Şah Damarı Tıkanıklığına Dikkat! Felç Riski Var!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Medical Park Tokat Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Arif Arısoy, şah damarı (karotis arter) tıkanıklığının felç riskini artırabileceğini vurgulayarak, bu durumun erken teşhisinin hayati önem taşıdığını belirtti.

Dr. Arısoy, beynin sağlıklı bir şekilde fonksiyon gösterebilmesi için sürekli ve yeterli kan akışına ihtiyaç duyduğunu ifade etti. “Boynumuzun her iki yanında yer alan karotis arterlerde, plak (yağ ve kolesterol gibi maddeler) birikimi sonucu daralma ve tıkanıklık oluşabilir. Bu durum tedavi edilmediği takdirde, beyne giden kan akışı azalır ve pıhtı oluşumu sonucu felç meydana gelebilir” dedi.

“Felç Riski En Büyük Tehlike”

Karotis tıkanıklığının beyin damarlarında ciddi sorunlar yaratabileceğini belirten Arısoy, “Eğer tedavi edilmezse, beyne yeterli oksijen ve besin gitmez. Daralma kritik seviyeye ulaştığında veya plak çatladığında, beyin damarları tıkanabilir. Bu durum felce yol açar. Felç; vücudun bir tarafında güç kaybı, konuşma ve görme bozuklukları gibi kalıcı hasarlara neden olabilir” şeklinde konuştu.

Hastalığın temel nedeninin damar sertliği (ateroskleroz) olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Arısoy, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, sigara kullanımı, ileri yaş, hareketsiz yaşam tarzı ve obezite ile ailede damar hastalığı öyküsünün şah damarı tıkanıklığı riskini artırdığını ifade etti.

“Belirtiler Sessiz İlerleyebilir”

Şah damarı tıkanıklığının uzun bir süre belirti vermeden ilerleyebileceğini belirten Arısoy, “Yüzde, kolda veya bacakta ani uyuşma ya da güçsüzlük, konuşma bozukluğu, tek gözde ani görme kaybı, baş dönmesi ve denge kaybı gibi şikayetler uyarıcıdır. Bu belirtiler birkaç dakika veya saat sürebilir ve kalıcı hasar bırakmadan kaybolabilir, ancak büyük bir felç riski taşıyabilir. Bu nedenle, bu belirtiler görüldüğünde derhal hastaneye başvurulmalıdır” uyarısında bulundu.

Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Karotis tıkanıklığının tanısında en yaygın kullanılan yöntemin doppler ultrasonografi olduğunu belirten Arısoy, bu yöntemin damar içindeki kan akışını ve daralmanın derecesini gösterdiğini, daha ileri inceleme gerektiğinde ise BT ve MR anjiyografiden faydalanıldığını kaydetti. Tedavi seçeneklerinin darlığın derecesine göre değiştiğini ifade eden Doç. Dr. Arısoy, “Sigaranın bırakılması, sağlıklı beslenme, egzersiz, tansiyon, kolesterol ve diyabetin kontrolü, ilaç tedavisi ilk aşamada kritik önem taşır. İleri darlıklarda ise cerrahi müdahale veya stent uygulaması gerekebilir” dedi.

“Erken Teşhis Hayat Kurtarır”

Şah damarı tıkanıklığının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Arısoy, “Baş dönmesi, görme kaybı ya da vücudun bir tarafında uyuşma yaşayan kişiler zaman kaybetmeden doktora başvurmalıdır. Düzenli sağlık kontrolleri ve sağlıklı bir yaşam tarzı, şah damarı tıkanıklığını önlemenin en etkili yollarındandır” şeklinde konuştu.

Şah Damarı Tıkanıklığına Dikkat! Felç Riski Var!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!