Tuzlu Topraklar İçin Halofit Bitkilerin Potansiyeli!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Isparta’da bulunan Tuz Gölü Havzası’nda yetişen halofit bitkilerin, tuzlu toprakların ıslahında ne ölçüde kullanılabileceği araştırılmakta. Bu bitkilerin biyokimyasal içerikleri üzerinde de durularak, tıp, eczacılık, kozmetik ve gıda sektörlerinde yüksek değerli bileşenler elde etme potansiyeli inceleniyor. Ayrıca, bu bitkilerin antikanser özelliklerinin belirlenmesi de projede önemli bir yer tutuyor.

Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar’ın yürütücülüğündeki “Tuz Gölü Havzası’nda Yetişen Bazı Halofit Bitki Türlerinin Tuzlu Toprakların Islahı ve Yüksek Değerli Metabolit Kaynağı Olarak Değerlendirilme Potansiyellerinin Belirlenmesi” adlı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenen projeler arasında yer almakta. Proje çerçevesinde, Tuz Gölü Havzası’na doğal olarak uyum sağlamış halofit bitki türlerinin, topraktaki tuzu bünyelerine çekme kapasiteleri araştırılarak, tuzlanma yüzünden verimliliği düşen tarım arazilerinin bitkisel yöntemlerle yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor. Ayrıca bu bitkilerin, tuz stresine karşı geliştirdikleri fizyolojik ve biyokimyasal adaptasyon mekanizmaları da detaylı bir şekilde incelenecek.

Halofit bitkiler, yüksek tuz içeriği nedeniyle gıda ya da hayvancılıkta doğrudan kullanılamamaktadır. Bu nedenle, proje kapsamında bu bitkilerin biyokimyasal içeriklerinin belirlenmesi ve tıp, eczacılık, kozmetik, gıda ve parfümeri gibi alanlarda doğal katkı maddesi, antioksidan, antimikrobiyal ya da antikanser bileşen olarak kullanılabilirliklerinin değerlendirilmesine odaklanılmaktadır. Ayrıca, kanser tedavisinde kullanılabilecek bitkisel bileşenlerin antikanser potansiyeli bilimsel yöntemlerle incelenecek. Elde edilecek verilerle halofit türlerinin tarımsal atık olmaktan çıkarılarak, yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi amaçlanmaktadır.

Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Baydar, projeyi yaklaşık 3 yıl sürecek bir çalışma olarak tanımlarken, Aksaray Üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi’nden akademisyenlerle iş birliği içinde yürütüleceğini belirtti. Projenin temel amacının, doğal ya da insan kaynaklı hatalı uygulamalar nedeniyle tuzlanarak tarım toprağı özelliğini yitiren alanların ıslah edilip yeniden tarıma kazandırılması olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Baydar, halofit bitkilerin topraktaki tuzu bünyelerine çekme yeteneğine dikkat çekerek, “Bu kapsamda toprak ıslahında bitkileri kullanmayı planlıyoruz. Bazı bitkiler, topraktaki tuzu absorbe ederek bünyelerinde biriktirme kapasitesine sahiptir. Bu özelliklerden yararlanarak tuzluluk gibi önemli bir stres faktörüne karşı topraklarımızı iyileştirmeyi hedefliyoruz” dedi. Tuz Gölü Havzası gibi ekstrem ve tuzlu toprak koşullarına adapte olmuş türlerin değerlendirilmesi planlanmakta ve 10 farklı bitki türünün tuzdaki biriktirme kapasiteleri incelenecektir.

Halofit bitkilerin ekonomik değerine yönelik çalışmaları aktaran Baydar, bu bitkilerin yüksek tuz içeriği nedeniyle doğrudan insan veya hayvan beslenmesinde kullanılamadığını belirtti. Projenin alternatif olarak, bu bitkilerin hasat sonrası tarımsal atık olmaktan çıkarılarak ekonomiye kazandırılmasına yönelik çalışmalar da içerdiğini vurguladı. Bu kapsamda, biyokimyasal analizlerin yapılmadığı bitkilerin içeriklerinin belirlenmesi ve bu bitkilerin yüksek katma değerli metabolit kaynağı olarak kullanım potansiyeli değerlendirilecektir. Ayrıca bitkilerin insan patojenlerine karşı etkileri üzerine antimikrobiyal analizler de gerçekleştirilecektir. Kansere karşı etkili, ekonomik ve ulaşılabilir bileşenler geliştirmek için bu bitkilerin antikanser potansiyeli de araştırılacaktır. Tıp ve kozmetik alanında kullanılmak üzere elde edilen ekstraktların yara iyileştirici ve cilt üzerindeki etkileri de analiz edilecektir.

Projenin bilimsel hedeflerini özetleyen Prof. Dr. Baydar, tuz stresine karşı bitkisel adaptasyon ve tolerans mekanizmalarını ortaya çıkarmayı amaçladıklarını ifade etti. Projenin yaklaşık 3 yıl süreceği ve sözleşmenin önümüzdeki aylarda imzalanmasının beklendiği bilgisi verildi.

Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü’nde doktora eğitimi gören İlknur Albayrak, “Nilgün hocamızın danışmanlığında birçok projede yer alma fırsatı bulduk. Şu anda desteklenmeye hak kazanan bu projede de hocamızın bize yer vermesi, bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu süreç, bizim için çok değerli bir deneyim niteliği taşıyor” şeklinde konuştu.

Tuzlu Topraklar İçin Halofit Bitkilerin Potansiyeli!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!