Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Evcimen, keratokonus hastalığının Van ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde Türkiye genel ortalamasının 5-10 kat daha fazla görüldüğünü belirterek, özellikle genç yaş grubunda erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekti.
Keratokonusun, gözün ön kısmındaki şeffaf kornea tabakasının öne doğru dikleşmesi ve şeklinde bozulma ile karakterize bir hastalık olduğunu ifade eden Dr. Evcimen, hastaların genellikle bulanık görme, sık gözlük numarası değişiklikleri, net görememe, akşamları kamaşma ve çift görme gibi şikayetlerle başvurduklarını aktardı. Özellikle 20 yaş altındaki bireylerde hastalığın ilerleme riskinin yüksek olduğunu vurgulayan Evcimen, “Bu hastaların yakından takip edilmesi gerekiyor. Keratokonus hastalarını korneal topografi ile tespit edersek, onlara halk arasında ’ışın tedavisi’ olarak bilinen cross-linking tedavisini uygulayarak hastalığın ilerlemesini durdurmalıyız. Erken tanı çok önemlidir. Eğer hastanın görmesi iyi durumdaysa ve hastayı erken dönemde tespit edebilmişsek, özellikle 20 yaş altındaki genç hastalarda ışın tedavisi ile hem hastalığın ilerlemesini durdurabilir hem de görme kalitesini koruyabiliriz” dedi.
“30-35 yaş sonrası takip önem kazanıyor”
Keratokonusun genellikle 30-35 yaşlarından sonra ilerlemesinin durduğunu belirten Evcimen, “Bu hastalık genellikle 30-35 yaş sonrası durmaktadır. Bu nedenle bu yaş grubundaki hastalara hemen cross-linking tedavisi uygulamak yerine düzenli aralıklarla takip yaparak tedavi planımızı hastalığın seyrine göre düzenleyebiliyoruz. Eğer hastaya cross-linking uyguladıktan sonra ‘Daha iyi görmek istiyorum’ derse, gözlük muayenesi yaparak gözlük verebiliriz. Eğer bu yeterli olmazsa, sert veya hibrit kontakt lenslerle hastanın görme seviyesini artırmayı değerlendirebiliriz. Hastanın sert kontakt lens kullanmak istememesi durumunda kornea halkası tedavileri gibi alternatif seçeneklerimiz de mevcut. Uygun hastalarda, kornea kalınlığı yeterliyse, cross-linking ile birlikte göz çizdirme operasyonu da gerçekleştirebiliriz. Böylelikle hem göz numarasını düşürüp hem de hastalığın ilerlemesini durdurmuş oluruz” şeklinde konuştu.
“Van’da Türkiye ortalamasının 5-10 katı”
Keratokonusun Van ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde daha fazla görüldüğünü vurgulayan Evcimen, “Keratokonus hastalığı Van bölgesinde oldukça yaygındır. Türkiye genelinde 10 binde 4 oranında görülen bu hastalık, Van ve Doğu illerinde yüzde 1-2 oranında, yani yaklaşık 5-10 kat daha fazla görülmektedir. Ayrıca bölgemizde alerjik konjonktivit, halk arasında ‘bahar nezlesi’ olarak bilinen hastalık da diğer bölgelere göre daha sık görülmektedir. Bu nedenle keratokonus hastalığı da bölgemizde yaygın hale gelmiştir. Genellikle okul çağındaki öğretmenler bu durumu fark edebiliyor, ileri yaşlarda ise çocuklar ‘Gözlüğümü sürekli değiştiriyorum ama buna rağmen göremiyorum’ diyerek bize başvurabiliyorlar” dedi.
“Gözlerinizi kaşımayın”
Alerji dönemlerinde göz kaşıntısının arttığına dikkat çeken Evcimen, “Bahar nezlesi döneminde, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında göz alerjilerine bağlı kaşıntılar sıkça artmaktadır. Gözleri kaşımak yerine bol soğuk suyla yıkamak veya soğuk kompres uygulamak kaşıntıyı azaltmaya yardımcı olacaktır. Ayrıca ailede birinci derece yakınlarında keratokonus olan bireylerin diğer çocuklarını da göz muayenesine getirmeleri faydalı olabilir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, keratokonus hastalarının yüzüstü yatma sıklığının normal bireylere göre daha fazla olduğunu göstermiştir. Yüzüstü yatmanın keratokonus hastalığını artırabileceğine dair çalışmalar bulunmaktadır. Mevcut keratokonus hastaları, yüzüstü yatmamaya özen göstermelidirler” şeklinde ekledi.
Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Burhan Başkan ise keratokonus hastalarına sert kontakt lens, kornea nakli ve hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik cross-linking tedavilerinin uygulanabildiğini belirterek, “Mevcut ameliyathane sayımızı yaklaşık iki katına çıkararak 4 odaya kadar yükselteceğiz. Bu da daha fazla hastaya hizmet etme imkanı sağlayacak. Yakın zamanda yeni bir lazer cihazı da alacağız. Bu cihaz, keratokonus hastalarında gözlükten kurtulmak için halk arasında ‘göz çizdirme’ olarak adlandırılan lazer uygulamalarını gerçekleştirmemize olanak tanıyacak. Böylelikle daha iyi sonuçlar almayı hedefliyoruz” dedi.
