Türkiye’nin 1,32 trilyon dolarlık ekonomisi, yapay zekâ destekli siber saldırıların artan hedefi haline gelmeye başladı. Son iki yıl içinde saldırı sayısı 1 milyonu aşarken, 2025’in ilk 10 ayında 215 binden fazla doğrulanmış saldırı kaydedildi. Veriler, bu saldırıların üçte ikisinin insan hatasından kaynaklandığını ve şirketlerdeki en zayıf halkanın teknoloji değil, kullanıcı olduğunu gözler önüne seriyor.
Yapay zekâ destekli siber saldırıların hızla artması, yalnızca teknik bir tehlike yaratmakla kalmayıp, aynı zamanda şirketlerin üretim süreçlerini durduran finansal kayıplara neden olan ve kritik verileri hedef alan yeni bir ekonomik tehdit biçimini alıyor. Bu tür saldırıların artışı, özellikle KOBİ’ler dahil tüm sektörlerde güvenlik mimarisini yeniden gözden geçirme gerekliliğini doğuruyor. Uzmanlar, işletmelerin bu durumu bir bilişim sorunu olarak değil, kurumsal risk yönetiminin temel bir unsuru olarak değerlendirmeleri gerektiğini vurguluyor.
Siber güvenlik, maliyet değil iş sürekliliğinin sigortasıdır
Fazlanet Bilgi Teknolojileri AŞ’nin CTO’su Barış Bayram, Türkiye’de siber saldırıların yapay zekâ ile çok daha karmaşık hale geldiğine dikkat çekerek işletmeleri uyardı. Saldırganların artık klasik yöntemler yerine doğrudan yapay zekâ destekli araçlar kullandığını belirten Bayram, “Günümüzde saniyeler içinde kişiye özel sahte e-postalar üretilebiliyor. Yapay zekâ tarafından görünmez hale getirilen kötü amaçlı kodlar hızla yayılıyor ve güvenlik duvarlarını test eden otomatik botlar büyük bir hızla çoğalıyor” dedi.
Bu durumun özellikle KOBİ’ler için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade eden Bayram, şirketlerin güvenlik harcamalarını ek maliyet olarak değerlendirmelerinin büyük bir hatâ olduğunu belirtti. “Siber güvenlik, maliyet değil iş sürekliliğinin sigortasıdır. Doğru mimari ve yapı ile risk ciddi ölçüde azaltılabilir. Bu dönüşüm için sanıldığı kadar yüksek bütçelere ihtiyaç yoktur” şeklinde konuştu.
Barış Bayram, Fazlanet’in danışmanlık sağladığı işletmelerde modern güvenlik mimarisine geçiş yapıldığında saldırıların başarı oranının belirgin şekilde düştüğünü vurguladı. “Güçlü analiz, doğru yapılandırma ve yapay zekâ destekli güvenlik araçları, riski yönetilebilir seviyeye çekiyor” dedi.
Dijital güvenlikte alarm seviyesi
Barış Bayram, işletmelerin gecikmeden hayata geçirmesi gereken temel önlemleri şu şekilde sıraladı:
– Personel eğitimi: Saldırıların üçte ikisi insan hatasından kaynaklanıyor.
– Ağ segmentasyonu: Tek bir zafiyet tüm sistemi etkilemesin.
– Yapay zekâ destekli güvenlik araçları: Çünkü saldırılar artık yapay zeka ile geliştiriliyor.
– Siber sigorta: Günümüzde bir seçenek değil, zorunluluk.
– USOM ve yetkili kurumlarla işbirliği: Tehdit istihbaratı kurumlar için kritik önemde.
Bu bir teknoloji değil, ekonomi meselesi
Türkiye’nin dijital kırılganlığının ekonomik bağımsızlıkla doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Bayram, her işletmenin güvenli, sürdürülebilir ve yapay zekâ çağının saldırılarına karşı dirençli bir dijital altyapıya sahip olması gerektiğini vurguladı. Bayram, “Fazlanet olarak hedefimiz bu direnci güçlendirmek. Bu sadece bir teknoloji meselesi değil, aynı zamanda ülkenin ekonomik güvenliği açısından stratejik bir gerekliliktir” dedi.
