Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, rahim nakillerinde kullanılan ilaçların enfeksiyon ve tümör riskini artırabileceğini ifade ederek, tıp dünyasının en önemli hedeflerinden birinin ilaçsız rahim nakli gerçekleştirmek olduğunu söyledi. Özkan, “Bu risklerin mümkün olduğunca azaltılması gerekiyor. Bu nedenle, bu ilaçların en az düzeyde ve en güvenli şekilde kullanılması, hatta mümkünse hiç kullanılmadan naklin yapılabilmesi hedefleniyor” şeklinde konuştu.
Dünyada ilk kadavradan rahim naklinin yapıldığı Akdeniz Üniversitesi, 5. Uluslararası Uterus Nakli Derneği (ISUTx) Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. 2-3 Ekim 2025 tarihlerinde Antalya’da gerçekleşecek kongrede, Prof. Dr. Ömer Özkan ilaçsız rahim nakli üzerine önemli bilgiler paylaştı.
İlk kadavradan rahim naklini gerçekleştiren ekibin lideri olan Prof. Dr. Özkan, rahim nakillerinde kullanılan ilaçların diğer organ nakillerinde kullanılanlarla benzerlik gösterdiğini belirtti. Özkan, “Rahim naklinde kullandığımız ilaçlar, diğer organ nakillerinde de kullanılan ilaçlarla aynıdır. Ancak rahim naklinin avantajı, bu ilaçların kısa süreli olarak kullanılmasıdır. Hayat boyu kullanım gerektirmez. Çocuk doğurduktan sonra ilacı kesmek mümkün. Ancak bu ilaçları ne kadar süre kullanacağınız belirsizdir ve ani enfeksiyon veya tümör riskine yol açabilir.” dedi.
“Çocuk sahibi olmak için riskleri azaltmak gerekir”
Organ naklinin hayat kurtarıcı bir işlem olduğunu vurgulayan Özkan, rahim naklinin farklı bir konumda yer aldığını ifade etti. “Kalp, böbrek veya karaciğer nakilleri, zaten hayati bir ihtiyaçtan kaynaklanarak gerçekleştirilen ameliyatlardır. Ancak çocuk sahibi olma veya yaşam kalitesini artırma amacıyla yapılan nakillerde risklerin en az düzeye indirilmesi önemlidir. Bu sebeple, ilaçların en az düzeyde, en güvenli biçimde kullanılması ve mümkünse hiç kullanılmadan nakil yapılabilmesi hedeflenmektedir.” diye ekledi.
“Genetik değişiklikler önümüzdeki dönemin en önemli konusu olacak”
Özkan, ilaçsız rahim nakli üzerine yapılan çalışmaların henüz erken aşamada olduğunu, fakat gelecekte tıbbın en kritik alanlarından biri haline geleceğini belirtti. Özkan, “Bu çalışmalar önemli ama çok erken evrede. Genetiği değiştirilmiş hayvanlar üzerinde yoğunlaşan araştırmaların yanı sıra, dokular üzerinde genetik değişiklik yapılması ve farklı yöntemlerin geliştirilmesi ile büyük ilerlemeler kaydedilebileceğini düşünüyoruz. Şu anki araştırmalar erken deneysel aşamada, tıpa önemli katkılar sağlayacak. Ancak hastalar için doğrudan fayda sağlamadığını düşünüyorum. Gelecekte ise doku üretimi, hasarlı dokuların onarılması ve rejeneratif yeni dokuların geliştirilmesi açısından büyük katkılar sunacak. Genetik değişiklikler, önümüzdeki dönemde en önemli konulardan biri olacak.” şeklinde konuştu.
“Yüzlerce hasta bekliyor”
Özkan, Antalya’nın bu alanda öncü çalışmalara imza attığını ve çok sayıda hastanın nakil için sırada beklediğini belirtti. “Antalya olarak bu sürecin içinde yer alıyoruz. Mümkün olduğunca az hastaya zarar vererek, dikkatli ve seçici bir şekilde ilerliyoruz. Sadece gerçekleştirmekle kalmayıp, edindiğimiz tecrübeleri diğer organ nakillerine de aktarıyoruz. Laboratuvar kısmında da önemli gelişmeler kaydettiğimizi düşünüyorum. Şu anda rahim nakli için bekleyen yüzlerce hasta bulunmakta. Sağlık Bakanlığı’na verdiğimiz bilgiler doğrultusunda, her şeyi tamamlanmış, hasta hazır olduğunda hemen ameliyat yapılabilecek durumdaki birçok hasta mevcut.” dedi.
