Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu, çocukların ekran başında geçirdiği sürelerin etkilerine ilişkin aileleri uyararak, “Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda sosyal etkileşimin azalması, beyin gelişiminin dengesiz ilerlemesine yol açabilir” dedi.
Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi olan Doç. Dr. Babaroğlu, çocukların teknolojik cihaz kullanımı ile ilgili son zamanlarda artan endişelere dikkat çekti. Dijital cihazların çocuklar için hem fırsatlar hem de riskler barındırdığını ifade eden Babaroğlu, “Teknoloji doğru bir şekilde kullanıldığında öğrenmeyi desteklerken, kontrolsüz kullanım çocukların dikkat, duygu yönetimi ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilir” şeklinde konuştu.
Çocuk beyninin özellikle ilk 5 yılda hızlı bir gelişim süreci geçirdiğini belirten Babaroğlu, bu dönemde çevresel etkileşimin son derece önemli olduğunu vurguladı. “Beyin ‘kullan ya da kaybet’ prensibiyle çalışır. Çocuk neyle daha fazla zaman geçirirse beyin o yönde gelişim gösterir. Sürekli ekran başında olan çocuklarda sosyal etkileşim azalır ve bu da beyin gelişimini olumsuz etkileyebilir” dedi.
“Gelişimi olumsuz etkileyebilir”
Beynin “yönetim merkezi” olarak bilinen prefrontal korteksin gelişimi hakkında da bilgi veren Babaroğlu, bu bölgenin dikkat, planlama, sabır, dürtü kontrolü ve doğru karar verme gibi temel becerilerle ilişkili olduğunu belirtti. Hızlı dijital uyaranların çocuk gelişimine doğrudan etki ettiğini vurgulayan Babaroğlu, “Prefrontal korteks çocukluk ve ergenlik döneminde gelişir. Bir çocuğun kendini kontrol etme, sabretme veya doğru karar verme yetenekleri zamanla olgunlaşır. Ancak sürekli değişen dijital uyaranlar bu gelişimi olumsuz etkileyebilir” diye konuştu.
“Öğrendiklerini kalıcı hale getirememesine yol açıyor”
Aşırı ekran kullanımının çocuklarda dikkat sürelerini kısaltıp odaklanmayı zorlaştırdığını belirten Babaroğlu, sürekli hızlı içerik tüketen çocukların gerçek hayattaki daha yavaş süreçlere uyum sağlamakta zorlandıklarını ifade etti. Babaroğlu, tablet, telefon ve sosyal medya kullanımında beğeniler ve oyun içi ödüllerin çocukların beyninde dopamin salgısını artırdığını, bunun da sabırsızlık, dikkat dağınıklığı ve kontrol kaybına neden olabileceğini söyledi. Ekranlardan yayılan mavi ışığın çocukların uyku düzenini bozduğuna da dikkat çeken Babaroğlu, “Yatmadan önce kullanılan telefon ve tabletler uyku hormonunu baskılar. Bu durum, çocukların hem daha az uyumasına hem de öğrendiklerini kalıcı hale getirememesine neden olur” ifadelerini kullandı.
Ayrıca yoğun ekran kullanımının çocukların empati kurma, duygu kontrolü ve sosyal iletişim becerilerini zayıflatabileceğini belirten Babaroğlu, yüz yüze iletişimin yerinin hiçbir şeyle doldurulamayacağını vurguladı. Sağlıklı gelişim için ailelere şu önerilerde bulundu:
“0-2 yaş grubundaki çocuklar için ekran kullanımından kaçınılmalı, 2-5 yaş arasında günde en fazla 1 saatle sınırlandırılmalı, yatmadan en az 1 saat önce ekran kapatılmalıdır. Çocuklar ekranı tek başlarına değil, ebeveynleriyle birlikte kullanmalı. Hızlı ve aşırı uyarıcı içerikler sınırlandırılmalı, açık hava oyunları ve sosyal aktiviteler artırılmalıdır. Ekran, ‘susturma aracı’ olarak kullanılmamalı, ev içerisinde ortak dijital kurallar oluşturulmalı ve aileler çocuklarına örnek olmalıdır.”
