Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılı nedeniyle o gece yaşanan olayları aktardı.
O dönemde İzmir Karayolları Bölge Müdürü olarak görev yaptığını hatırlatan Uraloğlu, darbe girişiminin ilk anlarından itibaren kamu kurumlarının birlikte hareket ettiğini ve milletin iradesinin darbecilerin planlarını alt üst ettiğini belirtti.
“Abdest alıp ailem ile vedalaştım”
Uraloğlu, 15 Temmuz gecesini anlatırken, İzmir Valiliğine gitmeden önce ailesiyle vedalaştığını ifade etti. O gece ciddi bir askeri hareketliliğin olduğunu düşündüğünü vurgulayan Uraloğlu, “Hemen bölge müdür yardımcısı arkadaşa ekibi toplamasını söyledim ve kızımı o arkadaşın evine bıraktım. Abdest aldım ve çocuklarla vedalaştım” dedi.
Daha sonra Trabzon’daki yakınlarını aradığını aktaran Uraloğlu, telefonuna ulaşılamayabileceğini belirterek kalkışma hakkında bilgi verdiğini dile getirdi. Uraloğlu, “Trabzon’u aradım ve bir kalkışma olduğunu ilettim. Akrabalarım bu bilgiyi aldıktan sonra Trabzon Meydanı’nda toplanma kararı almışlar. ‘Madem abimiz gidiyor, demek ki biz de sahada olmalıyız’ diyerek hazırlık yapmışlar” şeklinde konuştu.
“29 tane iş makinesini askeri birliklerin önlerine yerleştirdik”
İzmir Valiliğinden gelen çağrı üzerine valiliğe geçtiğini ve kriz koordinasyonunda görev aldığını anlatan Uraloğlu, valilikteki ilk değerlendirmelerde bazı askeri birliklerin hareket kabiliyetinin sınırlanması için iş makinelerine ihtiyaç duyulduğunu aktardı. Uraloğlu, “Valiliğe vardığımda Vali Bey, ’Biz de seni bekliyorduk’ dedi. Hemen iş makinelerini toplamamız gerektiğini söylediler. Ben de koordinatör olarak hemen talimat verdim. Kısa sürede 29 tane iş makinesini askeri birliklerin önüne yerleştirdik. Bu, önemli bir psikolojik önlemdi” ifadelerini kullandı.
O gece Valilik binasının hedef alınabileceği yönünde değerlendirmeler yapıldığını söyleyen Uraloğlu, buna rağmen kimsenin görev yerini terk etmediğini belirtti. Uraloğlu, “Vatandaş buradaysa biz de burada olacağız. Hani öleceksek adam gibi öleceğiz, dedik ve bulunduğumuz yerde kalmaya devam ettik” dedi.
15 Temmuz gecesi Rizeli denizcinin gülümseten cevabı
O gece deniz tarafından Valilik binası ile vatandaşların hedef alınabileceğine dair istihbari bilgiler aldıklarını aktaran Bakan Uraloğlu, “Bütün balıkçı barınaklarıyla irtibata geçtik. Balıkçılar Federasyonu Başkanı, Rizeli hemşehrimiz Mehmet Reis’ten destek istedik. Kendileri bizi hızlıca bilgilendirdi. Eğer böyle bir tehdit gerçekleşirse, bütün teknelerin denize açılması gerektiği konusunda anlaştık. Ancak Mehmet Reis’e, ‘Reis, bir savaş gemisine ne yapabilirsin?’ dedim. Gülümseyerek, ‘Müdürüm, biz ağlarımızı denize salarız, pervanelerine dolanırız’ diye cevap verdi. Bu, çok basit ama yüreğini ortaya koyan bir düşünceydi” ifadesini kullandı.
Uraloğlu, 15 Temmuz gecesinde milletin direnişinin en önemli unsurunun inanç olduğunu belirterek, o gecenin teknolojinin değil, millet iradesinin ve inancın kazandığı bir mücadele olduğunu vurguladı.
Uraloğlu, “O gecenin en önemli özelliği, ’İman varsa imkân vardır’ gerçeğinin en somut tezahürü olmasıdır. Silahsız, tanksız, sadece imanı ve vatan sevgisiyle donanmış bir millet, hain darbe teşebbüsünü durdurmuştur. Bu, inancın teknolojiyi, azmin kudretinin ruhu yendiği bir destandır. O gece yazılan destan, Çanakkale’de, Sakarya’da yazılan destanların 21. yüzyıldaki devamıdır. Tankın önüne yatan, kurşunların önüne siper olan aziz milletimiz tarih yazmıştır” dedi.
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı kırılma noktası oldu”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın millete yaptığı çağrının darbe girişiminin seyrini değiştirdiğini belirten Uraloğlu, “Gece boyunca yaşananların seyrini değiştiren en önemli unsur Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrıydı. Bu çağrı, insanlara net bir şekilde saf belirleme imkânı sunarak bir dönüm noktası oldu. Çağrının ardından Konak Meydanı’ndaki kalabalık arttı, heyecanımız yükseldi ve kendimize olan güvenimiz güçlendi. Süreci bundan sonra daha kararlı ve heyecanlı bir şekilde yürütmeye gayret ettik” ifadelerini kullandı.
