Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Berlin’deki temaslarına devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenen Petersberg İklim Diyaloğu etkinliğinin son gününde ‘Yüksek Düzeyli Bölüm’ başlıklı oturuma katıldı. Etkinlikte Bakan Kurum’un yanı sıra Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Uluslararası Enerji Ajansı (IAE) Başkanı Fatih Birol ve iklim değişikliği konusunda önemli bir rol üstlenen birçok şirketin üst düzey yöneticisi de yer aldı. Avustralya Başbakanı Anthony Albanese de oturuma video mesaj ile katkıda bulundu.
“Her ülke kendi kendine yetmelidir”
Bakan Kurum, oturumda yaptığı konuşmada, iki gün boyunca gerçekleştirilen toplantılarda ele alınan konuların kendilerine önemli bir motivasyon sağladığını dile getirdi. Günümüzdeki krizlerin enerji arz güvenliğinin sağlanmasında farklı kaynaklara olan ihtiyacı gözler önüne serdiğini ifade eden Kurum, “Bugün yaşadığımız krizler, her ülkenin kendi kendine yeterli olması gerektiğini bir kez daha göstermektedir. Enerji arzını çeşitli kaynaklarla sağlamalıyız. Ortak hedeflerimize ulaşabilmemiz için bu durum elzemdir. Ülke olarak, azaltımı zor sektörlerde ve özellikle sanayinin karbonsuzlaştırılması konusunda özel sektörün ve uluslararası işbirliğinin önemine inanıyoruz. COP31’de bu ortaklıkları daha ileriye taşımak ve küresel bir nitelik kazandırmak istiyoruz” dedi.
“İklim değişikliğinde afetzede olmak istemiyoruz”
Kurum, COP31 dönem başkanı olarak iklim değişikliği ve enerji güvenliği konularında somut adımlar atma çabalarını sürdüreceklerini belirtti. “Maalesef 1,5 derece hedefini yakalama noktasında attığımız adımlar kararlılığımızı tam anlamıyla yansıtmıyor. Daha kararlı olmalıyız. Bu süreçte iklim değişikliğinde afetzede olmak istemiyoruz, hepimiz birer kahraman olmak istiyoruz. Bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Bu kararlılıkla Kasım ayında gerçekleştireceğimiz zirvemize tüm ülkeleri davet ediyoruz. Güven inşa edeceğimiz, barışı, huzuru ve dostluğu yeniden tesis edeceğimiz COP31 toplantısında buluşalım” şeklinde konuştu.
Birol: “Dünya bugünkü krizden de çıkış yılı bulacaktır”
‘Yüksek Düzeyli Bölüm’ oturumunun konuşmacılarından biri olan IEA Başkanı Fatih Birol, İran savaşı sonrası yaşanan gelişmelere dikkat çekti. Birol, “Tarihimizde en büyük enerji krizini yaşıyoruz. Son 50 yılda üç büyük kriz yaşandı; 1973 petrol krizi, 1979 petrol krizi ve Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan doğal gaz krizi. Ancak İran savaşı dolayısıyla kaybettiğimiz miktar, bu üç krizin toplamından daha fazla. Üstelik kimyasallar, gübreler, helyum ve kükürt gibi konular da büyük sorunlar haline geldi” dedi.
Geçmişteki krizlerin ardından dünyanın her zaman bir çıkış yolu bulduğunu hatırlatan Birol, “70’lerdeki krizlerden sonra enerji sektöründe büyük bir stratejik tepki verilmişti. Kriz öncesinde ortalama bir araba dünyada 100 kilometre gitmek için yaklaşık 20 litre benzin yakıyordu. Sonrasında araba sanayisi değişti ve bu tüketim 10 litreye düştü; verimlilik arttı. Brezilya’da biyoenerji başarısı o kriz döneminden doğdu. Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya’da nükleer santrallerin yüzde 40’ı da aynı şekilde kuruldu. Bu krize de bir yanıt vereceğiz. Bugün, 50 yıl öncesine kıyasla çok daha fazla teknoloji mevcut” değerlendirmesini yaptı.
Birol, “Benim beklentim, mevcut enerji krizine de benzer bir tepki verilmesi. Ekonominin her alanında, otomobil üretiminde, elektrik sektöründe ve sanayi alanında böyle bir değişim bekliyorum. Hükümetler, enerji politikalarını öyle bir tasarlamalıdır ki mevcut sektörlerin rekabetçiliğini korusun, gelişmelerini sağlasın ve geleceğe hazırlasın. Bu, kaçırılmayacak bir fırsattır” ifadelerini kullandı.
Avustralya’dan Türkiye’ye tebrik
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, yaptığı konuşmada, ülkesiyle birlikte Türkiye’nin COP31 başarısı için birlikte hareket ettiğini vurgulayarak, “Türkiye’yi COP31 ev sahibi olarak kutluyorum. Başkan Murat Kurum’a da teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Hep birlikte temiz enerjinin ekonomik fırsatlarına ulaşmak için iklim değişikliğinin getirdiği zorlukları çözmeye çalışıyoruz” dedi. Albanese, 9-20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31 zirvesinin başarılı olmasını temenni etti.
Merz: “Dünyanın dört bir yanında insanlar için refah oluşturmak istiyoruz”
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Petersberg İklim Diyaloğu’nun yüksek düzeyli katılımcı bölümünde yaptığı konuşmada, dünyadaki hızlı jeopolitik ve ekonomik değişimlere dikkat çekti. Almanya’nın iklim değişikliğinin ciddiyetinin farkında olduğunu ve bu sorunun çözümüne güçlü bir katkı yapmaya kararlı olduğunu belirtti. Merz, “Paris Anlaşması’na olan bağlılığımız, iklim hedeflerimize ulaşana kadar devam edecektir” şeklinde konuştu.
Merz, “İhtilaflar yaşanmakta, yeni savaşlar çıkmakta ve bu da süregelen ekonomilerin maliyetlerini artırmakta. Aşırı hava olayları ve iklim bozulmaları tedarik zincirlerini ve kritik altyapıları olumsuz etkiliyor. Devam eden Orta Doğu krizinin günlerinde coğrafi ve ekonomik konuları da gözden kaçırmamak gerekiyor. Ancak bu şekilde geleceği öngörülebilir hale getirebiliriz. Almanya, Avrupa ve tüm ülkeler bir araya gelirse, dünyamızı daha güvenli ve yaşanabilir kılabiliriz. Dünyanın dört bir yanında insanlar için daha fazla refah oluşturmak ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalar yapmak istiyoruz. Bunun için birbirimize güvenmemiz gerekiyor” dedi.
Alman Bakan Schneider’den Avustralya ve Türkiye’ye teşekkür
Almanya Çevre, İklim Değişikliği, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanı Carsten Schneider de konuşmasında Avustralya ve Türkiye’ye teşekkür ederek, “İki gün süren toplantılarla Antalya’da neler olacağına dair bir ön izleme sunduğunuz için teşekkür ederim. Kasım ayında Antalya’da olacağız ve yenilenebilir enerji alanında ilerlemeye devam edeceğiz” dedi.
