritik konularda partilerin bir araya gelmesi önemlidir. Vatandaş da bunu bekliyor” şeklinde konuştu.
“Esas mesele terörün artık Türkiye’nin gündeminden kalıcı bir şekilde çıkarılması”
Komisyon raporu çerçevesinde terör örgütünün kendini feshetmesi için gerekli yasal altyapı üzerinde çalışmaların yürütüldüğünü belirten Yılmaz, “Bu konular TBMM’nin nihai takdirine bağlı. Yapılacak düzenlemelerin, komisyona katılan tüm partilerin katkılarıyla şekillenmesini umuyoruz. Temel mesele, silahların bırakılması ve terörün Türkiye’nin gündeminden kalıcı bir şekilde çıkarılmasıdır” ifadelerini kullandı.
Hem terörsüz Türkiye hem de terörsüz bölge vizyonunu hayata geçirme çabası içinde olduklarını vurgulayan Yılmaz, bu durumun siyasetin sorun çözme kapasitesini göstermesi açısından önemli bir eşik olduğunu ifade etti.
“Terörsüz Türkiye ile ilgili yasal düzenlemelerin bu yasama dönemine yetişmesi için bir gayret var”
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasal düzenlemelerin bu yasama dönemine yetişip yetişmeyeceği sorusunu yanıtlayan Yılmaz, “Bu döneme yetişmesi için yoğun bir çalışma var. Ancak Meclis’in kapanma tarihi belirsiz. Meclis’in iradesine bağlı, ihtiyaç duyulursa süre uzatılabilir” dedi.
“Çerçeve yasada bir yasa mühendisliği çalışmasına ihtiyaç var gibi görünüyor”
Bir gazetecinin çerçeve yasa ile ilgili görüşlerini sorması üzerine Yılmaz, “Bu yasa sonunda Meclisimize gelecek. Genel Kurul’da tartışılacak. Bir yandan ‘silahlarınızı bırakın, gerekli düzenlemeleri yapalım’ diyoruz, diğer yandan ‘ben bırakacağım ama nasıl bir yasal çerçeve ile karşılaşacağım’ sorusu var. Burada bir yasa mühendisliği çalışmasına ihtiyaç olduğu görülüyor. Yasal olarak muhatap olunacak konular belirlenmeli, ancak harekete geçiş belli koşullara bağlanmalı” yanıtını verdi.
Terörsüz Türkiye sürecinde Abdullah Öcalan’a statü verilmesi konusunun gündeme gelmesi üzerine Yılmaz, “Şu andaki yasal çalışmanın odaklandığı alan, örgütün kendini feshetmesi ve silahları bırakmasıdır. Meclis Komisyonu’ndaki ana çerçeve neyse, hükümet çalışmasında değil, Meclis çalışmasında o çerçeve içinde hareket edilecektir” ifadelerini kullandı.
“CHP içinde yaşananlardan dolayı AK Parti’yi suçlamak haklı görülemez”
CHP’deki iç meseleler ve Özgür Özel’in iktidarı suçlaması hakkında Yılmaz, “Bu yaşananlar CHP’nin iç meselesidir. Son dönemlerde bu durum daha belirgin hale geldi. CHP içindeki farklı grupların karşıt iddialarla ortaya çıktığı bir süreç yaşanıyor. Dolayısıyla AK Parti’yi suçlamak haklı bir yaklaşım değildir. Kendi içlerinde çözüm aramaları en doğrusu” dedi.
“Enflasyonla mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz”
Yılmaz, enflasyonla mücadele konusunda kararlılık vurgusu yaparak, “Enflasyon ile ilgili yaşananlar, özellikle İsrail, Amerika ve İran arasındaki savaş, programımıza dışsal bir etki yaptı. Ancak esas olan bizim programımızdır. Dışsal etkiler geçici olup, istikametimizi bozmadığımız sürece etkileri sınırlı olacaktır” dedi.
“Eşel Mobil Sistemi’ni yapmasaydık, enflasyon üzerindeki savaşın etkisi çok daha yüksek olurdu”
Eşel Mobil Sistemi’nin enflasyonla mücadeledeki önemine değinen Yılmaz, “Bu sistemi uygulamasaydık, enflasyon üzerindeki savaşın etkisi çok daha yüksek olacaktı. Eşel Mobil Sistemi, bütçemiz üzerindeki yükü de sınırlamıştır” açıklamasında bulundu.
“Bu seneki NATO toplantısı, tarihindeki en önemli ve en ilginç toplantılardan biri olacak”
NATO toplantısı ve Trump’ın Türkiye ziyaretini değerlendiren Yılmaz, “Bu toplantı, hem tarihi kırılmalar hem de son dönemdeki tartışmalar nedeniyle NATO tarihindeki en önemli toplantılardan biri olacak. İki ülke arasındaki ikili ilişkiler açısından da önemli bir platform oluşturacak” dedi.
“Trump’ın Cumhurbaşkanımızla olan olumlu ilişkisi, ülkeler arası ilişkilere de yansıyor”
ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilere dikkat çeken Yılmaz, “Uzun süreli müttefiklik ilişkimiz var ancak bazı sorunlar birikmiş durumda. Halk Bankası konusu çözüldü, Suriye ve terör konularında daha olumlu bir işbirliği sağlanıyor. Trump yönetiminin olumlu yaklaşımı, ülkeler arası ilişkilere de yansıyor” ifadelerini kullandı.
“Bir sivil anayasa hepimizin ortak arzusu”
Anayasa çalışmaları hakkında bilgi veren Yılmaz, “Bütün partilerin seçim beyannamelerinde anayasa konusunda taahhütler var. Türkiye’nin vesayetçi bir sistemden normal bir demokrasiye dönmesi gerekiyor. Sivil bir anayasa, hepimizin ortak arzusu” dedi.
“İsrail Dışişleri Bakanı Saar’ın çabaları, kendi soykırımlarını örtmeye çalışmaktan ibaret”
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın sözde Ermeni soykırımını tanıma teklifine ilişkin Yılmaz, “Bu yaklaşımı kabul edemeyiz. İsrail’in bu tür girişimleri, kendi suistimallerini örtmeye yönelik çabalardır. Gazze’de yaşananlar ise tüm insanlığın gözleri önünde gerçekleşmiştir ve asla unutulmayacaktır” dedi.
Yılmaz, Saar’ın teklifinin aynı zamanda Ermenistan-Azerbaycan barışına ve Türkiye ile normalleşmeye yönelik bir provokasyon olarak değerlendirilebileceğini sözlerine ekledi.
