Yaz Sıcakları Varis Şikayetlerini Artırıyor!

Yaz Sıcakları Varis Şikayetlerini Artırıyor!
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yaz aylarında artan sıcaklıkların varis ve venöz yetmezlik şikayetlerini önemli ölçüde tetikleyebileceği ifade edildi. Girişimsel Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sinan Sözütok, bu durumun sebeplerini açıklayarak, “Vücut sıcaklığını dengelemek amacıyla deri altındaki damarlar genişleyebilir. Bu genişleme, toplardamarlardaki kapakçıkların tam olarak kapanmasını zorlaştırarak kanın bacaklarda birikmesine yol açabilir. Özellikle akşam saatlerine doğru bacaklarda şişlik, ağırlık hissi, gerginlik, ağrı ve karıncalanma gibi belirtiler artış gösterebilir. Uzun süre güneş altında kalmak, sıcak duş almak veya sauna gibi yüksek sıcaklıkta geçirilen ortamlar da bu rahatsızlıkları daha da artırabilir.” dedi.

Bacaklarda günün ilerleyen saatlerinde artan şişlik, ağrı ve ağırlık hissi genellikle yorgunlukla ilişkilendirilse de, bu belirtilerin altında toplardamar yetmezliği yani venöz yetmezlik olabileceği vurgulandı. Medical Park Seyhan Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sinan Sözütok, yaz aylarının yüksek sıcaklıklarının damarları genişleterek varis şikayetlerini belirgin şekilde artırabileceğine dikkat çekti. Venöz yetmezliğin zamanında değerlendirilmesinin önemine işaret eden Doç. Dr. Sözütok, günümüzde birçok varis hastasının ameliyatsız tedavi yöntemleriyle iyileştirilebildiğini belirtti.

“Venöz yetmezlik ile varis aynı şey değildir”

Venöz yetmezlik ve varisin sıkça karıştırıldığını vurgulayan Doç. Dr. Sözütok, “Toplardamarlardaki kanın normalde kalbe doğru tek yönlü olarak ilerlediğini biliyoruz. Bacak toplardamarlarında bulunan kapakçıklar, kanın geri akışını engelleyerek bu dolaşımın sağlıklı olmasını sağlar. Ancak çeşitli nedenlerle bu kapakçıklar işlevini yitirdiğinde, kan bacaklarda birikmeye başlar. Bu duruma venöz yetmezlik denir. Varis ise, kalbe dönemeyen kanı içinde tutmak için genişlemiş, kıvrımlı ve cilt üzerinde belirgin hale gelen toplardamarlardır. Yani venöz yetmezlik bir hastalık süreci, varis ise bunun bir sonucudur.” şeklinde konuştu.

“Sıcak hava şikayetleri artırabiliyor”

Yaz aylarında sıcak havanın damarları genişlettiğini belirten Doç. Dr. Sözütok, bunun toplardamarlardaki kapakçıkların işleyişini olumsuz etkileyebildiğini ifade etti.

Doç. Dr. Sözütok, “Vücut sıcaklığını dengelemek amacıyla deri altındaki damarlar genişler. Bu durum, toplardamarlardaki kapakçıkların tam olarak kapanmasını zorlaştırarak kanın bacaklarda daha fazla birikmesine neden olabilir. Özellikle akşam saatlerine yaklaştıkça bacaklarda şişlik, ağırlık hissi, gerginlik, ağrı ve karıncalanma gibi yakınmalar artabilir. Uzun süre güneş altında kalmak, sıcak duş almak ya da sauna gibi yüksek sıcaklığa maruz kalmak da bu şikayetleri artırabilir.” dedi.

“Şişlik ve ağrı her zaman yorgunluk belirtisi olmayabilir”

Bacaklarda gün içerisinde artan ve dinlenmeyle azalan şişlik ile ağrıların, toplardamar yetmezliğinin habercisi olabileceğini kaydeden Doç. Dr. Sözütok, “Özellikle gün sonunda ayakkabıların dar gelmesi, çorap izlerinin belirginleşmesi, baldırlarda dolgunluk hissi, yanma, gece krampları ve kaşıntı gibi belirtiler toplardamar hastalıklarını düşündürebilir. Hastalık ilerledikçe ayak bileği çevresinde cilt renginde koyulaşma, ciltte sertleşme ve iyileşmeyen yaralar da görülebilir.” ifadelerini kullandı.

Ani gelişen şiddetli ağrı, kızarıklık ve sıcaklık artışının ise daha acil bir durumu işaret edebileceğini belirten Doç. Dr. Sözütok, böyle durumlarda hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğinin altını çizdi.

“Varis yalnızca estetik bir sorun değildir”

Varisin toplumda çoğu zaman yalnızca kozmetik bir problem olarak algılandığını vurgulayan Doç. Dr. Sözütok, her varisin aynı özellikte olmadığını belirtti.

Doç. Dr. Sözütok, “İnce örümcek ağı şeklindeki yüzeyel damarlar estetik kaygı yaratabilir. Ancak altta toplardamar yetmezliği varsa, durum yalnızca görüntü bozukluğu olarak ele alınmamalıdır. Özellikle bacaklarda şişlik, ağrı, cilt renginde değişiklik veya uzun süredir devam eden yakınmalar mevcutsa, mutlaka damar sistemi değerlendirilmelidir. Erken tanı, ileride gelişebilecek daha ciddi sorunların önlenmesine yardımcı olabilir.” dedi.

“Bazı kişilerde risk daha yüksek”

Venöz yetmezlik gelişiminde hem genetik hem de yaşam tarzı faktörlerinin etkili olduğunu belirten Doç. Dr. Sözütok, “Ailesinde varis bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Kadınlarda hormonal nedenlerle hastalık daha sık görülebilir. Hamilelik geçirenler, ileri yaş grubundaki bireyler, fazla kilolu kişiler ile uzun süre ayakta ya da masa başında çalışanlarda da risk artmaktadır.” şeklinde konuştu.

“Uzun süre hareketsiz kalmak damar dolaşımını olumsuz etkiliyor”

Uzun süre ayakta durmanın veya hareketsiz oturmanın toplardamar dolaşımını olumsuz etkilediğini ifade eden Doç. Dr. Sözütok, “Baldır kaslarımız, kanın yukarı doğru pompalanmasına yardımcı olan ikinci bir kalp gibidir. Uzun süre hareketsiz kalındığında bu mekanizma yeterince çalışamaz ve bacaklarda kan birikmesi artabilir. Bu nedenle masa başında çalışanlar ya da uzun yolculuk yapan kişiler, belirli aralıklarla hareket etmeye özen göstermelidir.” dedi.

“Yüzme ve yürüyüş faydalı, uzun süre güneş altında kalmak zararlı”

Yaz aylarında yapılan bazı aktivitelerin damar sağlığı açısından faydalı olabileceğini belirten Doç. Dr. Sözütok, “Yüzme ve suda yürüyüş, baldır kaslarını çalıştırarak suyun doğal basıncı sayesinde toplardamar dolaşımını destekler. Düzenli yürüyüş de damar dolaşımını olumlu etkiler. Bununla birlikte uzun süre güneş altında hareketsiz uzanmak, sıcak kumda beklemek ya da sauna gibi yüksek sıcaklığa maruz kalmak, damarların daha fazla genişlemesine neden olarak rahatsızlıkları artırabilir.” ifadesini kullandı.

“Varis çorabı yazın da kullanılmalı”

Varis çorabının yalnızca kış aylarında değil, yaz döneminde de önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Sözütok, “Sıcak havalarda bacaklarda kan birikimi artabileceği için varis çorabı kullanımının önemi artmaktadır. Günümüzde yaz aylarına uygun, ince ve nefes alabilen çorap modelleri mevcuttur. Özellikle uzun süre ayakta kalınacak günlerde veya uzun yolculuklarda düzenli olarak kullanılması fayda sağlayabilir.” şeklinde konuştu.

“Ameliyatsız tedavi seçenekleri ön planda”

Varis tedavisinde teknolojinin önemli ilerlemeler kaydettiğini vurgulayan Doç. Dr. Sinan Sözütok, “Günümüzde birçok hasta açık ameliyat gereksinimi duymadan tedavi edilebiliyor. Endovenöz lazer, radyofrekans, köpük tedavisi, tıbbi yapıştırıcı uygulamaları ve mikroskleroterapi gibi girişimsel radyoloji yöntemleri, işlemlerin lokal anestezi altında gerçekleştirilmesine olanak tanıyor. Hastalar genellikle aynı gün içinde ayağa kalkabiliyor ve günlük yaşamlarına hızlıca dönebilir. Ancak hangi tedavi yönteminin uygulanacağı, hastanın damar yapısı ve hastalığın derecesi dikkate alınarak belirlenmelidir.” diyerek açıklamalar

Yaz Sıcakları Varis Şikayetlerini Artırıyor!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!