Iran’dan ABD ve İsrail’e Sert Tepki!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgedeki gelişmeler, Türkiye’nin duruşu, ABD ile müzakere iddiaları ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) tutumu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. İran’a yapılan altyapı saldırılarına tepki gösteren Bekayi, “Herkesin bağlı olduğu altyapılar hedef alınmakta. Dün gece bir elektrik trafo merkezine düzenlenen saldırı sonucunda Tahran ve Kerec’in bazı bölgelerinde elektrik kesintileri yaşandı. Bu olayları sürekli olarak belgelerle destekliyoruz. Halkımızın, İran’a yardım edildiğine dair ortaya atılan iddiaların sadece bir aldatmacadan ibaret olduğunu bilmesi gerekmektedir. Açıkça görülebileceği gibi, geçmişe atıfta bulunarak İran’ın tarih ve kültürüyle oynamaya çalışıyorlar. Ancak İran, köklü ve dinamik bir medeniyet olarak düşmanlarıyla nasıl başa çıkacağını çok iyi bilmektedir” şeklinde konuştu.

“Gazetecilere yönelik saldırılar savaş suçudur”

Bekayi, İsrail’in gazetecilere yönelik saldırılarına dikkat çekerek, “Dün El Arabiya kanalının ofisine yönelik bir saldırıya tanık olduk. Bir gün önce ise Lübnan’da yapılan saldırıda El Meyadin ve El Menar muhabirleri hayatını kaybetti. Son üç yılda hayatını kaybeden gazetecilerin sayısı oldukça fazladır. Siyonist rejim, özellikle haber alanını kendisine düşman olarak görüyor. Oysa uluslararası anlaşmalar, gazetecilerin korunmasına dair açık hükümler içermektedir. Gazetecilere yönelik her türlü saldırı savaş suçu olarak değerlendirilmektedir. Buna rağmen rejim, bu kuralları hiçe saymakta ve çok sayıda gazeteciyi hedef almaktadır” dedi.

“İran’ın tek yaptığı kendini savunmaktır”

Bekayi, “Biz bölgedeki tüm ülkelerle komşuyuz ve bu ilişkilerimizi sürdüreceğiz. Bu nedenle sağduyu, gelip geçici olanlarla kalıcı olanları ayırt etmeyi gerektirir. Biz hiçbir zaman bölge ülkelerini düşman olarak görmedik. İran’ın operasyonlarının doğrudan ABD üslerini hedef aldığını sürekli vurguladık. İran’ın tutumu, meşru müdafaa hakkı ve ahlaki ilkeler çerçevesindedir. İran halkı saldırı altında iken silahlı kuvvetlerin sessiz kalması düşünülemez. Bu, Birleşmiş Milletler Şartı kapsamında tanınan doğal bir haktır. Savaşın tarafı olmadığını söylemek yeterli değildir. Her ülke, kendi topraklarının başka devletler tarafından kullanılmasına izin vermenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu bilmelidir. Düşman, bölgedeki üsler üzerinden saldırılarını sürdürmektedir. Komşu ülkelerin toprakları ise bazen isteyerek, bazen de farkında olmadan İran’a karşı kullanılmaktadır. İran’ın yaptığı tek şey, kendini savunmaktır” ifadesini kullandı.

“Komşu ülkelerden beklentimiz komşuluk ilkelerine bağlı kalınmasıdır”

İran’ın komşu ülkelerden beklentilerini dile getiren Bekayi, “Beklentimiz, kardeşlik ve iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalınmasıdır. Bu savaş yalnızca İran’a karşı değil, ileride daha geniş çaplı istikrarsızlıklara yol açabilecek bir süreçtir. İran’dan tek taraflı bir itidal beklemek gerçekçi değildir. İran, iki ayrı rejim tarafından hedef alınmakta ve bu güçler, bölgedeki bazı ülkelerin topraklarını kullanarak saldırılarını sürdürmektedir. Birleşik Arap Emirlikleri’nde İranlıların bu ülkenin gelişimindeki etkisini gördük. Bu nedenle İran vatandaşlarına yönelik yaklaşım, geleceği gözeten bir anlayışla belirlenmelidir” açıklamasında bulundu.

“Türkiye ile ilişkilerimiz her zaman örnek gösterilen bir düzeyde olmuştur”

Türkiye’nin girişimlerine değinen Bekayi, “Türkiye ile ilişkilerimiz her zaman örnek gösterilen bir düzeyde olmuştur. Türkiye’nin saldırıyı kınaması ve hem üst düzeyde hem de halk nezdinde sergilediği dayanışma takdire şayandır. Bu tutum, Türkiye’nin iyi komşuluk anlayışını benimsediğini ve bu savaşın nedenleri ile bölgeye olası etkilerinin farkında olduğunu göstermektedir. Türk yetkililer de defalarca siyonist rejimin bölgesel güvenlik açısından en büyük tehdit olduğunu dile getirmiştir. Türkiye başta olmak üzere diğer ülkelerin girişimleri, bölgesel barış konusundaki kaygılarını ortaya koymaktadır. Gerilimin daha fazla tırmanmaması için arabuluculuk yapmak isteyen tüm ülkelerin dengeli ve gerçekçi bir yaklaşım sergilemesini bekliyoruz” dedi.

“ABD ile doğrudan müzakere gerçekleştirmedik”

Bekayi, arabuluculuk girişimleri ve diplomatik temas iddialarına yönelik açıklamasında, “Şu ana kadar ABD ile hiçbir doğrudan müzakere gerçekleştirmedik. Gündeme gelen konular, ABD’nin müzakere talebine ilişkin olarak aracı ülkeler üzerinden bize iletilen mesajlardan ibarettir. ABD tarafından diplomasi söylemi gündeme getirildiğinde herkesin dikkatli olması gerekir. Açıkça, ABD’de kaç kişinin bu diplomasi iddialarını ciddiye aldığını bilmiyorum. Bizim tutumumuz ise en başından beri nettir. Karşı taraf sürekli pozisyon değiştirirken, biz hangi çerçevede hareket ettiğimizi biliyoruz. Ancak bize iletilen taleplerin büyük bir kısmı aşırı ve gerçeklikten uzaktır” şeklinde konuştu.

“Yalnızca bir taraftan itidal beklenmesi doğru değil”

Bekayi, bölge ülkelerinin savaşın sona ermesine yönelik çabalarına değinerek, “Pakistan’ın düzenlediği toplantılar, kendi oluşturduğu bir çerçeve olup bizim bu sürece katılımımız olmamıştır. Endişeler anlaşılabilir, ancak herkesin bu savaşın kim tarafından başlatıldığını unutmaması gerekir. Tek taraflı olarak yalnızca bir taraftan itidal beklenmesi doğru değildir. Bu savaşı İran başlatmadı; İran saldırıya uğradı. İran, sorumlu bir aktör olarak diyalog sürecine dahil oldu, ancak ABD her iki seferde de müzakere masasını ortadan kaldırdı. Biz ne istediğimizi ve hangi konuların bizim için kabul edilemez olduğunu çok iyi biliyoruz” dedi.

“Ajans ve Grossi’nin kayıtsızlığı üzüntü verici”

Bekayi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile UAEA Başkanı Rafael Grossi’nin tutumunu eleştirerek, “ABD ve siyonist rejimin nükleer tesislere yönelik saldırıları açıkça suçtur. Ajansın kendi tüzüğüne göre de bu eylemler suç kapsamındadır. Ancak daha da üzücü olan, Ajans ile Grossi’nin bu konudaki sessizliğidir. Grossi, bir kez daha son derece hatalı bir tutum sergilemiş ve saldırganları kınamak yerine yaptığı açıklamalarla süreci daha karmaşık hale getirmiştir. Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’ndan (NPT) sorumlu bir makamın bu tür ihtimalleri dile getirmesi kabul edilemez. Ne yazık ki Grossi, son iki yılda savunulabilir bir performans sergileyememiştir. Bu durum, hem saldırıları kınamaması hem de tarafsızlığını koruyamamasıyla ilgilidir. Böyle bir tabloda Ajans’ın yapması gereken ilk şey saldırıları açıkça kınamaktır. Ancak bu yönde bir tutum göremedik. Biz kendi sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz; gerekli temasları yürüttük, ancak taleplerimiz geçerliliğini korumaktadır” ifadelerini kullandı.

“Buşehr Nükleer Enerji Santrali faaliyetini sürdürüyor”

Bekayi, ABD ve İsrail’in hava saldırılarında hedef alınan Buşehr Nükleer Enerji Santrali’nin durumuna ilişkin “Bildiğim kadarıyla santral faaliyetini sürdürüyor. Gerçekleştirilen saldırılar son derece tehlikeli ve ABD ile Siyonist rejimin saldırgan tutumda hiçbir sınır gözetmediğini açıkça ortaya koyuyor. Bu noktada Birleşmiş Milletler

Iran’dan ABD ve İsrail’e Sert Tepki!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!