Diyetisyen Hande Selin Ok, birçok kronik hastalığın arkasında vücudun savunma mekanizması olan inflamasyonun (iltihap) bulunduğunu ifade etti. Antienflamatuvar diyetin iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olacağını belirten Ok, “Bu diyet, doğal, işlenmemiş ve besin değeri yüksek gıdaların tüketimine dayanır. İnflamasyona karşı işlenmiş etler, rafine şeker, beyaz un ürünleri, kızartmalar, trans yağlar ve paketli gıdalardan kaçınılmalıdır.” şeklinde konuştu.
Acıbadem Kent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Selin Ok, inflamasyonun kısa vadede koruyucu bir mekanizma işlevi gördüğünü, ancak uzun süre devam ettiğinde bağışıklık sisteminin dengesini bozarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı. Ok, iltihaplanmayı azaltmayı hedefleyen antienflamatuvar diyetin önemine dikkat çekti. Bu diyetin, hücresel düzeyde sağlığı destekleyerek vücuttaki CRP ve IL-6 gibi iltihap belirteçlerini azaltmayı amaçladığını belirtti.
“Akdeniz tipi beslenmeye benzer”
“Kronik inflamasyonun kalp-damar hastalıkları, diyabet, obezite, bazı kanser türleri ve otoimmün hastalıklarla güçlü bir ilişkisi olduğu bilinmektedir. Doğru beslenme alışkanlıklarıyla bu riskler azaltılabilir. Bu beslenme modeli katı kurallara dayanmaz, genellikle Akdeniz diyetine benzer bir şekilde uygulanır ve bilimsel araştırmalar bu yaklaşımı destekler. Antienflamatuvar diyetin; kronik iltihabı azaltması, kalp sağlığını koruması, kolesterol ve tansiyonu dengelemesi, eklem ağrılarını hafifletmesi ve diyabet riskini düşürmesi gibi pek çok olumlu etkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte enerji seviyesini artırır, sindirim sistemini düzenler ve yaşam kalitesini yükseltir.”
Sürdürülebilir yaşam tarzı
Antienflamatuvar diyetin kısa süreli bir program değil, sürdürülebilir bir yaşam tarzı olduğuna dikkat çeken Ok, “Küçük ama doğru değişikliklerle uzun vadede büyük farklar yaratmak mümkündür. Sağlıklı bir yaşam için tabağınızda ne olduğunu göz önünde bulundurmak en etkili adımlardan biridir.” dedi. Ok, bu diyet için önerilen besinleri şöyle sıraladı:
“Antiinflamatuar besinler arasında yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, domates, sarımsak ve soğan; yaban mersini, çilek ve kiraz gibi meyveler; omega-3 açısından zengin somon, uskumru ve sardalya gibi balıklar; zeytinyağı ve avokado gibi sağlıklı yağlar ile ceviz, badem gibi kuruyemişler bulunmaktadır. Ayrıca zerdeçal, zencefil ve tarçın gibi baharatların da iltihap azaltıcı etkileri mevcuttur. Tam tahıllar, baklagiller, yeşil çay, bitter çikolata ve fermente gıdalar da bu beslenme modelinde önemli bir yer tutar. Diyette çeşitlilik ve denge sağlamak esastır.”
Bu gıdalardan kaçının
Diğer taraftan, işlenmiş etler, rafine şeker, beyaz un ürünleri, kızartmalar, trans yağlar ve paketli gıdaların inflamasyonu artırabileceği konusunda uyarıda bulunan Ok, şekerli içecekler ve fast food tüketiminin de sınırlandırılması gerektiğini dile getirdi. Bazı bireylerde süt ürünlerinin de iltihabı tetikleyebileceğini belirten Ok, beslenmenin kişiye özel olarak planlanmasının önemine işaret etti.
