Dil Altı Tansiyon İlaçları Tehlikeli Olabilir!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, halk arasında “dil altı tansiyon ilacı” olarak bilinen uygulamanın her yüksek tansiyon durumunda etkili ve güvenli bir çözüm olmadığını belirterek, mutlaka tıbbi bir değerlendirme yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Ani tansiyon yükselmelerinde “hayat kurtarıcı” olarak düşünülen dil altı ilaç kullanımı, her zaman güvenli bir seçenek değil. Kontrolsüz bir şekilde düşürülen tansiyon, beyin, kalp ve böbreklerde kalıcı hasara yol açabilir. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi’nde görev yapan Dr. Yücel, bu ilaçlar hakkında önemli bilgiler paylaşarak uyarılarda bulundu. Dr. Yücel, “Halk arasında ‘dil altı tansiyon ilacı’ olarak adlandırılan bazı ilaçlar, yıllardır ani tansiyon yükselmelerinde hızlı bir çözüm olarak görülüyor. Ancak, günümüzde her yüksek tansiyon durumunda bu yaklaşımın doğru olmadığını biliyoruz. Tansiyonu hızlı ve kontrolsüz bir şekilde düşürmeye çalışmak, bazı hastalarda zarar verebilir. Hipertansiyon toplumda yaygın bir sorun olduğundan, bu alışkanlığın etkilediği kesim oldukça geniş. Bu nedenle, bu mesele sadece bireysel bir tercih değil, aynı zamanda önemli bir halk sağlığı konusudur. Öncelikle belirtmek gerekir ki, toplumda ‘dil altı tansiyon ilacı’ olarak bilinen bazı ilaçlar, resmi ürün bilgilerine göre ağızdan alınan tabletlerdir. Yani halk arasında yerleşmiş olan terim ile resmi kullanım tanımı arasında fark vardır. Bir uygulamanın uzun yıllar boyunca bilinmesi, onun herkes için doğru ve güvenli olduğu anlamına gelmez” dedi.

Asıl sorunun sayılar değil, durumu değerlendirmek olduğuna dikkat çeken Dr. Yücel, “Tansiyon yükseldiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak ‘Kaç çıktı?’ sorusu gelir. Elbette sayı önemlidir; ancak hekimlik açısından daha kritik olan soru, bu yükselmeye eşlik eden tehlikeli belirtilerin olup olmadığıdır. Çünkü her yüksek tansiyon durumu aynı değildir. Bazen kişi sakinleştiğinde, birkaç dakika dinlendikten sonra ve doğru yöntemle yeniden ölçüm yapıldığında değerler düşebilir. Ağrı, korku, panik, uykusuzluk, yoğun stres, merdiven çıkmak veya kafein almak gibi durumlar bile tansiyon ölçümünü geçici olarak yükseltebilir. Bu nedenle, tek bir ölçüme dayanarak kesin bir değerlendirme yapmak her zaman doğru değildir” diye konuştu.

Dr. Yücel, “Her yüksek tansiyon acil değildir ama bazıları gerçekten acildir” diyerek, toplumda sık yapılan hatalardan birinin her yüksek tansiyon değerinin aynı şekilde değerlendirilmesi olduğunu belirtti. Güncel tıbbi yaklaşımın iki farklı tabloyu ayırdığını ifade eden Dr. Yücel, “Birincisi, tansiyonu yüksek olmasına karşın ciddi bir yakınma taşımayan durumlar. Bu kişilerde hedef, tansiyonu hemen düşürmek değil, ölçümün doğruluğunu kontrol etmek ve hastanın dinlendirilmesidir. İkincisi ise tehlikeli olabilecek durumlardır. Eğer yüksek tansiyona göğüs ağrısı veya nefes darlığı gibi belirtiler eşlik ediyorsa, bu durum acil bir müdahale gerektirebilir. Bu tür durumlarda evde çözüm aramak yerine acil yardıma başvurmak önemlidir” şeklinde konuştu.

Evde doğru yaklaşımın ne olması gerektiğine değinen Dr. Yücel, “Kişi çok yüksek bir ölçüm gördüğünde panik yapmamalıdır. Ölçüm doğru teknikle yapıldı mı, manşon uygun muydu, kişi dinlenerek mi ölçüm yaptı; bunların hepsi önemlidir. Uygun koşullarda birkaç dakika dinlenip ölçüm tekrarlanmalıdır. Evde doğru ölçüm için birkaç basit kural vardır: Ölçümden önce kısa bir dinlenme süresi olmalı, kişi konuşmadan oturmalı, sırtı desteklenmeli, kol kalp seviyesinde tutulmalı ve ölçüm mümkünse art arda birkaç kez yapılmalıdır. Tek bir ölçüm, özellikle kaygılı anlarda yanıltıcı olabilir. Ayrıca, başkasının ilacını kullanmaktan kaçınmak gerekir. Komşunun, eşin veya dostun önerdiği bir ilaç, başka bir kişi için güvenli olmayabilir. Tansiyon ilaçları kişiye özel tedavi planının bir parçasıdır ve aynı ilaç, farklı hastalarda değişik riskler doğurabilir” ifadelerini kullandı.

Yücel, acil durumlarla ilgili olarak, “Yüksek tansiyona şu belirtilerden biri eşlik ediyorsa, kişi beklememeli; 112’yi aramalı ya da en yakın acil servise başvurmalıdır: Göğüs ağrısı veya göğüste baskı hissi, nefes darlığı, konuşma bozukluğu, yüzde kayma, kol veya bacakta güçsüzlük, ani görme kaybı veya belirgin görme bozukluğu, bilinç bulanıklığı, sersemlik ya da bayılma, aşırı şiddetli ve alışılmadık baş ağrısı. Bu belirtiler varken durumu yalnızca ‘tansiyon yükseldi’ şeklinde değerlendirmek yanıltıcı olabilir. Çünkü bazen yüksek tansiyon, asıl sorunun nedeni değil, bir sonuç olabilir. Günümüzde yüksek tansiyon yönetiminde daha seçici, kontrollü ve güvenli bir yaklaşım benimsenmektedir. Amaç, tansiyonu rastgele ve hızla düşürmek değil; hangi hastanın gerçekten acil durumda olduğunu belirlemek ve tedaviyi buna göre planlamaktır” dedi.

Son olarak, Dr. Yücel, yüksek tansiyonla yaşayan bireyler için etkili korumanın yalnızca kriz anında ne yapılacağını bilmekle sınırlı olmadığını vurguladı. Düzenli takip, ilaç uyumu, tuz kısıtlaması, kilo kontrolü, egzersiz ve hekim önerilerine bağlı kalmak, ani yükselmelerde panik çözüm aramaktan çok daha değerlidir. ‘Dil altı tansiyon ilacı’ olarak bilinen ilaçların basit bir çözüm olmadığını belirten Dr. Yücel, tansiyonu hızlı bir şekilde düşürmenin her zaman doğru bir tedavi anlamına gelmediğini ifade etti. Doğru yaklaşım; doğru hasta, doğru zaman ve doğru değerlendirme ile belirlenmelidir. Yüksek tansiyon, yalnızca bir rakam değildir; bazen dikkatle değerlendirilmesi gereken bir uyarı niteliği taşır. Bu uyarıyı doğru şekilde yorumlamak, yanlış bir alışkanlıktan daha değerlidir. Her yüksek tansiyon durumu evde ‘dil altı’ ilaçlarla müdahale gerektirmez. Önemli olan, tehlike işareti olup olmadığını anlamak ve gerektiğinde zaman kaybetmeden tıbbi yardım almaktır.”

Dil Altı Tansiyon İlaçları Tehlikeli Olabilir!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!