İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde yaşayan emekli okul müdürü Erdoğdu Özcan, 1988 yılından bu yana kızılcık ağacından el emeği bastonlar üreterek ata zanaatını gelecek nesillere aktarma çabalarını sürdürüyor.
Devrek’te okul müdürlüğü yaptığı dönemde baston yapımına girişen ve 54 yılını eğitime adayan Özcan, bu geleneği İzmir’e taşımayı başardı. Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in Devrek ziyareti öncesinde hazırladığı “yılanlı baston” ile ahşap işlemeciliğine olan ilgisi artan Özcan, üretimlerine Güzelbahçe Kültür Sanatları Fikir Derneği bünyesinde devam ediyor.
“Bastonun ana vatanı Türkiye olabilir”
Bastonun yalnızca bir yürüyüş aracı değil, aynı zamanda bir asalet sembolü olduğunu vurgulayan Özcan, “Osmanlı döneminde II. Mahmut ile birlikte bir asalet göstergesi haline gelmiştir. Ancak kökeni çok daha derin. Van bölgesinde yapılan araştırmalarda, Urartular dönemine ait, tam 2 bin 700 yıllık kızılcık ağacından bir baston bulundu. Bu durum, bastonun ana vatanının Türkiye olabileceğini düşündürüyor” şeklinde konuştu.
“Kızılcık ağacı liflidir, asla kırılmaz”
Baston yapımında özellikle Karadeniz Bölgesi’nden temin ettiği kızılcık ağacını tercih ettiğini belirten Özcan, “Çeçil peynirini çektiğinizde nasıl lif lif ayrılır ve kopmazsa, kızılcık ağacı da öyledir. Liflidir, esnektir ve asla kırılmaz. İzmir’de bu ağacı bulamadığım için Karadeniz’den getirip kurutuyorum. Manda boynuzu temin edemediğimiz için de bastonların uç kısmına mecburen lastik takmak zorunda kalıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Gençler merak edip sormuyor”
Geleneksel mesleklerin yaşatılması konusunda yeni neslin ilgisizliğinden şikayet eden Özcan, “Gençler sergime gelip ’Amca çok güzel olmuş’ diyerek gidiyor. Merak eden, sormak isteyen yok. Oysa ben bu kültürü geçmişten geleceğe taşımaya çalışıyorum” dedi.
Cezaevindeki mahkumlara zanaat öğretti
Özcan, geçmişte görev yaptığı bölgede dönemin kaymakamı ve cumhuriyet savcısı ile birlikte yürüttükleri projeyle mahkumlara da baston yapımını öğrettiğini anlattı. “Ağır cezası olmayan mahkumlara cezaevi bahçesinde zanaat öğrettim, para kazandılar. Kazandıkları paranın bir kısmıyla malzeme, boya ve vernik aldık. Bu, hayatımda unutamadığım en güzel anılardan biridir” şeklinde konuştu. Ayrıca, vefat eden kayınpederine hediye ettiği ve eşi tarafından kendisine geri verilen el yapımı bastonun manevi değerinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Özcan, bu eseri hiçbir bedel karşılığında satmayacağını ifade etti.
Diğer yandan, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplum Kuruluşları Genel Müdürlüğü’nün açtığı yarışmada sunduğu projenin desteklenmesiyle ilgili bilgi veren Özcan, “Mendil: Geçmişten Bugüne Enerji” adlı yeni bir projenin bakanlık onayını beklediğini sözlerine ekledi. Yanında Ömer isimli bir gence çıraklık eğitimi veren Özcan, mesleğin geleceğe taşınması adına umudunu koruduğunu dile getirdi.
