Dört üniversitenin iş birliğiyle geliştirilen ve patenti alınan yeni bir kimyasal bileşik, yüksek antioksidan özellikleriyle gıda sektöründen enerji depolamaya, kanser araştırmalarından ileri teknolojilere kadar birçok alanda yenilikçi uygulamaların kapısını aralıyor.
Yakın Doğu Üniversitesi’nin İstanbul Üniversitesi, Arel Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi ile birlikte gerçekleştirdiği “Antrakinon Türevi Yeni Bir Bileşik, Sentez Yöntemi ve Çok Alanlı Kullanım Potansiyeli” başlıklı patent, resmi olarak tescil edildi. Geliştirilen bu antrakinon türevi, yüksek antioksidan özelliklere sahip özel bir kimyasal bileşik olarak dikkat çekiyor.
Çalışmanın, Yakın Doğu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi NERİTA tarafından yürütüldüğü ve fikri mülkiyet koruması altına alındığı belirtiliyor. 2019 yılında başlatılan Ar-Ge sürecinin bir ürünü olan bu çalışma, çevre dostu ve ekonomik bir yöntemle antrakinon türevi bir kimyasal bileşiğin sentezlenmesini sağlarken, laboratuvar çalışmasının ötesinde pek çok sektörde ticarileştirme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor.
Geliştirilen antrakinon türevi, yüksek antioksidan özellikleri sayesinde gıda, tekstil ve ambalaj sektörlerinde ürünlerin raf ömrünü uzatmaya yönelik koruyucu uygulamalara olanak tanıyor. Bu özellikleriyle buluş, farklı sektörlerde geniş bir kullanım yelpazesi sunuyor.
Ayrıca, bu yeni bileşik, lityum-iyon piller, süperkapasitörler, redoks akış pilleri ve enerji dönüşüm sistemlerinde kullanılabilecek elektrokimyasal özellikler taşıyor. Böylece, yenilenebilir enerji kaynaklarının daha verimli bir şekilde değerlendirilmesine ve sürdürülebilir enerji depolama çözümlerinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Sağlık alanındaki potansiyel katkıları da dikkat çekiyor. Yapılan laboratuvar çalışmaları, antrakinon türevinin özellikle meme kanseri hücrelerinin çoğalmasını baskılayıcı etkiler gösterdiğini ortaya koydu. Mevcut tedavilere dirençli ve tedavi seçenekleri sınırlı hastalar için etkili olabileceği düşünülen bu buluş, yeni nesil kanser ilaçlarının geliştirilmesi açısından umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, tescillenen patent hakkında yaptığı değerlendirmede, üniversitelerinin bilimsel üretimi somut değere dönüştürmeyi temel bir yaklaşım olarak benimsediğini vurguladı. Geliştirilen bileşiğin gıdadan enerjiye, sağlıktan ileri teknolojilere kadar geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu belirtirken, bu tür çalışmaların bilimin yaşam kalitesine doğrudan katkı sağladığını ifade etti.
Prof. Dr. Günsel, üniversitelerinin hedeflerini de paylaşarak, “Dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında yer alan bir kurum olarak amacımız; disiplinler arası çalışmaları destekleyen, yenilikçi, sürdürülebilir ve yüksek katma değer üreten bilimsel projelerle ilerlemektir. Bilimin toplumun gerçek ihtiyaçlarına dokunması, yaşam kalitesini artıran çözümler üretmesi ve bilimsel bilginin toplumsal faydaya dönüşmesi bizim için önemlidir,” dedi.
Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ise çalışmanın üniversiteler arası iş birliği ve multidisipliner yaklaşımın somut bir sonucu olduğunu belirtti. Prof. Dr. Şanlıdağ, “Bu patent, farklı üniversitelerin ve disiplinlerin bilgi birikimini ortak bir hedef doğrultusunda bir araya getiren güçlü bir akademik iş birliği ürünüdür. Günümüz bilim dünyasında kalıcı ve etkili sonuçlar, yalnızca ortak akıl ve disiplinler arası çalışmalarla elde edilebilir,” şeklinde konuştu.
Bilimsel çalışmaların yalnızca teorik düzeyde kalmamasını önemsediklerini vurgulayan Prof. Dr. Şanlıdağ, “Üniversiteler arası iş birlikleriyle güçlenen multidisipliner projeler, bilginin üretime ve toplumsal faydaya dönüşmesini hızlandırıyor. Bu yaklaşım, üniversitemizin araştırma ve yenilik stratejisinin temel taşlarından biridir,” dedi. Ayrıca, özellikle sağlık alanında yakın zamanda yeni patent başvuruları yapacaklarını da ekledi.
