Gülüş Tasarımında Sosyal Medyanın Rolü

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Diş Hekimi Hayrunnisa Batur, sosyal medyanın etkisiyle gülüş tasarımına olan talebin önemli ölçüde arttığını ifade ederek, “Dijital tarayıcılar sayesinde hastalar, belirli tedaviler sonrasında nasıl bir gülüşe sahip olabileceklerini önceden görebiliyor. Bu durum, kişilerin karar verme süreçlerini kolaylaştırıyor” şeklinde konuştu.

Acıbadem Eskişehir Hastanesi’nde görev yapan Diş Hekimi Batur, estetik açıdan bozulmuş diş ve diş etlerinin, bireyin ağız ve yüz yapısına uygun bir şekilde doğal ve ideal bir görünüm kazanması olarak tanımlanan ‘gülüş estetiği ve tasarımı’ hakkında önemli bilgiler paylaştı. Kişinin imajının iletişimdeki rolüne dikkat çeken Batur, “Görünüşümüz, konuşma tarzımız, jest ve mimiklerimiz iletişimimizin ve sosyal hayatımızın büyük bir kısmını oluşturur. Temiz ve düzgün görünmeyen dişler ya da çarpık dişler, kişinin özgüvenini olumsuz etkileyerek psikolojik sorunlara yol açabilir. Yüz ve ağız çevresinde yapılan estetik operasyonlar, dudak ve diş ilişkisini bozabileceği gibi, darbe, çarpma veya kazalar sonucunda dişlerin doğal yapısı da zarar görebilir. Bu gibi durumlarda gülüş tasarımı planlaması öncelikli bir ihtiyaç haline gelebilir” dedi.

“Çapraşıklık ve renk uyumsuzlukları için tercih ediliyor”

Batur, yüz estetiği uygulamalarının gülüş tasarımına olan ihtiyacı artırmasının sebeplerinden biri olduğunu belirterek, özellikle burun estetiği (rinoplasti) gibi işlemlerin yüzün doğal oranlarını değiştirdiğini; dudak dolgusu ve benzeri uygulamaların dudak ve çevre dokularında küçük değişikliklere yol açtığını ifade etti. Gülüş estetiğinin tamamen kişiye özel bir şekilde planlanması gerektiğini vurgulayan Batur, “Detaylı ağız içi ve yüz profili muayenesi sonrası hasta beklentileri de göz önünde bulundurularak, fonksiyona uygun bir tedavi planı oluşturulmalıdır. Diş boşlukları, çapraşıklıklar, pembe estetik dediğimiz diş etleri, dudak, diş arkı ve renk uyumsuzlukları gibi durumlarda hekim uygun görürse bu yöntemler tercih edilebilir. Bu uygulamalar genellikle ortodontik tedavi, implant destekli protezler ve lamina-veneer kaplamalarla gerçekleştirilir” ifadelerini kullandı.

“Hastalar gülüşlerinin nasıl görüneceğini tedaviden önce görebiliyor”

Diş Hekimi Batur, ortodontik tedavinin diş boşlukları ve çapraşıklıklar gibi durumlar için başvurulan bir seçenek olduğunu açıklarken, implant tedavisinin kök benzeri metal parçalarla eksik dişlerin komşu dişlere zarar vermeden tedavi edilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Lamina seramik-kompozitlerin diş yüzeyinin aşındırılmadan veya minimal dokunuşlarla kaplanması, veneerin ise az bir aşındırma ile tüm diş yüzeyinin kaplanması olduğunu belirten Batur, hangi işlemin uygulanacağına dair kararın detaylı bir muayene sonrasında verileceğini vurguladı. Hem sosyal medyanın etkisi hem de iletişimin farklı kanallar üzerinden yürütülmesi, estetik taleplerin artmasına neden olduğunu belirten Batur, “Dişlerin yüz görünümüne uygun estetik bir görünüm kazanması da bu gelişmeden etkilenmiştir. Ayrıca, güncel teknolojiler sayesinde hastalar, dijital tarayıcılar ve yazılımlar aracılığıyla özellikle belirli ortodontik tedavilerde tedavi sonrası elde edecekleri gülüşü görebiliyor. Bu da karar verme süreçlerini kolaylaştırıyor” diye ekledi.

Diş Hekimi Batur, gülüş estetiğinin genellikle vücut gelişiminin tamamlandığı ergenlik sonrası dönemde yapılmasının daha uygun olduğunu; ortodontik tedavinin dişlere doğal bir tasarım ve doğru kapanış sağladığını, böylece gülüş estetiğine katkıda bulunduğunu dile getirdi.

Gülüş Tasarımında Sosyal Medyanın Rolü
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!