Glokom: Görme Kaybına Yol Açan Sinsi Tehlike!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Göz içi basıncının artışıyla birlikte gelişen glokom, çoğu zaman belirti göstermeden ilerleyen ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilen bir göz hastalığıdır. Op. Dr. Mehmet Tayfur, düzenli göz muayeneleriyle bu hastalığın erken dönemde tespit edilebileceğini, özellikle 40 yaş sonrasında bireylerde daha yaygın görüldüğünü ifade etti.

Medicana Kadıköy Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tayfur, gözün sıvı dolu bir küresel yapı olduğunu belirterek, bu sıvının göz içindeki basıncının gözün sağlıklı işleyişi için kritik bir denge oluşturduğunu vurguladı. Göz içi basıncının yükselmesi durumunda optik sinirde hasar meydana gelebileceğini ve bunun sonucunda görme alanında daralma ve kalıcı görme kayıplarının ortaya çıkabileceğini açıkladı. Halk arasında göz tansiyonu veya karasu hastalığı olarak bilinen glokom, sinsi bir ilerleme gösterdiği için genellikle erken dönemde fark edilemeyebilir.

Op. Dr. Mehmet Tayfur, göz tansiyonunun düzenli bir şekilde izlenmesinin önemine dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:

“Göz içi basıncının yükselmesi, optik sinirde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir. Bu nedenle göz tansiyonunun düzenli olarak ölçülmesi ve kontrol altında tutulması büyük önem taşır.”

Göz içi basıncı için tek bir normal değer yok

Op. Dr. Tayfur, göz tansiyonu için geçerli tek bir normal değer bulunmadığını belirtti:

“Araştırmalar, toplumda ortalama göz içi basıncının 10 ile 21 mmHg arasında değiştiğini göstermektedir. Ancak bu değerlerin içinde yer almak, glokom riskinin olmadığı anlamına gelmemektedir.”

Göz tansiyonu ile glokom arasındaki ilişkiye dair açıklamalarda bulunan Op. Dr. Tayfur, bazı bireylerde göz içi basıncı yüksek olmasına rağmen optik sinirde hasar oluşmayabileceğini vurguladı. Aynı zamanda, normal değerlerde göz tansiyonu olan kişilerde de sinir hasarının gelişebileceğini söyledi. Bu nedenle glokom tanısında yalnızca göz içi basıncı ölçümünün yeterli olmadığını, detaylı göz muayenesi ve ileri tetkiklerin de yapılması gerektiğini ifade etti.

Bazı hastalıklar glokom riskini artırabilir

Op. Dr. Tayfur, glokomun her yaş grubunda görülebilen bir hastalık olduğunu, ancak özellikle 40 yaşından sonra daha sık ortaya çıktığını belirtti. Ayrıca, şeker hastalığı, hipertansiyon ve migren gibi bazı sistemik hastalıkların glokom riskini artırabileceğini ifade etti. Aile bireylerinde glokom öyküsünün bulunmasının da önemli bir risk faktörü olduğunu ekledi. Uzun süreli kortizon içeren ilaçların da göz içi basıncını yükseltebileceğini söyledi.

Risk grubunda bulunan kişilerin düzenli göz muayenelerini aksatmamaları gerektiğini belirten Op. Dr. Tayfur, diyabet, hipertansiyon veya ailede glokom öyküsü bulunan bireylerin göz kontrollerini düzenli olarak yaptırmalarının erken teşhis açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Glokom çoğu zaman belirti vermeden ilerler

Op. Dr. Tayfur, glokomun en önemli özelliklerinden birinin uzun süre belirti vermeden ilerlemesi olduğunu belirtti. Bu durum, birçok hastanın hastalığın ileri evrelerinde görme kaybı yaşadığında durumu fark etmesine neden olmaktadır. Bazı durumlarda ise göz içi basıncının ani yükselmesiyle birlikte bulanık görme, şiddetli baş ağrısı, bulantı ve kusma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda hastaların vakit kaybetmeden bir göz hekimine başvurması gerektiğini ifade etti. Erken tanının önemine dikkat çeken Dr. Tayfur, düzenli göz muayenelerinin hastalığın erken evrede tespit edilmesine yardımcı olabileceğini ve görme kaybının ilerlemesini önleyebileceğini belirtti.

Glokom tedavisinde amaç basıncı kontrol altında tutmak

Glokom tedavisinin ilk adımının detaylı bir göz muayenesi olduğunu belirten Op. Dr. Tayfur, göz içi basıncının ölçülmesi, optik sinirin değerlendirilmesi ve gerekli görülen ileri testlerin ardından uygun tedavi planının oluşturulacağını söyledi. Tedavide sıkça başvurulan yöntemlerden birinin göz içi basıncını düşürmeye yardımcı olan damlalar olduğunu ekledi. Bu ilaçlar gerektiğinde tekli ya da kombinasyon halinde kullanılabilmektedir.

Op. Dr. Tayfur, glokom tedavisinin temel amacını göz tansiyonunu kontrol altında tutmak olarak açıkladı. Göz içi basıncının düşürülmesinin, optik sinirde oluşabilecek hasarın ilerlemesini önlemek açısından kritik bir önem taşıdığını vurguladı.

Yılda bir kez göz muayenesi öneriliyor

Glokom, erken dönemde teşhis edilmediğinde ciddi görme kayıplarına yol açabilmektedir. Bu nedenle özellikle 40 yaş sonrasında yılda en az bir kez göz muayenesi yapılması önerilmektedir.

Risk grubunda yer alan kişilerin göz kontrollerini daha sık yaptırmaları gerektiğine dikkat çeken Op. Dr. Tayfur, göz tansiyonunun yüksek olup olmadığının ancak düzenli göz muayeneleri ile anlaşılabileceğini, erken tanı sayesinde görme kaybının önüne geçilebileceğini değerlendirdi.

Glokom: Görme Kaybına Yol Açan Sinsi Tehlike!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!