Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), Airbus’ın A220 tek koridor uçak programı çerçevesinde yürütülen üretim faaliyetlerinde önemli bir başarıya imza atarak, 250’nci kanopi (cockpit üst yapısı) teslimatını gerçekleştirdi.
TUSAŞ, yerli ve milli hava araçları ile yapısal parça üretiminde kaydettiği başarılarla dikkat çekiyor. A220 uçak programı dahilinde gerçekleştirilen 250’nci kanopi üretimi, TUSAŞ’ın Kahramankazan tesislerinde tamamlandı. TUSAŞ, A220 kanopi üretiminde dünya genelinde yüzde 75 oranında bir pazar payına ulaşmış durumda. Kanopi, Airbus’ın tasarım verilerine dayanarak ‘Build to Print’ modeliyle üretilirken, üretim süreci TUSAŞ mühendisleri ve yerli yan sanayi firmalarının iş birliğiyle yürütülüyor. Detay parça üretiminin yaklaşık yüzde 75’inin yerli yan sanayi tarafından gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin havacılık ekosisteminin sanayi yeterliliklerinin geliştirilmesi açısından büyük bir öneme sahiptir. Uçağın hava akışını ilk karşılayan bileşen olan kanopi, yüzey kalitesi ve hassasiyetiyle kritik bir öneme sahip olduğundan, Türk mühendisliği ve işçiliği dünya standartlarının üzerinde bir kalite sunuyor.
A220 programındaki üretim faaliyetleri TUSAŞ tesislerinde 2020 yılında başlamış olup, sözleşmenin imzalandığı yıl iki adet kanopi teslim edilmiştir. Her yıl artan üretim sayısıyla 2024 yılında toplamda 74 adet parça teslim edilmesi planlanırken, bu yılın kasım ayı itibarıyla bu sayı 81’e yükselmiştir. Böylece toplamda 250’nci teslimat gerçekleştirilmiş oldu. Yıl sonu teslimat hedefinin ise 96 adet olması beklenmektedir.
Airbus’tan TUSAŞ’a tam not
Airbus tarafından değerlendirilen iki önemli performans göstergesi olan OQD (On Time Quality Deliveries) ve OTS (On Time Shipment), küresel pazarda ortalama yüzde 85 başarı düzeyine sahipken, TUSAŞ bu metriklerde 2025 yılı itibarıyla yüzde 100 başarı oranına ulaşmayı başarmıştır. Airbus’ın bu performanstan duyduğu memnuniyet, şirketin çeşitli platformlarda TUSAŞ’a yönelik aldığı tebriklerle de ortaya konmaktadır. A220 programı kapsamındaki üretim, uçağın operasyonel ömrü boyunca devam edecek biçimde tasarlanmış olup, mevcut projeksiyonlara göre iş birliğinin en az 2050 yılına kadar süreceği öngörülmektedir.
