Türk Kanser Derneği, İstanbul dışından gelen kanser hastaları ve onların refakatçilerine ücretsiz konaklama hizmeti sunmaktadır. Bu destek sayesinde hastalar, tedavi süreçlerinde burada kalmakta ve tüm ihtiyaçları karşılanmaktadır.
Dernek, maddi olanakları sınırlı olan kanser hastaları ve refakatçilerine, İstanbul dışından gelenler için ücretsiz konaklama imkanı sağlayarak önemli bir hizmet sunuyor. Beyoğlu’nda bulunan ’Mucizevi Konaklama’ ve ’Yaşam Merkezi’ isimli projede, toplamda 50 oda ve 100 kişilik kapasiteyle hizmet verilmektedir. Hastalar ve refakatçileri için 7 gün 24 saat yemek hizmeti, psikolojik destek ve çeşitli atölyeler gibi imkanlar sağlanmaktadır. 1964 yılından bu yana milyonlarca hastaya ücretsiz hizmet sunan derneğin tüm masrafları, yapılan bağışlarla karşılanmaktadır.
Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duruman, Anadolu’daki birçok kanser hastasının tedaviyi reddettiğine dikkat çekerek, “Anadolu’da kanser hastalığına yakalanan çoğu insanın tedaviyi reddettiğini gördük. Büyük şehirlerde onkoloji hastanelerinin bulunmasına rağmen, yatalak hastalık olmadığı için kemoterapiden sonra bağışıklık sistemi düşüyor. İnsanlar konaklama konusunda zorluk yaşıyor. Birçok hastanın sokaklarda veya otobüs duraklarında yatmak zorunda kaldığını biliyoruz. Bu tür koşullarda yapılan tedavi etkili olmuyor. Bunun önüne geçmek için çok çaba sarf ettik. Bu nedenle burayı ‘mucize evi’ olarak adlandırdık. Aslında burası, kanser hastalarına yönelik bir bakım ve konaklama merkezi. Diyetisyenler, yemekhaneler, psikologlar, özel odalar, refakatçiler, çocuk oyun odaları ve sınıfları ile dolu olan bu merkez, tam donanımlı bir hizmet sunmaktadır. Geçen yıl 7 bin yataklama gerçekleştirdik. Bu çok önemli bir rakam. İnsanlar tedavi süreçlerinde bir veya iki yıl burada kalabilirler. Hiçbir masrafa katlanmak zorunda değiller. Üç öğün yemek, sıcak su, oturma alanları ve destek hizmetleriyle burada tedavi süreçleri daha kolay hale geliyor.” ifadelerini kullandı.
Duruman, babasının pankreas kanserinden vefat ederken kendisine sadece bu yeri emanet ettiğini belirterek, “Babam Türk Kanser Derneği’nin başkanıydı. Ben de ona destek oluyordum. Ancak babam vefat ederken, burayı bana emanet etti. Buradan ayrılmak yok. Vasiyetini yerine getirdim. Bu işin zorluğunu bilmiyordum. Daha sonra ben de tüm iş gücümü bıraktım ve buraya adadım. Bugün 60 yaşındayım ve bu yolda ilerleyerek memleketime bir şeyler katmak istiyorum.” dedi.
Duruman, “Kanser artık kronik bir hastalık, yeter ki erken teşhis edilsin” diyerek, “Tarama yapmak çok önemli. Kanser hastalığı günümüzde kronik bir hastalık haline geldi. Erken teşhisle bu durumu yönetmek mümkün. Türk Kanser Derneği, bu farkındalığı yaymakta ve nerede olursanız olun, evinize en yakın noktada tarama hizmeti sunmaktadır. Meme kanseri ve prostat kanseri en yaygın görülen hastalıklardır. Kanserden korkmayın, geç kalmaktan korkun.” şeklinde konuştu.
Seyfi Kaba ise, “Burası gibi bir yerin Türkiye’nin her yerinde olmasını diliyorum” diyerek, “Prostat kanseri hastasıyım. Buraya gelene kadar ne yapacağımı bilmiyordum. Geldikten sonra psikolojik olarak tedavi oldum. Aklımda hiçbir olumsuz düşünce kalmadı. Burası gibi merkezlerin Türkiye genelinde yaygınlaşmasını temenni ediyorum.” dedi.
