Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Klinik Psikologu Beste Çokaygil, her yılın sonuna doğru, zihnimizde sessiz bir muhasebe sürecinin başladığını belirtiyor. “Yeni yılın gelişi, birçok kişiyi hedef belirleme moduna getirir. Ancak araştırmalar, büyük hedeflerin çoğunun Şubat ayı gelmeden terk edildiğini gösteriyor. Bunun nedenlerinden biri, beynin büyük değişimlere uyum sağlamada zorluk yaşamasıdır. Psikolojik olarak bunu ‘Küçük Adım Teorisi’ olarak tanımlayabiliriz” ifadelerini kullanarak, yeni yılda hedef belirlerken söylem değişikliğinin önemine dikkat çekiyor.
“Fresh Start Effect” (Temiz Sayfa Etkisi)
Uzman Klinik Psikolog Beste Çokaygil, insanların belirli zaman dilimleri ve dönüm noktalarına anlam yükleme eğiliminde olduğunu vurguluyor. “Pazartesi, ay başı, doğum günleri gibi tarihlerin her biri, zihinde ‘yeni bir başlangıç’ duygusunu tetikler. Psikolojide ‘Fresh Start Effect’ (Temiz Sayfa Etkisi) olarak bilinen bu durum, yeni yıl yaklaşırken daha belirgin hale gelir. Yeni yıl düşüncesi, beynimize ‘Geçmiş geride kaldı, şimdi yeniden başlama zamanı’ mesajı iletir. Bu his, iç enerjimizi artırır, hedefleri daha ulaşılabilir hale getirir ve zihni geleceğe odaklar. Bu nedenle yılbaşına yaklaşırken pek çok kişide yenilenme, iyileşme ve değişim isteğinin yükselmesi oldukça doğaldır” şeklinde açıklıyor.
“Yılsonu duygusallığı bir zayıflık değil; kişinin iç gelişiminin önemli bir göstergesidir”
Çokaygil, yılsonuna yaklaşıldığında hafızanın geriye dönük olarak çalışmaya başladığını belirtiyor. “Bu durum, beynin ‘kapanan döngüleri tamamlama’ eğiliminin bir sonucudur” diyor. Bu süreçte birçok kişi kendisine “Bu yıl nasıl geçti?”, “Neleri başardım?”, “Neleri yarım bıraktım?”, “Değiştim mi?”, “Kendim için ne yaptım?” gibi sorular sorar. Zihnimizin, yeni yıla düzenli bir başlangıç yapabilmek için yaşanan yılı anlamlandırmaya çalışması buna neden olur. Yılsonu duygusallığı bir zayıflık olarak görülmemeli; bu, kişinin iç gelişiminin önemli bir göstergesidir. Bu süreç bazı kişilerde huzur, bazılarında ise hafif bir endişe yaratabilir; her iki duygu da psikolojik olarak normaldir” şeklinde ifade ediyor.
Yeni yıl kaygısını yönetmenin en sağlıklı yolu: “Hiçbir şey bitmedi. Her şey devam ediyor.”
Yeni yılın herkes için heyecan verici olmadığını belirten Çokaygil, “Bazıları bu dönemde daha huzursuz hissedebilir. Sosyal medya paylaşımlarındaki başarı hikâyeleri ve çevrenin ‘Yeni yılda neler yapacaksın?’ soruları, kişide baskı yaratabilir. Birey, ‘Herkes ilerliyor, ben yerimde sayıyorum’, ‘Zaman çok hızlı geçiyor’, ‘Yeni bir yıla hazır değilim’ gibi düşüncelere kapılabilir. Bu kaygı, ‘yetişememe’ hissinden kaynaklanır. Zihnimiz, yıl bittiğinde defterin tamamen kapanması gerektiğini zanneder, ancak gerçek böyle değildir. Bu nedenle yeni yıl kaygısını yönetmenin en sağlıklı yolu, kendine ‘Hiçbir şey bitmedi. Her şey devam ediyor’ demektir” açıklamasında bulunuyor.
“Her gün 10 bin” yerine “Günde 5 dakika yürüyüş”
Yeni yılın gelmesiyle birçok kişinin hedef belirleme isteğinin arttığını belirten Uzman Klinik Psikolog Beste Çokaygil, “Ancak araştırmalar, yılın başında belirlenen büyük hedeflerin çoğunun Şubat ayına gelmeden terk edildiğini gösteriyor. Bunun altında, beynin büyük ve radikal değişimlere uyum sağlamakta zorlanması yatıyor. Bunun yerine küçük, sürdürülebilir adımlar atmak daha etkilidir. Psikolojide ‘Küçük Adım Teorisi’ olarak bilinen bu yaklaşımda, küçük eylemler başarıya dönüştükçe beyinde dopamin salgılanır ve kişi davranışını tekrar etmeye motive olur. Bu nedenle ‘Her gün 10 bin adım’ yerine ‘Günde 5 dakika yürüyüş’, ‘Bu yıl çok kitap okuyacağım’ yerine ‘Her gün 2 sayfa’ hedefi, daha kalıcı sonuçlar doğurur. Hedeflerin sürdürülebilir olmasının sırrı, küçük bitişlerin büyük bir kararlılığa dönüşmesidir” diyerek yeni yıl planlamasında gerçekçi adımların önemini vurguluyor.
