Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nden Doç. Dr. Zekeriya Doğan, kalp krizi vakalarının genç yaşlarda artış gösterdiğine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Özellikle yeni nesilde gözlemlenen sigara ve elektronik tütün ürünleri kullanımı, obezite ve modern yaşamın getirdiği psikolojik etkiler gençleri ciddi tehditlerle karşı karşıya bırakıyor. Doğan, “Ben gencim, kalp krizi geçirmem” düşüncesinin yanıltıcı olduğunu vurguladı.
Kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölümler dünya genelinde en yüksek sıralarda yer alırken, kalp krizinin “yalnızca yaşlı bireylerin hastalığı” olduğu inancı giderek değişiyor. Doç. Dr. Zekeriya Doğan, gençlerde artan kalp krizi vakalarına ilişkin yaptığı açıklamada, sigara, elektronik tütün ürünleri, hareketsiz yaşam ve psikolojik faktörlerin büyük tehdit oluşturduğunu belirtti. Yaşam tarzı değişikliklerinin önemine dikkat çekti.
“Genç nesilde kalp krizinin artmasının en önemli nedenleri sigara ve elektronik tütün ürünlerinin kullanılması.”
Modern yaşamın getirdiği olumsuzlukların yanı sıra geleneksel risk faktörlerinin de kalp krizine etkisinin devam ettiğini ifade eden Doç. Dr. Doğan, şunları kaydetti: “Ülkemizde ve dünya genelinde kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölümler hala en önemli nedenlerden biri ve bu durum artış göstermeye devam ediyor. Genç hasta grubunda kalp krizi vakalarının artışında sigara ve elektronik tütün ürünleri kullanımı, obezite, yalnızlık ve kaygının tetiklediği depresyon gibi unsurlar öne çıkıyor. Geleneksel risk faktörleri olan diyabet, hipertansiyon, obezite ve hareketsiz yaşam da kalp krizinin önemli nedenleri arasında.”
“Kalp krizi önceden sinyal verir ve önlenebilir.”
Kalp krizinin çoğu zaman öncesinde bazı belirtiler verdiğine dikkat çeken Doç. Dr. Doğan, “Kalp krizi önceden sinyal verir ve önlenebilir. ‘Ben gencim, bana bir şey olmaz, 60 yaş üstünün hastalığıdır’ düşüncesi yanlıştır. Göğüste ağrı, sıkışma, nefes darlığı, sol kola, sağ kola veya çeneye yayılan ağrı tipik semptomlar arasında yer alır. Kadın hastalarda, şeker hastalarında ve yaşlı bireylerde nefes darlığı, yorgunluk ve baş dönmesi gibi klasik olmayan semptomlar da görülebilir. Ülkemizde, dünya genelinde olduğu gibi genç yaşta kalp krizi vakalarının arttığı bir gerçektir. Modern yaşamın getirdiği izolasyon, depresyon ve kaygı bozuklukları gençlerde kalp krizi görülme oranını artırıyor. Ayrıca, elektronik sigara kullanımının yaygınlığı da önemli bir faktör.” şeklinde konuştu.
“Şüphe varsa hemen 112 aranmalı.”
Kalp krizi belirtilerinin ciddiye alınması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Doğan, “Göğüste herhangi bir ağrı, sıkışma, kola ya da çeneye yayılan ağrı, bulantı, kusma, baş dönmesi ve nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıktığında ‘şüphe varsa şüphe yoktur’ prensibiyle 112 acil servisi aramak gereklidir. Kişinin kendi imkanlarıyla hastaneye gitmeye çalışmaması önemli. Yüksek riskli bir hastaysanız, belirtiler olmadan önce gerekli önlemleri almanız şart.” dedi.
“Kendiniz ve sevdikleriniz için kalbinizi koruyun.”
Kalp krizinden korunmanın mümkün olduğunu ifade eden Doç. Dr. Doğan, dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı: “Sigara kesinlikle bırakılmalı, ‘Ben gencim, kalp krizi geçirmem’ anlayışından uzak durulmalı ve risk sınıfı iyi belirlenmelidir. Diyabet, hipertansiyon ve obezitenin önüne geçmek için yaşam tarzı değişiklikleri mutlaka hayatımıza entegre edilmelidir. Ayrıca, hastalar mevcut ilaçlarını düzenli ve kontrollü bir şekilde kullanmaya devam etmelidir. Özetle, ‘Sigara bırakılmalı, hareket edilmeli ve yaşam tarzı değişiklikleri hayatınıza dahil edilmelidir. Kendiniz ve sevdikleriniz için kalbinizi koruyun ve kalbinizin size söylediklerine dikkat edin.’”
