Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. İrfan Koca, migrenin, milyonlarca insanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve iş gücü kaybına neden olan en yaygın nörolojik hastalıklardan biri olduğunu belirtti. Ayrıca, migren tedavisinin mümkün olduğunu vurguladı.
Migren tedavisinde geleneksel ilaç yöntemlerinin yerini, son yıllarda daha bütüncül ve kişiye özel yaklaşımların aldığını ifade eden Doç. Dr. Koca, migrenin yalnızca baş ağrısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. “Migren; sinir sistemi, kas-iskelet sistemi, dolaşım ve stres faktörlerinin etkileşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir hastalıktır. Bu nedenle sadece ağrı kesicilerle kontrol altına alınması mümkün değildir” şeklinde konuştu.
Nöral Terapi ile ağrı döngüsü kırılabiliyor.
Nöralterapinin özellikle boyun ve baş bölgesindeki sinirsel hassasiyeti hedef aldığını belirten Doç. Dr. Koca, “Migreni tetikleyen eski ameliyat izleri, diş problemleri veya boyun kaslarındaki gerginlikler, sinir sistemi üzerinde sürekli bir uyarı oluşturabilir. Nöralterapi sayesinde bu alanlara müdahale edilerek ağrı zinciri kırılabiliyor” dedi.
Akupunktur ile gelen rahatlama
Dünya Sağlık Örgütü’nün migren tedavisinde akupunkturu önerdiğini hatırlatan Koca, “Akupunktur, endorfin salınımını artırarak ağrı algısını azaltır. Düzenli uygulamalarla migren ataklarının sıklığında ve şiddetinde önemli bir azalma sağlanabilir” ifadelerini kullandı.
Kronik migrenin etkili tedavi yöntemi
Ayda 15 günden fazla baş ağrısı çeken kronik migren hastalarında botoks tedavisinin etkili bir seçenek olduğunu söyleyen Koca, “Botoks, kas gerginliğini azaltarak ve ağrı iletim yollarını baskılayarak migren ataklarını önemli ölçüde azaltabiliyor” şeklinde konuştu.
Dolaşımı teşvik ediyor
Tamamlayıcı tıp yöntemleri arasında yer alan hacamat ve ozon tedavisinin, uygun hastalarda destekleyici rol oynadığını belirten Doç. Dr. Koca, “Bu yöntemler ilaçların alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Özellikle dolaşım bozukluğu ve inflamasyon kaynaklı migrenlerde fayda görülebilmektedir. Ancak bu yöntemlerin mutlaka hekim kontrolünde uygulanması gerekmektedir” uyarısında bulundu.
Boyun kaynaklı migrene müdahale
Migrenin önemli bir bölümünün boyun ve sırt kaslarındaki gerginliklerle bağlantılı olduğunu dile getiren Koca, manuel terapinin bu alanda etkili olduğunu söyledi. “Omurga eklemlerindeki kısıtlılıklar ve kas spazmları ortadan kaldırıldığında, migren ataklarının sıklığı azalabiliyor. Özellikle masa başı çalışanlar için manuel terapi büyük bir avantaj sağlamaktadır” diye ekledi.
“Her migren aynı değildir”
Migren tedavisinde kişiye özel planlamanın önemine dikkat çeken Doç. Dr. Koca, “Bir hastada akupunktur etkili olurken, diğerinde manuel terapi veya botoks daha ön planda olabilir. Doğru hasta seçimi, bilimsel temelli uygulamalar ve bütüncül yaklaşım sayesinde migren tedavi edilebilir hale gelmiştir” ifadelerini kullandı.
