Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketleme kılavuzunu güncelleyerek restoran ve kafelerde sunulan ürünlerin içerik ve enerji değerlerinin tüketicilerle paylaşılmasını zorunlu hale getirdi. Ayrıca, etiketlerde kullanılan ifadeler için yeni kurallar da getirildi.
Gıda etiketleme ve tüketiciyi bilgilendirme konusundaki bu kapsamlı düzenlemeler, 13 Mart’ta yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu ile hayata geçirildi.
Yeni düzenlemelerle, çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilecek ya da şiddeti özendirebilecek şekilde tasarlanan gıda ürünlerinin piyasaya sunulması yasaklandı. Bu kapsamda, gıdaların silah, kafatası, beyin, dudak veya göz gibi şekillerde üretilmesi veya ambalajlanması mümkün olmayacak.
Kılavuzda ‘krema’ ifadesinin kullanımıyla ilgili yeni kurallar da belirlendi. Tebliğ kapsamı dışında kalan ürünlerde ‘krema’ ifadesi yer alamayacak; bu ürünler için ‘kremsos’ gibi tanımlayıcı ifadeler kullanılabilecek. Bitki çaylarında ise hazırlama yönteminin etiket üzerinde açık bir şekilde belirtilmesi zorunlu hale getirildi.
Etiketlerde kullanılan ifadeler için önemli kısıtlamalar getirildi. Örneğin, ‘yüzde 100 doğal’, ‘en doğal’ ve ‘hakiki’ gibi ifadeler yasaklandı. ‘Doğal’ ifadesinin kullanılabilmesi için ürünün hiçbir katkı veya ilave bileşen içermemesi şartı getirildi. ‘Günlük’ ifadesi ise yalnızca raf ömrü 24 saat olan ürünlerde kullanılabilecek.
Ambalajlı ürünlerde ‘taze sıkılmış’ ve ‘fırından taze’ gibi ifadelerin kullanımı yasaklandı; aroma içeren ürünlerde gerçek meyve görsellerinin kullanılması da engellendi. Sadece aroma içeren ürünlerde ‘aromalı’ ifadesinin yer alması zorunlu hale getirildi. Ayrıca ‘peynirli’, ‘çilekli’ gibi ifadelerin yalnızca ilgili bileşenin gerçekten kullanılması durumunda yazılabileceği belirtildi. Endüstriyel ürünlerde ise ‘ev yapımı’ ifadesinin kullanımı tamamen yasaklandı.
Toplu tüketim yerlerine yönelik düzenleme ile restoran, kafe ve yemekhane gibi işletmelerde sunulan gıdaların içeriği ve enerji (kalori) değerine ilişkin bilgilerin tüketiciye sunulması zorunluluğu getirildi. Bu bilgiler menü, pano, broşür, dijital ekran veya karekod aracılığıyla paylaşılabilecek. Karekod ile bilgilendirme yapılması durumunda, işletmelerin ayrıca tüketiciyi bilgilendirmesi gerekecek ve talep eden müşterilere bilgiler ayrıca sunulacak.
Düzenlemeye uyum sağlamak için işletmelere kademeli süreler tanındı. Ulusal zincir işletmelerin 1 Temmuz tarihine kadar, aynı ilde 3 ve üzeri şubesi bulunan işletmelerin 31 Aralık tarihine kadar, diğer işletmelerin ise içerik bildirimi için 31 Aralık tarihine kadar, enerji bildirimi için ise 31 Aralık 2027’ye kadar uyum sağlaması gerekiyor.
“Tüketicilerin ne tükettiğini bilmesi en doğal hakkı”
Gıda sektöründe şeffaflığın önemine dikkat çeken Feride Özbek, bir çorbacıda çalışan bir eleman olarak, “Günümüzün rahatsızlıkları düşünüldüğünde, tüketicilerin ne tükettiklerini bilmesi sağlıkları açısından büyük önem taşıyor. Vatandaşlar bize güveniyor ama istedikleri her içeriğe de ulaşabiliyorlar. QR kod uygulaması da geçerli, bu karar çok yerinde ve zamanında alınmış” dedi.
“Müşterilerimizin de bu şekilde talepleri oluyordu”
Bir restoranda çalışan Murat Deniz, “Müşteri için güzel bir uygulama olur. Ne yediğini, ne içtiğini, kaç gram yediğini ve alerjik bir şey olup olmadığını bilmiş olur. Bazen müşterilerimizin de bu şekilde talepleri oluyordu” şeklinde konuştu.
“Sağlığını düşünen kesim buna bakar”
Gıda sektöründe uzun yıllardır çalışan Tayfun Tatar, “Uygulama güzel, daha kısa sürede yapılsa daha da iyi olur. Bildiğim yerlerde yemek yiyorum. Bilinmeyen markaların olduğu yerlerde yemek yememeye çalışıyorum. Vatandaşın çok dikkat edeceğini düşünmüyorum. Fiyatı 50 lira olan bir yer, diğer tarafta 120 lira olacaksa genelde 50 liralık yer tercih ediliyor. Ancak bu uygulamaya dikkat edenler de olacaktır” dedi.
“İnsanlar ne yediğini, ne kadara kalori aldığını bilir”
Hem restoranlardaki hem de ambalajlardaki güncellemeye dikkat çeken Emine Yüzyılmaz, “İnsanlar ne yediğini ve ne kadara kalori aldığını bilir. Yiyeceklerin içeriği yazıldığında, hangi yağların kullanıldığı gibi bilgiler de sunulursa oldukça faydalı olur. Çocukların ne yiyip ne içeceğine anneleri karar vermeli” şeklinde ifade etti.
“Vatandaşın işine yarayacak”
Filiz Süzen, kafe ve restoranlarda hijyene dikkat edilmesi ve denetimlerin sıklaştırılması gerektiğini vurgulayarak, “Vatandaş için bu bilgiler yararlı olacaktır. Ne yemenin sağlıklı olduğunu belirtmek çok iyi olur. Marketlerde ve AVM’lerde denetimlerin sıkı olması gerekiyor” diye konuştu.
“Çocuklar daha çok çabuk etkileniyorlar”
Murat Demirtaş, doğru bir karar alındığını belirterek, “Ne yediğimizi biliriz, kaç kalori aldığımızı biliriz. Okuyanlar için bu fark yaratır. Çocuklar ambalajın görseline dikkat ediyorlar. İyi niyetli bir tedbir ama uygulamada yeterli olup olmayacağını düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
Mevzuata aykırı faaliyet gösteren işletmeler, ‘Denetim Elinde’ uygulaması, ‘Alo 174 Gıda Hattı’ ve ‘WhatsApp’ ihbar hattı üzerinden bildirilebilecek.
