Bilişim uzmanları, dolandırıcıların sosyal medya platformları üzerinden güvenilir veya onaylı gibi görünen sayfalar aracılığıyla bağlantılar paylaştığını belirtiyor. Uzmanlar, vatandaşların bu tür bağlantılara doğrudan tıklamaktan kaçınmaları gerektiğine dikkat çekiyor. E-Devlet linki olduğu iddia edilse bile, işlem yapmadan önce emin olunması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, en güvenli yöntem olarak arama motoru üzerinden “e-Devlet” yazarak ya da doğrudan “turkiye.gov.tr” adresine girerek işlem yapılmasını öneriyor.
“Kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz”
İHA muhabirine bilgi veren bilişim uzmanı Bilgin Berge, bu tür dolandırıcılık girişimlerinin daha önce de görüldüğünü ve devam edeceğini ifade etti. Dolandırıcıların genellikle insanların zaaflarını hedef aldığını dile getiren Berge, “Halkımızın öncelikle bilinçli olması gerekiyor. Sosyal medyada güvenilir görünen, hatta onaylı bir sayfa bile paylaşım yapıyorsa, bu bağlantıya tıklamamak gerekir. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söyleseler bile, emin olmadan işlem yapmamalıyız. Zaten basit ve güvenli yöntemler mevcut. Arama motoruna ‘e-Devlet’ yazıp ya da doğrudan turkiye.gov.tr adresine girerek ilgili başlığı aratarak başvuru formuna ulaşabiliriz. Dolandırıcılar sıkça ‘Daha önce kredi mi çektiniz? Kredinizin iadesi için tıklayın’ gibi ifadeler kullanarak insanları yanıltır. Yapılması gereken basit: e-Devlet’e giriş yaparak ‘kredi iadesi’ araması yapmalısınız. Eğer böyle bir hizmet varsa, resmi olarak karşınıza çıkar. Para iadesi, sigorta iadesi veya devletin ücretsiz bir şey dağıttığı yönündeki paylaşımlar da sıkça kullanılmaktadır. Açıkça söylemek gerekir ki, kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz. Eğer bir yerde para ya da iade reklamı yapılıyorsa, orada büyük ihtimalle dolandırıcılık vardır. Tıklamaktan kaçınılmalıdır,” dedi.
“tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir”
Berge, internet veya sosyal medya kullanırken en önemli unsurlardan birinin ‘alan adı’ olduğunun altını çizdi. “Öncelikle site ismine, sonrasında uzantısına dikkat edilmelidir. Resmi kurumların genellikle ‘gov’ uzantısını kullandığı algısı mevcut. Ancak asıl önemli olan ‘gov’dan sonraki uzantıdır. Bu uzantı ‘.tr’ mi yoksa başka bir ülkeye mi ait? Dolandırıcılar, farklı ülkelerden alan adı satın alarak güven algısını bilinçli bir şekilde oluşturuyor. Örneğin ‘.tc’ uzantısı sıkça kullanılmakta. Oysa ‘.tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir. Ancak birçok kişi bunu Türkiye’ye ait sanır. Dolandırıcının amacı da bu güveni sağlamaktır. Vatandaş bu siteye girdiğinde ‘Bu güvenli bir site’ düşüncesiyle devlet bilgilerini girer ve bu bilgiler dolandırıcının eline geçer,” şeklinde konuştu.
“Bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır”
Müfredatta bilgisayar operatörlüğü olduğunu, ancak bilgisayar okuryazarlığına yer verilmediğini belirten Berge, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bilgisayar okuryazarlığı, teknik detaylara boğulmadan herkesin anlayabileceği temel bilgileri kapsar. Operatörlük kadar kapsamlı değildir; 7’den 70’e herkesin anlayabileceği bir içerik sunar. Bu nedenle okullarda en az haftada bir saat bilgisayar okuryazarlığı dersi verilmelidir. Ayrıca web okuryazarlığı ve temel siber güvenlik derslerinin de müfredata eklenmesi gerekir. Bu eğitimler yalnızca okullarla sınırlı kalmamalıdır. Örneğin, bir vatandaş telefon almadan önce kısa bir bilgilendirme eğitimine tabi tutulabilir. Ya da evine internet bağlatmadan önce temel siber güvenlik konusunda zorunlu bir eğitim alması sağlanabilir. Belki 60 saatlik bir temel siber güvenlik eğitimi gibi uygulamalar bu sorunların önüne geçebilir. Bu tür önlemlerle bireysel farkındalık artar ve dolandırıcılık girişimlerinin etkisi ciddi şekilde azaltılabilir.”
Yılmaz Sönmez
