Kocaeli’deki Büyük Anadolu Hastanesi, Darıca’da “görüntüleme eşliğinde enjeksiyon” yöntemini uygulamaya başlayarak, kas ve iskelet sistemi ağrılarında hedefe yönelik tedavi imkanı sunuyor. Bu yöntem, hem güvenliği artırmakta hem de başarı oranını yükseltmektedir.
Kas-iskelet sistemi ağrıları, günlük yaşamda sıkça karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alıyor ve modern tıp uygulamaları bu ağrılara daha etkili çözümler sunmaya yönelik gelişim gösteriyor. Büyük Anadolu Hastaneleri’nde gerçekleştirilen görüntüleme eşliğinde enjeksiyon tedavileri, ağrının kaynağına doğrudan müdahale edilmesine olanak tanıyor.
Darıca Büyük Anadolu Hastanesi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Bahtiyar Bahtiyarov, geçmişte enjeksiyonların çoğunlukla anatomik işaretlere dayanarak “körlemesine” yapıldığını belirtti. Bu yaklaşımın etkinliği azalttığını ve riskleri artırabildiğini ifade eden Bahtiyarov, ultrasonografi ve skopi (röntgen eşliğinde görüntüleme) sayesinde hedef dokunun doğrudan görülebildiğini vurguladı. İğnenin doğru noktaya yönlendirilmesiyle tedavi başarısının arttığını söyledi.
“Komplikasyon riskinin azalıyor”
Görüntüleme eşliğinde yapılan enjeksiyonların, özellikle omurga çevresinde güvenli bir uygulama sunduğunu kaydeden Bahtiyarov, “Bu yöntem, sinir, damar ve diğer kritik yapılarla etkileşimi azaltmayı mümkün kılıyor. Böylece komplikasyon riski azalırken, omurga çevresinde daha güvenli bir tedavi süreci sağlanıyor. İlacın doğrudan sorunlu bölgeye verilmesi tedaviye alınan yanıtı güçlendiriyor. Sinir sıkışmaları, bel ve boyun fıtıkları ile eklem içi problemlerinde bu avantaj daha belirgin hale geliyor.” dedi.
“Bel ve boyun bölgesinde yüksek doğruluk sağlıyor”
Bahtiyarov, hedefli enjeksiyonların yalnızca tedavi değil, aynı zamanda tanı açısından da büyük katkı sunduğunu ifade etti. Bu yöntemle ağrının kaynağının daha net bir şekilde anlaşılmasının, gereksiz tedavilerin önüne geçilmesine yardımcı olduğunu belirten Bahtiyarov, teknik farklılıklar hakkında şunları aktardı:
“Ultrasonografi, kas, tendon ve yüzeysel sinirlerin görüntülenmesinde önemli avantajlar sağlıyor. Radyasyon içermemesi, gerçek zamanlı görüntü sunması ve dinamik değerlendirme imkanı sunması nedeniyle güvenli bir yöntem olarak öne çıkıyor. Skopi ise daha çok omurga çevresi enjeksiyonlarında tercih ediliyor. İğnenin kemik yapılar arasındaki ilerleyişini net şekilde göstermesi, özellikle bel ve boyun bölgesinde yüksek doğruluk sağlıyor.”
“Deneme-yanıltma” dönemi sona erdi
Tedavide teknolojinin yanı sıra deneyimin de belirleyici bir rol oynadığını vurgulayan Bahtiyarov, “Kas-iskelet sistemi ağrılarında artık ’deneme-yanılma’ yaklaşımından uzaklaştık. Daha planlı ve hedef odaklı yöntemler öne çıkıyor. Ağrıyı sadece bastırmak yerine, doğru noktaya yapılan müdahale ile etkili sonuçlar alabiliyoruz. Bazen fark, yalnızca birkaç milimetre olabiliyor.” ifadelerini kullandı.
