İstanbul İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen “Sağlıklı Yaşam ile Bağımsız Kampüs” çalıştayı, 29 Nisan’da üniversite gençliğinin bağımlılık, hareketsizlik ve aidiyet sorunlarını masaya yatırdı. TÜRGEV, Yeşilay ve İHÜ iş birliğiyle gerçekleştirilen bu etkinlikte, farklı üniversitelerden 100 öğrenci bu konularda politika önerileri geliştirdi.
İbn Haldun Üniversitesi tarafından organize edilen “İHÜ Yüzyıla Değer Öğrenci Çalıştayları” serisinin üçüncüsü, 29 Nisan 2026’da İstanbul’da gerçekleşti.
Çalıştay, İHÜ Sanat Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda; Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Araştırma ve Uygulama Merkezi (REDAM), Yeşilay ve TÜRGEV iş birliğiyle hayata geçirildi. Etkinlikte geliştirilen öneriler, rapor olarak ilgili kurumlarla paylaşılacak.
Bağımlılık konusu toplumsal boyutuyla ele alındı.
Yeşilay’ın “Bağımsızlık Yılı” olarak ilan ettiği 2026, çalıştayın ana temasını belirledi. Bu çerçevede bağımlılıkla mücadele, yalnızca bireysel bir sorun olmaktan çıkarılarak toplumsal bir mesele olarak değerlendirildi. Çalıştayda, önleyici yaklaşımlar ve farkındalık artırıcı çalışmalar ön plana çıkarken, öğrenciler bağımlılıklara karşı geliştirilebilecek yöntemler hakkında fikir alışverişinde bulundu.
Gençlerin gündeminde üç önemli konu vardı.
Öğrenciler, oturumlarda kendi deneyimlerine dayanarak sorunların kökenlerini tartıştı ve politika önerileri sundu. Teknoloji ve sosyal medya kullanımı, hareketsiz yaşam alışkanlıkları ve kampüslerde aidiyet duygusu, öğrencilerin perspektifinden ele alındı.
Bağımlılık başlığında; teknoloji, sosyal medya, dijital oyunlar ve kumarın üniversite öğrencileri üzerindeki etkileri gündeme geldi. Bu alışkanlıklara yönelimin ardında yalnızlık, stres ve akademik baskının etkili olduğu vurgulandı. Ayrıca, kampüs içindeki sosyal alanların artırılması ve farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması önerileri öne çıktı.
Hareketsiz yaşam konusundaysa, düzenli fiziksel aktivitenin önündeki engeller tartışıldı. Ders yoğunluğu, artan ekran süresi ve kampüslerdeki spor imkanlarının kısıtlılığı gibi sorunlar gündeme getirildi. Öğrenciler, aktif yaşamı destekleyen kampüs düzenlemeleri ve spor imkanlarının artırılması yönündeki önerilerini dile getirdi.
Aidiyet duygusu başlığında ise öğrencilerin topluluk hissiyatı ele alındı. Büyük şehirlerde artan yalnızlık ve sosyal kopukluk sorunlarına dikkat çekilirken, iletişimi güçlendirecek ve sosyal etkileşimi artıracak programların gerekliliği vurgulandı.
100 öğrenci, ortak akılla öneriler geliştirdi.
Farklı üniversitelerden ve disiplinlerden gelen, çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak görev alan 100 öğrenci, “beyin fırtınası” yöntemiyle çalıştı. Oturumlarda üretilen fikirler, politika önerilerine dönüştürüldü. Sürece, farklı alanlardan akademisyenlerin yer aldığı Akademik Danışma Kurulu da katkıda bulundu.
Tüm çalışmalar dijital ortamda gerçekleştirildi; katılımcılar, kendi bilgisayarları aracılığıyla sürece dahil oldu. Çalıştayda üretilen öneriler, rapor haline getirilerek ilgili kurumlarla paylaşılacak. Katılımcılara program sonunda katılım belgesi verildi.
