Acıbadem Eskişehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Recep Kurnaz, bilgisayar başında uzun vakit geçirenler, klavye ve fare kullanan bireyler, üretim hattında çalışanlar ve el işi ile uğraşanların “karpal tünel” sendromu riski taşıdığını vurguladı. Kurnaz, bu sendromun belirtilerinin arasında yer alan elde uyuşma, karıncalanma ve özellikle geceleri artan ağrıların hafife alınmaması gerektiğini belirtti.
Karpal tünel sendromunun, el bileğindeki “karpal tünel” adı verilen dar bir kanaldan geçen median sinirin sıkışması sonucunda ortaya çıktığını ifade eden Kurnaz, “Bu sinir, çeşitli nedenlerle baskı altında kaldığında duyusal ve motor fonksiyonlarda bozulmalara yol açar. Özellikle tekrarlayan el ve bilek hareketleri gerçekleştiren kişilerde daha yaygın görülür. Bilgisayar kullanımı, klavye ve fare ile uzun süre çalışma, el işiyle meşgul olanlar, üretim hattında çalışanlar ve titreşimli alet kullanan bireyler bu risk grubundadır. Ayrıca hamilelik, diyabet, tiroit hastalıkları, romatizmal rahatsızlıklar ve obezite gibi durumlar da bu sendromun gelişme olasılığını artırabilir” açıklamasında bulundu.
Kurnaz, karpal tünel sendromunun en belirgin belirtilerinden birinin gece artan uyuşma ve ağrı olduğunu belirtti. “Hastaların en sık karşılaştığı şikayetler arasında elde uyuşma, karıncalanma, yanma hissi ve ağrı yer alır. Bu belirtiler genellikle başparmak, işaret parmağı ve orta parmakta yoğunlaşır. Özellikle geceleri artan uyuşma ve ağrı, hastaların uykudan uyanmalarına sebep olabilir. Bazı bireyler ellerini sallayarak rahatlama ihtiyacı hissedebilir. İlerleyen aşamalarda ise kavrama gücünde azalma, nesneleri düşürme ve ince işlerde zorluk gibi fonksiyon kayıpları ortaya çıkabilir. Tedavi edilmediğinde başparmak kaslarında zayıflama ve incelme görülebilir” dedi.
Kurnaz, hastalığın tedavi edilmediğinde başparmak kaslarında zayıflama ve incelmeye yol açabileceğini belirtti. Geciken durumlarda sinir hasarının kalıcı hale gelebileceğine dikkat çekerek, “Bu nedenle erken önlem almak çok önemlidir. El bileğini zorlayan ve tekrarlayan hareketlerden kaçınmak, çalışma ortamını ergonomik hale getirmek ve düzenli aralar vermek gereklidir. Klavye ve fare kullanırken bileğin nötr pozisyonda tutulması ve uygun desteklerin kullanılması şikayetleri azaltabilir. Ayrıca, istirahat, soğuk uygulama ve basit egzersizler de erken dönemde fayda sağlayabilir. Belirtilerin devam etmesi durumunda mutlaka bir uzmana danışılmalıdır. Hastalığın erken dönemlerinde gece ateli kullanımı ile bilek sabitlenerek sinir üzerindeki baskı azaltılabilir. Ayrıca fizik tedavi, egzersiz programları ve ilaç tedavileri ile şikayetler büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. İlerlemiş vakalarda cerrahi müdahale seçenekleri değerlendirilebilir. Cerrahi tedavi, sinir üzerindeki baskıyı ortadan kaldırarak hastanın şikayetlerini gidermeyi amaçlar” şeklinde konuştu.
Kurnaz, sağlıklı bir yaşam için çalışma ergonomisine dikkat edilmesinin, tekrarlayan hareketlerin azaltılmasının ve vücudun verdiği sinyallerin doğru değerlendirilmesinin bu tür rahatsızlıkların önlenmesinde önemli bir rol oynadığını sözlerine ekledi.
