ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Washington’da İsrail yanlısı lobi grubu Amerikan-İsrail Siyasi Eylem Komitesi (AIPAC) bağışçılarına yönelik düzenlenen bir toplantıda İran ile yapılacak nükleer anlaşma hakkında önemli açıklamalarda bulundu. ABD basınına göre, basına kapalı gerçekleşen toplantıda Witkoff, “İranlılarla zamanla sona erme hükümlerinin olmadığı bir yaklaşım benimsiyoruz. Anlaşmanın olup olmaması önemli değil; bizim tutumumuz şu: Hayatınızın geri kalanında bu şekilde hareket etmek zorundasınız” ifadelerini kullandı.
“Trump yönetimi ek müzakereler talep edebilir”
Witkoff, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin şu an nükleer konulara odaklandığını belirtirken, eğer bir anlaşma sağlanırsa Trump yönetiminin İran’ın füze programı ve desteklediği vekil güçlerle ilgili ek müzakereler yapılmasını istediğini de dile getirdi. Ayrıca, Washington’un bölgedeki diğer ülkelerin de müzakerelere katılmalarını arzuladığını ekledi.
İran ile müzakerelerde ABD heyetine başkanlık eden Witkoff, nükleer görüşmelerin temel konularının İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesi ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarının durumu olduğunu vurguladı.
Taraflar yarın Cenevre’de bir araya gelecek
Witkoff’un açıklamaları, İran ile iki gün sonra İsviçre’nin Cenevre şehrinde gerçekleştirilecek müzakerelerin üçüncü turu öncesinde geldi. Özel Temsilci Witkoff ve ABD Başkanı Trump’ın damadı ile eski başdanışmanı Jared Kushner’in, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile bir araya gelerek İran tarafından sunulan teklifi değerlendirmeleri bekleniyor. Cenevre’deki yeni müzakere turunun, diplomatik bir başarı sağlanması için son fırsat olabileceği endişesi hakim.
Trump, Obama dönemindeki anlaşmayı eleştiriyordu
ABD Başkanı Trump, 2015 yılında eski Başkan Barack Obama döneminde İran ile imzalanan nükleer anlaşmayı, bu anlaşmadaki bazı kısıtlamaların belirli bir süre sonra sona erecek şekilde düzenlenmiş olmasından dolayı eleştiriyordu. Trump’ın tek taraflı olarak geri çekildiği bu anlaşma çerçevesinde İran’ın nükleer programına getirilen birçok kısıtlama, imzadan 8 ila 25 yıl sonra kademeli olarak sona erecekti. İran ayrıca, asla nükleer silah edinmeye çalışmayacağına dair bir taahhütte bulunmuştu.
ABD Başkanı Trump, dün yaptığı “Birliğin Durumu” konuşmasında İran ile diplomatik bir çözüm arayışında olduğunu belirtirken, savaş olasılığını da gündeme getirmişti.
ABD’li yetkililer, İran’ın ABD ile bir çatışmanın önlenmesi amacıyla Türkiye, Umman, Katar ve Mısır gibi arabulucu ülkelerin baskısı altında olduğunu, ancak İran’ın Trump tarafından belirlenen yüksek hedeflere ulaşma konusunda isteksiz olabileceğini ifade ediyor. Yetkililer ayrıca, İran’ın nükleer silah geliştirmeyeceğini kanıtlaması halinde sembolik düzeyde uranyum zenginleştirilmesine izin verilebileceğini belirtmişti.
Arakçi, “daha iyi” bir anlaşma imzalayabileceğini dile getirmişti
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçtiğimiz hafta sonu yaptığı bir mülakatta, yeni nükleer anlaşmada belirli bir süreyle sınırlı maddelere yer verilmemesinin anlaşmayı daha sağlam hale getireceğini ve Trump’ın bu anlaşmayı Amerikan kamuoyuna, Obama dönemi anlaşmasının daha gelişmiş bir versiyonu olarak sunmasını kolaylaştıracağını ifade etti. Arakçi, İran’ın nükleer programının sonsuza dek barışçıl kalmasını garanti edecek “daha iyi” bir anlaşmayı imzalayabileceğini belirtti.
İran’ın kendi toprakları içinde uranyum zenginleştirmeye devam etme talebi, müzakerelerdeki ana anlaşmazlık noktalarından biri olarak öne çıkmaktadır.
