Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi tarafından alınan kararla, CHP kurultay davasında Özgür Özel ve parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin görevi devralmasına karar verildi. Bu gelişmenin ardından, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Özgür Özel başkanlığında Genel Merkez binasında toplandı. Yaklaşık 4 saat süren toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, mahkeme kararına karşı sert eleştirilerde bulundu. Özel, “Bu mesele ne şahsım ne de Değişim Kurultayı’nın göreve getirdiği her birimizin kişisel meselesidir. Şahsi çıkarlarımızı bir kenara bırakarak, her türlü kirli teklife ‘hayır’ diyerek, doğru bildiğimiz yolda yürüyerek buraya geldik. Bu mesele bizim değil, milletin meselesidir. Bu savaş bize değil, millete karşı açılmıştır. Bu darbe, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten emanet Cumhuriyet’in en büyük kazanımı olan sandığa ve seçme-seçilme hakkına yapılmıştır” şeklinde konuştu.
Özel, söz konusu kararın asıl mağdurunun millet olduğunu vurgulayarak, “Mesele, bu darbeye teslim olup olmama meselesidir. Bu kararın mağduru millettir ve maalesef çok daha ağır bedeller ödeyecektir. 86 milyon insan bunun mağduru olacaktır” ifadelerini kullandı.
“Bugün ilk itirazımızı; tedbir kararının kaldırılmasını da içerecek şekilde Yargıtay’a süresi içinde yaptık”
Özel, mutlak butlan kararının çıkmasının ardından artık hiçbir parti kongresinin garanti altında olmadığını belirtti. Seçim hukukunun dışındaki mahkemelerin bu tür işlere müdahale etmesinin Yüksek Seçim Kurulu’nu yok saymak anlamına geldiğini ifade eden Özel, “Artık hiçbir siyasinin koltuğunda güvenle oturmaması demektir. Mücadele ettiğimiz mesele de budur. Bugün ilk itirazımızı, tedbir kararının kaldırılması da dahil olmak üzere Yargıtay’a harcını yatırarak yaptık. Yarın, Yüksek Seçim Kurulu’ndan İstanbul’daki kayyım kararlarının üstüne, aldığı istikrarlı kararlarla yapılan kongre sonucunda verdiği mazbataya sahip çıkmasını talep edeceğiz. Yüksek Seçim Kurulu’na yaptığımız başvurunun, Yargıtay’a tedbirin durdurulmasına yönelik başvurularımızın bir an önce ele alınarak YSK’nın Anayasa’da kendisine tanınan görev ve sorumluluk alanına sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay’ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye’yi bir felaketten kurtarmasını umut ediyoruz” dedi. Özel, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
“Biz bize verilen bayrağı yere bırakmayız”
Bir gazetecinin, Parti Grup Başkanı olarak 60 kişilik Parti Meclisi ile nasıl bir yol haritası izleyecekleri konusunda sorduğu soruya Özel, hukuk mücadelesine devam edeceklerini belirterek, “Biz bize verilen bayrağı yere bırakmayız. Millet bayrağı verir. O bayrak elimizde olduğu sürece arkamızda durur. Zoru görünce bayrak atanı, kaçanı veya bayrağı birisinin istediği gibi sallayanı hazmedemeyiz. O bayrak elimizde. Ölebiliriz ama milletin verdiği emaneti bırakmayız. Her şartı zorlayacağız ve elimizdeki bayrağı bırakmayacağız. Bu bayrak, partimizin verdiği bayraktır. Millet, o bayrağı ve değişimi güçlü bir özeleştiriye saymıştır. Seçimlerde de tarihin en büyük yerel seçim zaferini bize yaşatmıştır. Millete borcumuz var; ne milleti ne de partiyi yarı yolda bırakmayız” diye yanıt verdi.
“Arayanlar arasında Kılıçdaroğlu var, kendisinin telefonuna henüz dönmedim”
Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüp görüşmediğine dair gelen bir soruya, karar sonrası yoğun bir toplantı süreci geçirdiğini belirterek, “Siyasi partilerden önceki genel başkanlarımızın ziyareti oldu. Çok sayıda telefon aldım. Arayanlar arasında Sayın Kılıçdaroğlu da var. Ancak kendisinin telefonuna henüz dönmedim. Zaten dönüp de ne konuşacağız? Daha bugün Cumhuriyet Halk Partisi, ‘Butlan kararı çıkarsa bu bir yargı kararıdır, biz yargıya saygılıyız’ diyen bir milletvekilini disipline verdik. Bu nedenle Sayın Kılıçdaroğlu’nun, daha önce seçildiği Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı koltuğuna dönmek isteyeceğini düşünmek istemem. Ancak bazı açıklamalar ve yaklaşımlar buna işaret ediyor. Bu nedenle bu gecenin psikolojisi içinde o telefona açmanın bir anlamı yok. Eğer o telefon, bu yargının kararını meşrulaştırmak veya o kararla uzlaşmak içinse, ben buna uzlaşmam. Uzlaşırsam milletle uzlaşamam. Sayın Kılıçdaroğlu partimizin önceki dönem seçilmiş Genel Başkanıdır, elbette telefonuna bir şekilde dönülecektir. Düşüncelerimizi ifade edeceğiz ancak bir butlan kararını meşru görmemi beklememelidir” dedi.
Kararın ardından Genel Merkez binasında emanete ve Genel Merkez binasına sahip çıkacaklarını ifade eden Özel, “Bizi buraya sokağın sesini dinleyen delegeler oturttu. Ancak onlar kaldırabilir” açıklamasında bulundu.
“Butlana karşı yedek parti gibi bir tedbir düşünmedik, düşünmeyiz”
Mutlak butlan kararına karşı hukuken bir sonuç alınamadığı takdirde yedek parti oluşturma ihtimaline dair bir soruya Özel, “İkinci bir parti veya yedek parti seçeneği Türkiye’deki tüm siyasi partilerin gündeminde olabilir. Ancak bu bir kapatma davasına karşı bir tedbirdir. Butlana karşı böyle bir tedbir düşünmedik, düşünmeyiz. Çünkü biz burada ev sahibiyiz. Kiracılar gider, ev sahipleri kalır. Baba ocağından ayrılmayı düşünmeyiz ve kimin oturacağına da baba ocağının gerçek sahipleri karar verir. Asliye mahkemeleri buna karar veremez” şeklinde yanıt verdi.
