Göğüs Hastalıkları Uzmanı Mehmet Aydoğan, sigaranın bir alışkanlık değil, beyin bağımlılığı olduğunu vurguladı. Aydoğan, “Nikotin, beyindeki dopamin sistemini doğrudan etkileyerek kişide ödül hissi oluşturuyor. Zamanla beyin bu etkiye alışıyor. Bağımlılık geliştikten sonra sigara bir tercih olmaktan çıkarak, biyolojik bir ihtiyaç haline geliyor” şeklinde konuştu.
Liv Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Aydoğan, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla sigara bağımlılığı hakkında önemli bilgiler paylaştı. Sigaranın sadece fiziksel bir alışkanlık olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Dr. Aydoğan, nikotinin beyinde güçlü bir bağımlılık mekanizması oluşturduğunu ifade etti.
Dr. Aydoğan, “Sigara bırakma süreci çoğu zaman yalnızca irade gücüyle açıklanamaz” diyerek bağımlılığın hem biyolojik hem de psikolojik boyutlarına dikkat çekti. Bu bağlamda, “Sigara beynin ödül sistemini etkiliyor” dedi.
Nikotin, beyindeki dopamin sistemine doğrudan etki ederek kişide ödül hissi yaratıyor. Bu etkinin zamanla beyin tarafından alışkanlık haline getirildiğini belirten Aydoğan, “Bağımlılık geliştikten sonra sigara, artık bir tercih değil, biyolojik bir ihtiyaç haline geliyor. Dolayısıyla sigara, yalnızca bir alışkanlık değil, nörokimyasal bir bağımlılıktır” şeklinde açıkladı.
Dr. Aydoğan, sigara kullanım miktarının bağımlılığın tek göstergesi olmadığını vurguladı ve günde birkaç sigaranın bile bağımlılık döngüsünü sürdürebileceğini belirtti. “Bağımlılık, miktarla değil, beynin verdiği tepkiyle ilgilidir” diye ekledi.
Toplumda yaygın bir inanış olan “sigara stresi azaltır” düşüncesinin yanlış olduğunu ifade eden Aydoğan, sigaranın aslında nikotin yoksunluğunu geçici olarak giderdiğini söyledi. “Kişi rahatlamıyor, sadece yoksunluk hissinden kısa süreliğine çıkıyor. Bu nedenle sigara, çözüm değil, sorunun kendisidir” dedi.
Sigara bırakma sürecinde en büyük tehlikelerden birinin “sadece bir tane” düşüncesi olduğunu belirten Aydoğan, tek bir sigaranın bile beyindeki eski bağımlılık yollarını yeniden aktive edebileceğini ifade etti. Nükslerin önemli bir bölümünün bu nedenle başladığını vurguladı.
Sigara bırakıldıktan sonraki ilk haftalarda yaşanan zorlukların doğal olduğunu söyleyen Dr. Aydoğan, beynin yeni düzene uyum sağlamaya çalıştığını belirtti. “Bu süreç geçicidir ve her geçen gün iyileşmenin bir parçasıdır” dedi.
Elektronik sigaraların da nikotin bağımlılığını sürdürdüğünü belirten Aydoğan, bu ürünlerin bağımlılığı sonlandırmadığını, yalnızca kullanım şeklini değiştirdiğini ifade etti.
Sigara bırakıldıktan sonra vücudun hızla kendini onarmaya başladığını belirten Mehmet Aydoğan, iyileşme sürecini şöyle anlattı: İlk 24 saat içinde kandaki karbonmonoksit düzeyi düşer ve oksijen seviyesi artar. 2-3 gün içinde nikotin vücuttan tamamen temizlenir, tat ve koku duyuları belirgin şekilde iyileşir. 1-2 hafta içinde dolaşım sistemi düzelmeye başlar ve fiziksel performans artar. 1 ay sonunda akciğer fonksiyonlarında iyileşme görülür ve öksürük azalır. 3-9 ay arasında akciğerlerin temizlenme kapasitesi artar, enfeksiyon riski azalır. 1 yılın sonunda kalp hastalığı riski yaklaşık yüzde 50 oranında düşer.”
Dr. Aydoğan, sigara bırakmanın yalnızca bir alışkanlıktan vazgeçmek olmadığını ifade ederek, “Bu süreç, vücudu yeniden hayata döndürmektir. Sigara bırakmak bir irade savaşı değil, beynin yeniden öğrenme sürecidir. Doğru yöntemler ve profesyonel destekle bu süreç çok daha başarılı bir şekilde yönetilebilir” dedi.
