Kars’ın soğuk kış ayları ve karla kaplı doğası, bölgeye özgü lezzetiyle tanınan kazların yetiştirilmesi için mükemmel bir zemin oluşturuyor. Kış sofralarının vazgeçilmez bir unsuru olan bu kazlar, aynı zamanda önemli bir ekonomik kaynak olarak besi sürecine alındı.
Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı İncedere köyünde yaşayan Mahir Bulut, İstanbul’dan köyüne dönerken kaz yetiştiriciliği yapmaya karar verdi. İlk olarak 500 kazla başlayan Bulut, şu anda 1400 kaz varlığına ulaştı. Kesim öncesi dönemde kazlarını besiye alırken, günde birkaç kez göletlere götürerek yüzmelerini sağlıyor. Bu yöntemle kazların su ihtiyacını karşılayıp temizlenmelerini de sağlıyor.
Kaz yetiştiriciliğine dair düşüncelerini paylaşan Mahir Bulut, “Bu kazlar yaklaşık 15 günlükken bana geldiler. Onları elimde büyüttüm. Büyüme süreçleri vardı ve şimdi kesim zamanı yaklaşıyor. En iyi şekilde beslemeye özen gösteriyoruz. Merada dolaşmalarını sağlarken, akşamları onlara arpa veriyoruz. Kesim zamanı geldiğinde bir kısmını keseceğiz, bir kısmını ise damızlık olarak ayıracağız. Çoğunluğunu satmayı planlıyoruz; geçimimizi bu şekilde sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.
İncedere köyündeki gölete götürülen kazlar burada yüzerek temizleniyor, ardından meraya salınıyor. Akşamları içeri alınan kazlar, arpa ve buğday ile beslenerek kilo alıp yağlanıyorlar.
Kış aylarının soğumasıyla birlikte başlayan bu süreçte, kazlar yüksek besin değerine sahip doğal tahıllarla beslenerek kilo alıyor. Bu özel diyet, kaz etinin lezzetini ve kalitesini artırarak kış aylarında tüketilmesine olanak tanıyor.
Kazlar, kışın kesilip tuzlanarak dışarıda bekletiliyor. Kars’a gelen yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği kaz eti, yüksek fiyatlarla alıcı buluyor.
Kars’ta kaz yetiştiriciliği, aynı zamanda yüzyıllardır süregelen bir kültürel geleneği de temsil ediyor. Karslılar için sosyal bir etkinlik olan “kaz ziyafetleri”, kış aylarında misafir ağırlamanın ve toplu yemeklerin en keyifli biçimini sunuyor. Ayrıca, kaz, bölgenin gastronomik zenginliğini de gözler önüne seriyor.
