Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “İsimlerimiz farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Halka hizmet ederken Hakk’ın rızasını gözetmek, görevimizi yerine getirirken hukuktan ve hakkaniyetten ayrılmamak hepimizin mesuliyetidir” şeklinde konuştu.
Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen ‘Anadolu Medya Ödülleri’ programına katıldı. Programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yazılı bir mesajı da okundu. Çeşitli medya kuruluşlarında görev yapan basın mensuplarının ödül aldığı bu törende, Yılmaz bir konuşma yaptı.
Ödül almaya hak kazanan kurumlar ve medya mensuplarını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu isimleri belirleyen jüri üyelerimizi ayrıca kutluyorum. Sizlerin vasıtasıyla halkımızın doğru, güvenilir ve tarafsız bilgiye ulaşması için canla başla çalışan tüm basın emekçilerine ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Gazze’de şehit düşenler başta olmak üzere, haber peşinde koşarken hayatını kaybeden basın mensuplarına Cenab-ı Haktan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.
“Gazze’de 270’in üzerinde gazeteci İsrail saldırılarında şehit oldu.”
Konuşmasına dünyada zorlu koşullar altında görev yapan basın emekçilerine başarı dilekleriyle başlayan Yılmaz, “Kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına bölgemizde uzun süredir devam eden krizler, savaşlar ve çatışmalar söz konusu. Kural tanımazlığın yaygınlaştığı bu ortam, kadınların, çocukların, masum sivillerin ve gazetecilerin hayatını tehdit ediyor. Gazze’deki İsrail zulmü, 10 ay önce varılan ateşkesi hiçe sayarak 1000 günü aşkın süredir sürüyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 270’in üzerinde gazeteci, İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Bu süreçte, yeleklerinde ‘PRESS’ ibaresi bulunan basın mensuplarını bile hedef aldılar; gazetecilerin görevlerini yapmalarını engellemek için her türlü hukuksuzluğa başvurdular. Uluslararası medya kuruluşlarının bu duruma karşı sergilediği tutum ise ibret verici. Basın özgürlüğü, tarafsız habercilik ve medya hukuku söz konusu olduğunda yüksek perdeden konuşan pek çok yabancı basın kuruluşu, İsrail’in gazetecilere yönelik saldırılarını sadece izlemekle yetindi” dedi.
“Zalimleri en fazla korkutan hakikattir, bunun aydınlığıdır.”
Gezi olaylarında Türkiye’de haftalarca kamp kuran yabancı basın kuruluşlarının 73 bin masum ve 270 gazeteciyi sadece birer istatistik haline getirdiğini belirten Yılmaz, “Zalimlerin korkulu rüyası hakikatin aydınlığıdır. Cumhurbaşkanımızın mazlumlardan yana, hakikatleri cesurca ifade eden liderliğinde, bu zor zamanlarda insani değerleri yaşatan ve destekleyen basın mensuplarını tekrar kutluyorum. Hükümet olarak Türkiye Cumhuriyeti olarak, işini hakka, hukuka ve hakikate dayalı yapan basın mensuplarının yanında olmaya devam edeceğiz. Bu acılar elbet bir gün dinecek ve yaralar sarılacaktır. Geçmişte kimin hakikatin yanında durduğu, kimin hangi odaklara hizmet ettiğine dair izler kalacaktır” şeklinde konuştu.
“Meclisimizde 467 kabul oyuyla tarihi bir yasa geçmiş oldu.”
Terörsüz Türkiye hedefinin Türk milletinin geleceği ve kardeşliği açısından tarihi bir süreç olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Dün Gazi Meclisimizde 467 kabul oyuyla tarihi bir yasa geçmiş oldu. Bu çok önemli bir gelişme. Bu yüksek destek, Terörsüz Türkiye konusunda milli iradenin tavrını ve toplumun desteğini göstermesi açısından son derece değerli. Türkiye, on binlerce canına ve 2,3 trilyon doları aşan ekonomik kaynağına mal olan terör meselesini çözme yolunda çok önemli bir fırsat yakalamıştır. Bu fırsatın heba edilmesine veya sabote edilmesine asla izin vermemeliyiz. Özellikle silahların bırakılmasını kapsayan bu hassas dönemde basına da medyaya da önemli görevler düşüyor” dedi.
“İsimlerimiz farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir.”
Ortak paydanın Türkiye Cumhuriyeti olduğuna vurgu yapan Yılmaz, “Ortak paydamız, milletimizin huzuru ve ülkemizin güçlü, müreffeh geleceğidir. İsimlerimiz farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Halka hizmet ederken Hakk’ın rızasını gözetmek, görevimizi yerine getirirken hukuktan ve hakkaniyetten ayrılmamak hepimizin mesuliyetidir. Gazetecilik mesleğinin itibarını zedeleyen ve kişisel çıkarları kamu yararının önüne koyan yaklaşımlar karşısında, meslek ilkelerinin kararlılıkla korunması büyük önem taşımaktadır. Medya mensuplarımızın sorumluluk bilinciyle hareket ederek iletişim ortamının güvenilirliğine katkı sunacağına inanıyorum. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, vesayetçilerin kalem oynattığı ve farklı seslerin bastırıldığı tek tipçi medya düzeni geride bırakılmıştır. Vesayetçi bir demokraside medya özgürlüğü olmaz” şeklinde ifade etti.
Ayrıca törende, Türkiye Gazetesi Ankara Temsilcisi Akif Bülbül Yılın Köşe Yazarı ödülünü aldı.
“Aileler de bu başarıların arkasında yer alıyor.”
Törende, Yılın Ankara Temsilcisi ödülüne layık görülen Mustafa Pala’nın kızı babasına seslenmesi üzerine sahneye çıkartıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Aileler de bu başarıların arkasında yer alıyor” dedi.
Yılın Televizyon Programı seçilen Mastercheff programı adına ödülü; şefler Mehmet Yalçınkaya, Somer Sivrioğlu, Danilo Zanna ve Acun Ilıcalı birlikte aldı.
