Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen film gösterimleri ve söyleşilerle devam etti. Festivalin en son etkinliği, “Mukadderat” filminin gösterimiyle gerçekleşti. Gösterim sonrasında, filmin başrol oyuncusu Aslıhan Gürbüz ve yönetmen Nadim Güç, öğrencilerle bir araya gelerek film hakkında bir söyleşi gerçekleştirdi.
Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, Mudanya Üniversitesi’nde düzenlenen etkinliklerle devam ediyor. Festivalin ilk gününde “Ayşe”, ikinci gününde ise “Sisler Bulvarından Geçtim” adlı filmler izleyicilerle buluştu. Son gösterim olan “Mukadderat” ise sinemaseverlerin ilgisini çekti. Filmin gösteriminin ardından, Gürbüz ve Güç, öğrencilerin sorularını yanıtlamak üzere bir söyleşi düzenledi. Öğrenciler, filmle ilgili merak ettikleri konuları sorma fırsatı buldu ve ikili, sorulara içtenlikle yanıt verdi. Ayrıca, Klinik Psikolog Deniz Ağar ve Alperen Ak, filmdeki mesajlara dair değerlendirmelerde bulundular.
Filmin senaryosunun gerçek bir yaşam hikayesinden ilham aldığını belirten Mukadderat Filmi Yönetmeni Nadim Güç, “Senaristimiz Erdi, hikayesini kendi annesinin yaşamından esinlenerek yazdı. Filmde, kurgusal bir şekilde babasının vefat ettiği bir durum yaratıldı. Bu konu, toplumda hâlâ tabu olarak değerlendirilen bir mesele. Erkekler açısından bu durum farklı bir bakış açısıyla ele alınırken, kadınlar için başka bir yaklaşım söz konusu. Bu nedenle hikayeye çarpıcı bir başlangıç yapmak istedik. Başka kültürlerde normal karşılanabilen bir durum, bizim toplumumuzda farklı değerlendirilmekte. Eğitimli bireyler bile, bir kadının eşini kaybettikten sonra yeniden evlenmek istemesini sorgulamakta. Ancak film ilerledikçe, izleyici farklı duygular ve gerçeklerle yüzleşiyor. Aslında anlatılan, alıştığı hayatı sürdürmek isteyen bir kadının kendini bulma yolculuğu. Tüm bunları da bu ülkeye özgü mizahla birleştirerek keyifli bir anlatım sunuyoruz.” şeklinde konuştu.
Söyleşide, Reyhan karakteri üzerine değerlendirmelerde bulunan Aslıhan Gürbüz, “Bence Reyhan’ın en büyük meselesi, güçlü kadın olma travmasıydı. Özellikle küçük yerlerde büyüyen bireyler, bu durumu daha iyi anlayacaktır. Ben de İnegöl’de büyüdüm, başka bir yerde eğitim almak ve sevdiğin işi yapma süreci zorlayıcı olabiliyor. Reyhan karakterinde bu zorlukları görmek mümkün. Dışarıdan bakıldığında kaçıyormuş gibi görünse de, geride bıraktıklarını kurtarma sorumluluğu taşıyor. Bu sorumluluğu ise kendisi seçmedi, ona verildi. Ailenin en çok yük taşıyan, en çok yorulan evladı olmasına rağmen neden daha az sevildiğini sorguluyor. Benim de bir erkek kardeşim var ve uzun süre onun daha çok sevildiğini düşündüm. Reyhan’ın da benzer kırılmaları ve travmaları var. Filmde anlatılan eşitlik, hak, hukuk ve adalet meselesi aslında evde başlıyor. Mirasın paylaşımı da bunun önemli bir parçasıydı. Karaktere yaklaşım motivasyonum bunlardı. Diğer süreçlerde ise yönetmenim ve oyuncu partnerlerimle birlikte karakteri geliştirdik. Filmde en sevdiğim sahnelerden biri, Reyhan’ın erkeklere bağırdığı sahneydi. O sahnede bağırmaktan sesim kısılmıştı. Çünkü bazen hepimizin içinden, avazımız çıktığı kadar bağırmak geliyor.” ifadelerini kullandı.
Söyleşinin sonunda, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Oyuncu Aslıhan Gürbüz ve Yönetmen Nadim Güç’e günün anısına teşekkür hediyesi takdim etti.
