Hipertansiyonla Mücadelede Tansiyon Ölçümünün Önemi

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hipertansiyonun gizlice ilerleyen bir hastalık olduğunu ifade eden Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tekin Akpolat, “Hipertansiyonla mücadelede atılacak en önemli adım, düzenli tansiyon ölçümüdür. Tansiyon ölçümü, tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır ve hayati öneme sahiptir,” şeklinde konuştu.

17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla uzmanlar, belirti vermeden ilerleyen hipertansiyonun yalnızca düzenli ölçümle erken aşamada tespit edilebileceğine dikkat çekiyor.

Liv Hospital’dan Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tekin Akpolat, bu yılki Dünya Hipertansiyon Günü temasının “Kan basıncınızı düzenli ölçün, sessiz katili yenin” olduğunu hatırlatarak, hipertansiyonun toplum sağlığı açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

“Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermez”

Prof. Dr. Akpolat, hipertansiyonun sinsi bir hastalık olduğunu belirterek, pek çok kişinin şikâyet hissetmediği için tansiyon ölçümüne gitmediğini ifade etti. “Belirti olmaması, hastalığın yok olduğu anlamına gelmez. Tansiyon ölçmemek, tedavi edilebilir bir hastalığın erken evrede yakalanma fırsatını kaybetmek anlamına gelir,” dedi.

Erken tanının önemine değinen Akpolat, hipertansiyonun başlangıç aşamasında tespit edilmesinin organ hasarını önleyebileceğini veya tersine çevirebileceğini belirtti.

“Türkiye’de her 3 kişiden 1’inde görülüyor”

Hipertansiyonun toplumda yaygın bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akpolat, Türkiye’deki her üç yetişkinden birinin yüksek tansiyon problemi yaşadığını, ancak bu kişilerin yaklaşık yarısının hastalığının farkında olmadığını ifade etti.

Günümüzde otomatik tansiyon cihazlarının kullanımıyla ölçümün oldukça kolaylaştığını belirten Akpolat, düzenli kontrolün asla ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

“Tedavide ilk adım yaşam tarzı değişikliği”

Hipertansiyon tedavisinde ilk aşamanın ilaç değil, yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akpolat, sağlıklı yaşamın gerekliliklerini şu şekilde özetledi: “Tuz tüketiminin azaltılması (kaya tuzu dahil), kilo kontrolü ve ideal kiloya ulaşma, düzenli fiziksel aktivite, alkolün sınırlandırılması, sigaranın bırakılması, stres yönetimi ve doktor önerisi olmadan takviye kullanılmaması.”

Prof. Dr. Akpolat, bilinçsiz takviye kullanımının tansiyon üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekti.

“Tansiyon ilaçları bağımlılık yapmaz”

Yaşam tarzı değişikliklerinin yetersiz kaldığı durumlarda ilaç tedavisinin devreye girdiğini belirten Prof. Dr. Akpolat, tansiyon ilaçlarının bağımlılık yapmadığını ve doğru kullanıldığında yaşam süresini uzatan etkili tedavi yöntemleri arasında yer aldığını söyledi.

Prof. Dr. Akpolat, “Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, yalnızca tansiyonu düşürmekle kalmaz; aynı zamanda kalp, beyin ve böbrek gibi hayati organları da korur,” şeklinde konuştu.

“Tansiyon ölçümü tedavinin ayrılmaz parçasıdır”

Düzenli ölçümün önemine vurgu yaparak sözlerini tamamlayan Prof. Dr. Akpolat, “Hipertansiyonla mücadelede en güçlü adım, düzenli tansiyon ölçümüdür. Tansiyon ölçmek, tedavinin bir parçasıdır ve hayat kurtarır,” çağrısında bulundu.

Hipertansiyonla Mücadelede Tansiyon Ölçümünün Önemi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!