Otizmde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor!

Otizmde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor!
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Otizm Spektrum Bozukluğu, erken çocukluk döneminde ortaya çıkan ve bireylerin gelişimini etkileyen nörogelişimsel bir farklılık olarak tanımlanıyor. Psikolog Ferahnaz Şeyma Yılmaz, “Otizm Spektrum Bozukluğu; sosyal iletişim, sosyal etkileşim ve davranış alanlarında farklılıklarla kendini gösteren bir durumdur. Eğer çocuğunuzda göz teması kurmama, ismine tepki vermeme, konuşmada gecikme, tekrarlayıcı davranışlar veya akranlarıyla iletişim kurmakta zorluk gibi belirtiler gözlemliyorsanız, derhal bir uzmana başvurmanız son derece önemlidir. Erken tanı ve bireye özel eğitim desteği, çocukların gelişim süreçlerinde ve sosyal yaşama katılımlarında büyük katkılar sağlayabilir” dedi.

Otizm Spektrum Bozukluğu, yaşamın ilk yıllarında belirtiler göstermeye başlayan ve bireyin gelişimini yaşam boyu etkileyen bir durum olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, erken tanı ve uygun eğitim desteği sayesinde çocukların sosyal iletişim becerileri ile günlük yaşam becerilerinde önemli ilerlemeler kaydedilebileceğini vurguluyor. Medical Park Ordu Hastanesi’nden Psikolog Ferahnaz Şeyma Yılmaz, otizmin erken belirtileri, tanı süreci ve ailelerin dikkat etmeleri gereken noktalar hakkında önemli bilgiler paylaştı.

“Belirtiler yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkabiliyor”

Psk. Yılmaz, Otizm Spektrum Bozukluğu’nun erken çocukluk döneminde görülen nörogelişimsel bir farklılık olduğunu belirterek, “Otizm Spektrum Bozukluğu; sosyal iletişim, sosyal etkileşim ve davranış alanlarında farklılıklarla kendini gösterir. Bilimsel araştırmalar, otizmin kesin nedenini tam olarak ortaya koyamamış olsa da, genetik yatkınlığın önemli bir rol oynadığı bilinmektedir” şeklinde konuştu.

Otizmin yaşamın ilk 3 yılı içerisinde belirti verebileceğini ifade eden Psk. Yılmaz, Amerikan Psikiyatri Birliği’nin tanımlarına göre sosyal iletişim ve etkileşimde zorluklar ile sınırlı ve tekrarlayıcı davranış örüntülerinin bu durumun temel özellikleri arasında yer aldığını belirtti.

“Her 31 çocuktan biri otizm tanısı alıyor”

2025 yılında yayımlanan ve 2022 yılına dair sürveyans verilerine dayanan araştırmalara göre, ABD’de her 31 çocuktan birinin Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı aldığını vurgulayan Psk. Yılmaz, bu oranın şimdiye kadar bildirilen en yüksek yaygınlık oranı olduğunu ifade etti. Artan farkındalık ve gelişen tanı yöntemlerinin otizmin daha erken yaşlarda fark edilmesini sağladığını belirten Psk. Yılmaz, erken değerlendirmeyle çocukların ihtiyaç duyduğu destek programlarına daha hızlı ulaşabildiğini kaydetti.

“Erken belirtiler ihmal edilmemeli”

Otizm Spektrum Bozukluğu olan çocuklarda bazı belirtilerin erken dönemde görülebileceğini söyleyen Psk. Yılmaz, “Göz teması kurmaktan kaçınma, ismi söylendiğinde tepki vermeme, konuşmada gecikme, iletişim kurmada zorluk, akranlarıyla oyun oynamakta zorlanma, tekrarlayıcı hareketler, oyuncaklarla sürekli aynı şekilde oynama, dönen nesnelere yoğun ilgi, rutinlerin bozulmasına aşırı tepki verme ve ses, ışık ile dokunmaya karşı hassasiyet bu belirtiler arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı.

“Dil gelişimi ve davranış sorunları görülebiliyor”

Otizm tanısı almış çocukların önemli bir kısmında dil gelişiminin beklenen düzeyde ilerlemediğini dile getiren Psk. Yılmaz, “Bazı çocuklar hiç konuşamayabilir, bazıları ise konuşmaya gecikmeli başlayabilir. Kendini ifade etmede zorluk yaşayan çocuklar zaman zaman öfke nöbetleri, davranış problemleri ve kriz anlarında problem çözme becerilerinde güçlük yaşayabilir. Duygu düzenleme becerilerindeki zorluk, günlük yaşam aktivitelerinde aile desteğine daha fazla ihtiyaç duymalarına yol açabilir” şeklinde konuştu.

“Beslenme alışkanlıkları da etkilenebiliyor”

Otizm Spektrum Bozukluğu’nun yalnızca iletişim alanını değil, günlük yaşam alışkanlıklarını da etkileyebileceğini ifade eden Psk. Yılmaz, “Bazı çocuklar belirli yiyecekleri tüketmek istemeyebilir, sürekli aynı besinleri tercih edebilir veya rutinlerinin değişmesine karşı direnç gösterebilir. Yoğun ilgi alanları, değişime karşı aşırı hassasiyet ve duyusal farklılıklar günlük yaşamı etkileyen özellikler arasındadır” dedi.

“Otizm bir hastalık değil, nörogelişimsel bir farklılıktır”

Otizm Spektrum Bozukluğu’nun her bireyde farklı belirtiler ve destek ihtiyaçlarıyla görülebileceğini vurgulayan Psk. Yılmaz, geçmişte ayrı başlıklar altında değerlendirilen Asperger Sendromu ve Atipik Otizm gibi tanıların günümüzde Otizm Spektrum Bozukluğu çatısı altında ele alındığını söyledi. Her bireyin güçlü yönleri ve ihtiyaç duyduğu desteklerin farklı olduğunu belirten Psk. Yılmaz, bu nedenle değerlendirme ve eğitim planlamasının kişiye özel yapılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

“Erken tanı çocukların yaşamında büyük fark oluşturabiliyor”

Ailelere önemli uyarılarda bulunan Psk. Yılmaz, “Çocuğunuzda göz teması kurmama, ismine tepki vermeme, konuşmada gecikme, tekrarlayıcı davranışlar veya akranlarıyla iletişim kurmakta güçlük gibi belirtiler gözlemliyorsanız vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız çok önemlidir. Erken tanı ve bireye özel eğitim desteği, çocukların gelişim süreçlerinde ve sosyal yaşama katılımlarında büyük katkı sağlayabilir” dedi.

Otizmde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!