Deprem Korkusu: Anksiyeteye Dönüşen Tehlike

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye, sürekli bir deprem gerçeği ile yüzleşen milyonlarca insan barındırıyor ve bu durum, her sarsıntı sonrası artan bir kaygı ile birlikte yaşıyor.

Uzmanlar, deprem korkusunun ‘normal’ sınırları aştığında, günlük yaşamı ve fiziksel sağlığı olumsuz etkileyen bir kaygı bozukluğuna dönüşebileceği konusunda uyarıyor. Deprem korkusunu yönetmenin mümkün olduğunu belirten uzmanlar, “Sürekli tetikte yaşamak, gerçek bir yaşam biçimi değildir. İnsan zihni bu gerilime uzun süre dayanamaz” ifadelerini kullanıyor. Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Önder Kavakçı, insanların bastıkları toprak ve evlerini güvenli kabul ettiklerini, depremin bu inancı kökten sarstığını belirterek, “İnsanlar, bulundukları yerin güvenli olduğunu varsayarlar. Eve girdiğinizde rahatlarsınız, emniyettesinizdir. Ancak deprem, bu en güvende olduğunuz yerle ilgili inançları sarsar ve ‘hiçbir yer güvenli değil’ algısına yol açar. Küçük sarsıntılar kısa sürede unutulabilir; ancak tekrarlayan depremler sürekli bir tehdit algısı oluşturabiliyor. Bu tür durumlarda, kişi sarsıntı yokken bile sarsılıyormuş gibi hissedebilir. Masanın ya da koltuğun hafif hareketi bile alarm sistemini tetikleyebilir” diye ekliyor.

Uzmanlar, deprem korkusunun belirli bir düzeye kadar normal olduğunu, ancak bu sınırların aşılması durumunda anksiyete bozukluğu veya travma sonrası stres tepkisine dönüşebileceğini ifade ediyor. Kavakçı, bu durumda görülebilecek belirtileri şu şekilde sıralıyor:

“Sürekli tetikte olma, irkilme veya sarsıntı hissi,

Çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi,

Uyku bozuklukları, kabuslar,

Tahammülsüzlük, huzursuzluk, sinirlilik,

Hissizlik, duygusal donukluk veya boşluk hissi.”

Çocuklar da bu durumdan etkileniyor. Kavakçı, çocukların korku tepkilerini yetişkinlerden öğrendiklerini belirterek, “Çocuklar tehlikeyi değerlendirmek için büyüklerine bakarlar. Ebeveynler sakin kalırsa, çocuklar da durumu daha kolay atlatır. Ancak yetişkinler büyük tepkiler gösterdiğinde, çocukta korku ve güvensizlik duygusu artar” diyor. Kavakçı, ebeveynlere şu tavsiyelerde bulunuyor:

“Çocuklara yaşına uygun, doğru bilgiler verin. Korkularını küçümsemeyin, ‘bir şey olmaz’ demeyin. Yanında olduğunuzu hissettirin, mümkünse yalnız bırakmayın. Televizyon veya sosyal medyadaki yıkıcı görüntülere sınırlama koyun.”

Gerekli tedavinin zamanında yapılmaması, sorunların kronikleşmesine yol açabilir. Klinik Psikolog Mader Bengisu Bilgen, depremin yol açtığı en önemli sorunlardan birinin, kişilerin yaşadığı güvenli alanın tahrip olması olduğunu vurguluyor. “Güvenli bir ortamdayken ve üzerinden yeterince zaman geçmişken bile abartılı irkilme, en ufak sarsıntı ya da yüksek seste panikleme, sürekli tehlike varmış gibi tetikte olma tepkilerinin devam etmesi, psikolojik sorunların başladığına işaret edebilir. Travmatik tepkilerin şiddetlenmesi ve kişinin işlevselliğini bozması; belirtiler dolayısıyla kişinin yaşam alışkanlıklarına (iş, eğitim, ilişkiler ve hobiler gibi) dönmekte güçlük çekmesi ve dönemeyeceğine dair kaygı duyması. Deprem gibi büyük doğal afetlerden sonra bireylerde uyku bozuklukları, depresyon, anksiyete bozuklukları, yeme bozuklukları, disosiyatif bozukluk, alkol-madde bağımlılığı gibi psikolojik bozukluklar gelişebilir. Gerekli tedavinin zamanında yapılmaması, kişilerin işlevselliğinin sekteye uğramasına ve sorunların kronikleşmesine yol açabilir” diyor.

Bilgen, travma sonrası iyileşmenin bedeni düzenleyerek başladığını ve yürüyüş, koşu, bisiklete binme gibi tekrarlı hareketlerin psikolojik toparlanmayı hızlandırdığını belirtiyor. Ayrıca, “Depremin yol açtığı temel güven duygusunun sarsılması nedeniyle kişiler artık bilgilerin doğruluğunu araştırma kabiliyetini kaybedip duyduklarına kolayca inanmaya başlayabilirler. Belirsiz ve güvenilmez paylaşımlar, temel güven duygusu sarsılan bireylerin kolayca yönlendirilmesine ve toplumsal kaygının derinleşmesine neden olabilir” ifadelerini ekliyor.

Deprem Korkusu: Anksiyeteye Dönüşen Tehlike
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!