Almanya Başbakanı Friedrich Merz, 19-20 Mart tarihlerinde düzenlenecek Avrupa Birliği (AB) Konseyi toplantısı öncesinde Alman Federal Meclisi’nde milletvekillerine hitap ederek zirvede gündeme gelecek konuları aktardı. Almanya tarihinde önemli bir yere sahip olan “18 Mart” tarihinin ilk kez “Demokrasi Tarihi Günü” olarak kutlanması sebebiyle konuşmasına demokrasi ve özgürlük temalarıyla başlayan Merz, dış politika konusundaki önemli açıklamalarını da paylaştı. İran’daki savaş durumuna değinen Merz, Tahran yönetiminin uzun yıllardır uluslararası normları ihlal ederek kaotik bir ortam yarattığını ve çevresindeki ülkeleri istikrarsızlaştırdığını ifade etti.
Merz, “İran’daki rejim, bölgedeki krizin sorumluluğunu taşımaktadır. Almanya, İran’ın gelecekte ne İsrail ne de komşu ülkeler için bir tehdit oluşturması gerektiği hedefini İsrail ve ABD ile paylaşmaktadır. İran rejiminin diğer ülkeleri tehdit edebildiği dönemler artık geride kalmalıdır. İran halkının kendi geleceğini tayin etmesi ve demokratik seçimlerle meşru bir hükümet kurabilmesi dileğimizdir” şeklinde konuştu.
“Washington yönetimi, İran’a yönelik saldırılar öncesinde bize danışmadı”
İran’daki savaşın devam etmesi nedeniyle yeni soruların gündeme geldiğini belirten Merz, “Bugüne kadar bu operasyonun nasıl başarılı olabileceğine dair ikna edici bir plan mevcut değil. Washington yönetimi, İran’a yönelik saldırılar öncesinde bizimle iletişime geçmedi ve Avrupa’nın yardımını gerekli görmedi. Eğer danışsalardı, kesinlikle tavsiye etmezdik” dedi.
“Hürmüz Boğazı’nda askeri bir operasyona katılmayacağız”
Merz, savaşın devam etmesi durumunda Hürmüz Boğazı’nda gemilerin serbest geçişini sağlamak amacıyla askeri bir operasyona katılmayacaklarını dile getirdi. Bunun için henüz bir plan bulunmadığını ifade eden Merz, Birleşmiş Milletler (BM), AB veya NATO’dan herhangi bir talep veya yetki de almadıklarını belirtti. Ancak diplomatik araçlarla savaşın sona ermesi için çaba göstermenin kesinlikle dışlanmadığını vurguladı. Merz, Almanya’nın çatışmaların sona ermesinin ardından bölgede barış düzeni kurma konusundaki katkısının önemine de değinerek, “Şartlar uygun olursa, biz buna hazırız.” dedi.
Merz’den Trump’ın bölgeye asker göndermeyen ülkelere eleştirisine cevap
ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda güvenliği sağlamak amacıyla askeri müdahale çağrısına olumsuz yanıt veren Almanya’nın da aralarında bulunduğu ülkelere yönelik tepkisine yanıt veren Merz, “Bu savaşın transatlantik ortaklık için bir yük haline gelmesini istemiyoruz çünkü bu ortaklığa ihtiyacımız var. Bu nedenle her düzeyde görüşüyoruz. Transatlantik uzlaşma arıyoruz.” şeklinde konuştu. Merz, “İran’ın bu savaşa acımasızca ve zalimce çekmeye çalıştığı Körfez ülkeleri de dahil olmak üzere bölgedeki ortaklarımızın yanındayız.” ifadesini kullandı.
“İran’daki durum Libya ve Irak’ta yaşananlara benziyor”
AB’nin İran’daki savaşın bir an önce sona ermesi, bölgedeki gerginliklerin artmaması ve İran’ın devlet yapısının parçalanmaması konusundaki çıkarlarını da vurgulayan Merz, askeri müdahalelerin beklenen değişimleri sağlamadığını belirtti. “Bugün gördüğümüz durum, Libya, Irak ya da diğer ülkelerde yaşadığımız senaryoya benziyor. Bu durum, güvenliğimiz açısından ciddi bir tehdit oluşturacaktır.” diyen Merz, enerji tedarikinin olumsuz etkileneceğini ve büyük göç hareketlerine neden olabileceğini de sözlerine ekledi.
Orta Doğu’da istikrara duyulan ihtiyacı da dile getiren Merz, “Ne İsrail ne de diğer ortakların tehdit altında olmadığı, Tahran’ın nükleer emellerinden ve tüm dünyaya yaydığı terörden vazgeçtiği bir bölgesel barış ve güvenlik sağlanmalıdır.” dedi. Enerji piyasasındaki olumsuz gelişmelerin bu görevin aciliyetini ortaya koyduğunu vurgulayan Merz, “Zamanımız kalmadı.” ifadesini kullandı.
“Perdeleri çekip dışarıdaki fırtınanın geçmesini bekleyemeyiz”
İran savaşı başta olmak üzere dünya genelindeki risklere dikkat çeken Merz, bu risklerin Almanya’yı etkilemeden geçmeyeceği konusunda uyardı. “Bu riskleri birlikte üstlenmeliyiz. Perdeleri çekip dışarıdaki fırtınanın geçmesini bekler gibi davranmamalıyız.” diyen Merz, Avrupalı ortaklarla net bir şekilde kendi çıkarlarını belirleme ve bunları takip etme cesaretine sahip olunması gerektiğini ifade etti.
“ABD ve Avrupa, Rusya üzerindeki baskıyı artırmalı”
Rusya-Ukrayna Savaşı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Başbakan Merz, ABD’nin Rusya ve Ukrayna arasında yürütülen görüşmelere Avrupa’nın da katılması gerektiğini savundu. “Görüşmelerin Avrupalılar olmadan yürütülmesi kabul edilemez. Moskova üzerindeki baskıyı artırmalıyız.” diyen Merz, AB olarak 20. yaptırım paketi konusunda hızlı bir anlaşma sağlanması gerektiğini belirtti.
Merz, Ukrayna için daha önce kararlaştırılan 90 milyar euroluk kredinin de acilen serbest bırakılması gerektiğini ifade etti. Macaristan’ın bu konudaki direnç gösterdiğine dikkat çeken Merz, “Tek bir ülkeye ayrıcalık göstermemeliyiz.” ifadesini kullandı.
“Ukrayna görüşmelerinde Avrupa da masada olmalı”
Merz, Rus ekonomisinin savaş ve yaptırımlardan büyük ölçüde zarar gördüğüne dair güvenilir bilgilere sahip olduklarını belirterek, bu durumun AB ve ABD’nin kullanması gereken bir kaldıraç olduğunu söyledi. “Ukrayna’da kalıcı bir barış düzeni sağlanırsa, ABD haklı olarak Avrupalılardan bir katkı bekleyecektir.” diyen Merz, güvenlik garantileri gibi müzakerelerde en başından itibaren masada olunması gerektiğinin altını çizdi.
Almanya Başbakanı, Ukrayna’daki adil bir barış konusunun tüm transatlantik alan için güvenlik, özgürlük ve barış meselesi olduğunu vurgulayarak, “Bu durum sadece büyük bir Avrupa ülkesinin toprak bütünlüğü ile değil, aynı zamanda insanlık ve adalet ile de ilgilidir.” ifadelerini kullandı. Ukrayna’nın uzun zamandır barış görüşmelerine hazır olduğunu, ancak Rusya’nın tüm çabaları sistematik olarak baltaladığını belirtti.
