Tenisçi Dirseği: Ağrıdan Öte Tedavi Yöntemleri

Tenisçi Dirseği: Ağrıdan Öte Tedavi Yöntemleri
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Prof. Dr. İrfan Koca, tenisçi dirseği tedavisinin ağrıyı sadece baskılamaktan öte, dirseğe binen yükün azaltılması ve sorunun altında yatan mekanik faktörlerin incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Koca, “Dirseğin dış tarafında meydana gelen ağrı, kavrama zorluğu ve el bileğini kullanırken artan rahatsızlık, halk arasında ‘tenisçi dirseği’ olarak bilinen lateral epikondilopatinin belirtileri arasında yer alabilir. Bu durum, ön kol kaslarının dirseğin dış kısmındaki kemiğe bağlandığı tendonların tekrarlayan zorlanmalar sonucu yıpranması ve ağrılı hale gelmesiyle oluşur. Tenis oynayanlar dışında, el ve bileklerini yoğun şekilde kullanan bireylerde de görülebilir” dedi.

Prof. Dr. Koca, tedavi sürecinin yalnızca ağrıyı azaltmaya yönelik olmaması gerektiğini belirterek, öncelikle dirseğe binen yüklerin azaltılması ve sorunun temel mekanizmalarının değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı.

“İlk aşamada yük azaltılmalı”

Prof. Dr. Koca, tedavinin başlangıcında aktivite düzenlemesi, gerektiğinde dinlenme ve dirseklik kullanımı gibi önlemlerin önemli olduğunu kaydetti. Ayrıca hastanın durumuna göre sıcak-soğuk uygulamalar, elektroterapi, fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarının da tedavi sürecine eklenebileceğini belirtti.

Prof. Dr. Koca, tenisçi dirseği tedavisinde manuel tedavi, egzersiz, kuru iğneleme, kinezyolojik bantlama ve nöral terapinin etkili yöntemler arasında yer aldığını ifade etti. Bunun yanı sıra uygun hastalar için proloterapi, PRP, lokal ozon uygulamaları, eksozom ve kök hücre temelli tedaviler ile ultrason eşliğinde hedefe yönelik hidrodiseeksiyon gibi alternatiflerin de değerlendirilebileceğini söyledi.

“Eski ameliyat izleri de değerlendirilmeli”

Prof. Dr. Koca, tenisçi dirseği tedavisinde yalnızca ağrının bulunduğu bölgeye odaklanmanın yeterli olmayabileceğini, vücudun farklı bölgelerinde bulunan eski ameliyat izleri ve skar dokularının da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Koca, “Ameliyat izleri ve buna bağlı fasya gerginlikleri, vücudun biyomekaniğini ve yük dağılımını etkileyebilir. Bu nedenle, gerekli hastalarda skar dokularının ve fasyal gerginliklerin gevşetilmesi de tedavi sürecinin bir parçası olabilir” diye ekledi.

“Kortizon iğnesi ilk seçenek olmamalı”

Halk arasında “kortizon iğnesi” olarak bilinen steroid enjeksiyonlarının bazı hastalarda geçici bir rahatlama sağlayabildiğini ifade eden Prof. Dr. Koca, tenisçi dirseğinde bu tür enjeksiyonların ilk aşamada rutin olarak kullanılmaması gerektiğini belirtti.

Koca, “Ağrının kortizonla azalması, tendonun iyileştiği anlamına gelmez. Özellikle tekrarlayan uygulamalarda tendon dokusu üzerindeki olumsuz etkiler ve şikayetlerin yeniden ortaya çıkma olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır” şeklinde konuştu.

“Amaç yalnızca ağrıyı geçirmek değil”

Tenisçi dirseği tedavisinin asıl amacının hastanın dirseğini sağlıklı ve fonksiyonel bir şekilde kullanabilmesini sağlamak olduğunu belirtirken, Prof. Dr. Koca, tedavi sürecinin dirseğe binen yüklerin düzenlenmesinden kas-tendon kapasitesinin artırılmasına, fasya ve skar dokularının değerlendirilmesinden uygun girişimsel tedavilere kadar entegre bir yaklaşım gerektirdiğini dile getirdi.

Prof. Dr. İrfan Koca, “Tenisçi dirseğinde amaç, sadece ağrıyı dindirmek değil, ağrıya yol açan etkenleri belirleyerek dirseğin yeniden sağlıklı bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır” ifadesini kullandı.

Tenisçi Dirseği: Ağrıdan Öte Tedavi Yöntemleri
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!