Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin’in Tianjin kentinde gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütü 25. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi Genişletilmiş Oturumu’na katıldı. Zirvede yaptığı konuşmada, Birleşmiş Milletler’in görevlerini yerine getirebilmesi için köklü bir reforma ihtiyaç duyduğunu dile getirerek, “Bundan 80 yıl önceki koşulların belirlediği mevcut sistemin, Guteters’in çabalarına rağmen Orta Doğu’daki zulümleri sona erdirmekte ve kural temelli uluslararası düzenin yönetiminde bekleneni gerçekleştirmekte ne kadar yetersiz olduğunu söylemek güçtür. Uluslararası toplum, çoğu çocuk, kadın ve yaşlı olmak üzere 63 binden fazla Gazzeli’nin hayatını kaybetmesine ve masum yavruların açlıktan bitkin düşmesine engel olamıyorsa, hepimizin bu durumu derinlemesine düşünmesi gerekmektedir. Bebeklerin, çocukların ve yaşlıların açlıktan ölmesini durduramamanın hiçbir makul izahı yoktur. Gazze başta olmak üzere Filistin halkının yıllardır maruz kaldığı mezalim karşısında, Birleşmiş Milletleri küresel adaleti temsil eden bir platform haline getirmek hepimizin sorumluluğudur. Gazze ve Batı Şeria ile Filistin halkının tamamı için sesini yükselten dostlarıma ve vicdan sahiplerine teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Suriye’de kalıcı barış ve istikrar sağlamak adına tarihi fırsatların kapıları aralandı. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunmasıyla sağlanacak destek, tüm bölgemizin yararına olacaktır. Komşumuz Suriye’nin güvenliğini ve toprak bütünlüğünü tehdit eden her türlü girişime karşı durmaya devam edeceğiz.”
“TDT bünyesinde attığımız adımlar, kardeş ülkelerimiz için olduğu kadar geniş bölgemizin istikrarına da katkı sağlamaktadır.”
Güney Kafkasya ve Orta Asya’da kalıcı barış, istikrar ve refah sağlamak amacıyla son dönemde atılan adımların olumlu sonuçlar doğurduğunu ifade eden Erdoğan, “Bu adımların beşeri, iktisadi ve ticari ilişkilerin gelişimine, ulaşım ve iletişim hatlarının açılmasına katkı sağlamasını umuyoruz. Orta Asya’daki kardeş ülkelerimizle ikili ve çok taraflı platformlarda yürütülen işbirliğimiz her geçen gün güçleniyor. Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde attığımız adımlar, sadece kardeş ülkelerimiz için değil, aynı zamanda geniş bölgemizin istikrarına da katkı sunmaktadır.” dedi.
“Jeostratejik konumumuzla, ulaşım ve iletişimin kesintisiz ve güvenli bir şekilde devam etmesine katkı sağlamaya devam ediyoruz.”
2025 yılında gerçekleştirilecek BM iklim değişikliği 31 Taraflar Konferansı’na yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Erdoğan, “Enerji ve bağlantısallık alanındaki gelişmelerin küresel istikrar, ekonomik kalkınma, enerji arz güvenliği ve sürdürülebilir büyüme açısından hayati öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Şanghay İşbirliği Örgütü, enerji güvenliğinin artırılması ve stratejik altyapı projelerinde ortaklıkların geliştirilmesi açısından önemli bir platformdur.
En Batı’daki Asyalı ve en Doğu’daki Avrupalı olarak; Asya, Avrupa ve Orta Doğu’nun merkezinde bulunan jeostratejik konumumuzla, ulaşım ve iletişimin kesintisiz ve güvenli şekilde sürmesine katkı sunmaya devam ediyoruz. Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor Girişimi ile tarihi İpek Yolu’nu canlandırmayı hedeflerken, bu girişimi ‘Kuşak ve Yol Girişimi’ ile uyumlaştırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kuzey-Güney-Doğu güzergahında hayata geçirdiğimiz ‘Kalkınma Yolu’ projesi ile geniş bir coğrafyayı birbirine bağlamayı amaçlıyoruz. Türkiye’nin vizyonu, tüm ülkelerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstererek sorunların diyalog, diplomasi ve işbirliği ruhuyla çözülmesini sağlamaktır. Bu bağlamda ekonomik kalkınmayı, ticareti ve toplumların refahını önceleyen bir dünya düzeni hedefliyoruz. Asya’nın kadim hoşgörü ikliminin sorunlara ortak çözüm bulma geleneğinin günümüzdeki temsilcisi olan Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile işbirliğimizi güçlendirmeyi arzuluyorum.”
