Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Enes Çelik, kalp hastalıklarının yüzde 80’inin önlenebilir olduğunu belirterek, “Ülkemizde, 2023 yılında yapılan bir çalışmada 15 yaş üzerindeki nüfusta kalp ve damar hastalığı sıklığı yüzde 7 olarak tespit edilmiştir” ifadelerini kullandı.
Kalp ve damar hastalıklarının dünya genelinde en yaygın ölüm nedenleri arasında yer aldığına dikkat çeken Uzman Dr. Enes Çelik, erken tanı, sağlıklı yaşam tarzı ve risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasının hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Dr. Çelik, “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 20 milyon kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ise ülkemizdeki ölümlerin yaklaşık yüzde 28’i bu hastalıklardan kaynaklanıyor. Tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, aşırı kilo, hipertansiyon, yüksek kolesterol ve stres gibi risk faktörleri hastalığın gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Erken tanı büyük önem taşıyor ve aile hekimlikleri tarafından yürütülen Hastalık Yönetimi Platformu (HYP) sayesinde riskli bireylerin tespit edilip düzenli takip edilmektedir” dedi.
“15 yaş üzerindeki nüfusta kalp ve damar hastalığı sıklığı yüzde 7”
Uzman Dr. Enes Çelik açıklamalarını şu şekilde sürdürdü: “Kalp ve damar hastalıkları, hem ülkemizde hem de dünya genelinde en sık karşılaşılan, aynı zamanda en fazla engelliliğe ve ölüme yol açan sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, her yıl yaklaşık 20 milyon kişi bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Nüfusun yaşlanması, artan kentleşme, sağlıksız yaşam tarzları ve stres gibi faktörler, bu hastalıkların yaygınlaşmasına katkıda bulunmaktadır. 2023 yılında gerçekleştirilen bir çalışmada, 15 yaş üzerindeki nüfusta kalp ve damar hastalığı sıklığının yüzde 7 olduğu ve bu oranın yaşla birlikte arttığı belirlenmiştir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2024 yılına ait verilerine göre ise ülkemizdeki ölümlerin yaklaşık yüzde 28’i kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenlerle, kalp sağlığının korunması ve risk faktörlerinin azaltılması, toplum sağlığının geliştirilmesi gereken öncelikli alanlar arasında yer almaktadır. Her yıl 12-18 Nisan tarihleri arasında kutlanan Kalp Sağlığı Haftası, toplumda farkındalık oluşturma, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etme ve kalp hastalıklarının önlenebilir olduğunu vurgulama açısından önemli bir fırsattır” şeklinde konuştu.
“Kalp ve damar hastalıkları önlenebilir”
Uzman Dr. Enes Çelik, son olarak, “Kalp ve damar hastalıklarının büyük bir kısmı, sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ile önlenebilir ya da kontrol altında tutulabilir. Tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, aşırı kilo, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi değiştirilebilir risk faktörleri, kalp hastalıklarının gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Bu risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile kalp krizi ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarının neredeyse yüzde 80’inin önüne geçilebilmektedir. Bakanlığımız tarafından her ilimizde kurulan ve sayıları 345’i bulan Sağlıklı Hayat Merkezleri, sigara bırakma poliklinikleri, diyetisyen, fizyoterapist, psikolog ve sosyal çalışmacılarla sağlanan danışmanlık hizmetleri ile risk faktörleri ile mücadeleye önemli katkılar sağlamaktadır. Kalp ve damar hastalıklarına erken tanı koymak, uygun tedavi ve düzenli takip ile hastalığın ilerlemesini ve komplikasyonların gelişmesini önlemek, oluşabilecek engellilikleri ve erken ölümleri azaltmak açısından büyük önem taşımaktadır. Aile hekimliği birimlerimiz, kalp ve damar hastalıklarının erken tespiti ve yönetiminde kritik bir rol oynamaktadır. Aile hekimlerimizin 2025 yılında gerçekleştirdikleri kardiyovasküler risk taramaları sonucu 735 binden fazla vatandaşımızda kalp damar hastalığı riski belirlenmiş ve bu kişiler düzenli takibe alınmıştır. Bu, HYP uygulamasının kronik hastalıkları yönetmekte ne kadar etkili kullanıldığını göstermektedir” dedi.
