Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Büyük Türkiye Vurgusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Büyük Türkiye Vurgusu
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kabine Toplantısı’na Dair Öne Çıkan Başlıklar:

Kabinemizin 66. toplantısını başarıyla tamamladık. Bu toplantıda, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’nin hazırlıkları, dış politikada son günlerde yaşanan gelişmeler, İran krizinde sağlanan mutabakat ve bunun bölgemiz açısından yansımaları ile dış ticaret alanındaki güncel durumu kapsamlı bir şekilde ele aldık.

“BÜYÜK TÜRKİYE HEDEFİMİZ VAR”

Vatandaşlarımızın bu gerçeği bilmesini istiyorum. Dünyamız ve bölgemiz zor bir dönemden geçerken, bizim vizyonumuzda yalnızca büyük Türkiye bulunmaktadır. Amacımız, Türk milletinin hayallerini gerçeğe dönüştürmektir. Hedefimiz, milletimizin bu çağda iz bırakan bir konumda olmasıdır. Güçlü, müreffeh ve saygın bir Türkiye inşa etme yolunda durmaksızın ilerliyoruz. Bu süreçte elbette çeşitli zorluklarla karşılaşıyoruz. Hem içten hem de dıştan gelen engellerle mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen ülkemize ve milletimize hizmet etme azmimizi sürdürmekteyiz. Yaklaşık iki asırlık yönetim sistemi arayışını sona erdiren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, bu yolculukta ve içinde bulunduğumuz sancılı dönemde Türkiye’nin en büyük avantajı haline gelmiştir.

“KOMŞULUK HUKUKUMUZA ZARAR VERİLMEDİ”

Yönetimdeki istikrar sorununu çözerek ülkemizin tüm kurumlarının uyum içinde çalışmasını sağladık. Türkiye, en zor krizleri dahi başarıyla yönetebilen bir konumda. Örneğin, İran ve Körfez bölgesindeki çatışmalar gibi karmaşık durumlara ilişkin olarak, Türkiye bu süreçte etkin bir rol üstlenmiştir.

İsrail’in provokasyonlarıyla başlayan 28 Şubat savaşında önemli bir aşama kaydedildi. Amerika ve İran arasında varılan mutabakat, bölgemizin uzun süredir beklediği bir rahatlama sağladı.

Türkiye, İran’a yönelik saldırıların başladığı günden itibaren serinkanlı bir yaklaşım sergilemiştir. Provokasyonlara kapılmadan, komşuluk ilişkilerimize zarar vermeden hareket ettik. Müttefiklerimizle ve Körfez’deki kardeşlerimizle iş birliği içinde durduk. Savaşın tahrip edici etkilerini artıranlara karşı barışın sesini yükselten taraf olduk. Kardeş ülkemiz Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen çabalara, Katar ve Suudi Arabistan’la birlikte destek verdik. Aynı zamanda bölgedeki siyasi oyunlara göz yummadık.

“MUTABAKAT MEMNUNİYET VERİCİ”

Her zaman Türkiye’nin haklarını koruma konusunda kararlı olduk. Bu kriz döneminde, ülkemizde tek bir vatandaşımızın bile zarar görmemesi, kardeşi kardeşe kırdırma planlarının başarısızlığa uğraması önemli bir başarıdır. Türkler, Araplar, Kürtler ve Farslar arasındaki fitne girişimleri başarısız olmuştur.

Elbette bölgemizde yaşanan yıkımlar ve masumların dramı unutulmayacaktır. Ancak, artık bu anlamsız savaşın sona erdiğine inanıyoruz. Varılan mutabakatın bölgemiz için hayırlı olmasını umut ediyoruz. Bu önemli adımda emeği geçen tüm liderleri tebrik ediyorum.

MUHALEFETE YANIT: GÖLGE ETMEYİN, YETER

Türkiye bu süreçte üzerine düşeni yapacaktır. İran krizinin ilk gününden itibaren hükümetimizin politikalarına muhalefet edenleri bir kez daha Allah’a ve milletimizin vicdanına havale ediyorum. Kendi çıkarları dışında hiçbir şey görmeyenler, Türkiye’ye faydası olmayan polemiklerden uzak dursunlar. Dış politika gibi bilgi ve deneyim gerektiren alanlarda ahkâm kesmekten vazgeçmelidirler. Yerine, kendi iç meselelerine odaklanmaları daha doğru olacaktır.

ANKARA’DA NATO ZİRVESİ

2026 yılı itibarıyla Türkiye önemli uluslararası zirvelere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bunun en önemlisi, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Toplantısı’dır.

Türkiye, 1952 yılında NATO’ya katıldığından bu yana ittifakın en önemli üyelerinden biri olmuştur. Geçmişte bazı görüş ayrılıkları yaşansa da, ülkemiz NATO’nun güneydoğu kanadının güvenliğini büyük ölçüde üstlenmiştir. Biz de bu süreçte, müttefik bir ülke olarak görevlerimizi yerine getirmiş ve gerektiğinde sorumluluk almış bir ülke olduk.

Hâlihazırda NATO’nun ikinci en büyük kara ordusunu yönetiyoruz. Ayrıca, dünya genelinde NATO’nun barış misyonlarına en güçlü destek veren ülkeler arasında yer alıyoruz.

NATO’nun gelecekte de barış ve istikrar sağlama görevini sürdürmesi için müttefiklik ruhuna ihtiyaç vardır. Güçlü bir ittifak, ancak dayanışma ve iş birliği ile mümkün olacaktır.

Berlin Duvarı’nın yıkılışından bu yana NATO’nun geleceğiyle ilgili olumsuz senaryoların hiçbiri hayata geçmemiştir. NATO, değişen koşullara ve terör gibi asimetrik tehditlere uyum sağlamayı başarmıştır.

Türkiye olarak biz de askeri yeteneklerimizi, dinamik savunma sanayimizi ve jeopolitik önemimizi daha da güçlendirerek ittifaktaki rolümüzü sürdürmeye devam edeceğiz. Ankara Zirvesi’nin, NATO güvenlik mimarisinin geleceği için önemli bir aşama olmasını sağlamak üzere çalışmalarımız devam ediyor.

Misafirperverliği ile tanınan bir ülke olarak, 2015 yılında düzenlediğimiz G20 Zirvesi hala bir referans noktasıdır. Bu zirve vesilesiyle Ankara’ya gelecek devlet ve hükümet başkanlarını en iyi şekilde ağırlamak için kapsamlı bir hazırlık içerisindeyiz.

Bugün, NATO Zirvesi ve sonraki resmi ziyaretlerde kullanılacak olan Ankara Havalimanı ve bağlantı yollarını açtık.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Büyük Türkiye Vurgusu
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!