Bol yağışların ardından doğanın canlanmasıyla birlikte arıların da hareketlendiği gözlemleniyor. Tabiatın renk cümbüşüyle dolduğu bu günlerde, arı yetiştiricileri sezonun oldukça verimli geçeceğine dair umut verici işaretler gördüklerini ifade ediyorlar.
Denizli Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Buldan’da arıcılık yapan Hakan Aytekin, geçen yıl neredeyse hiç yaşanmayan oğul verme olayının bu yıl oldukça sık gözlemlendiğini aktardı. Eşiyle birlikte arı yetiştiriciliği yapan Aytekin, baharın gelişiyle hem kendilerinin hem de arıların yüzlerinin güldüğünü dile getirdi.
Oğul verme olayını, ailelerde çocuk sayısının artmasıyla birlikte ayrı evlere taşınmaya benzeten Aytekin, “Buldan’da olduğu gibi ülkemizin birçok bölgesinde yağışlar oldukça verimli geçti. Bu durum doğada büyük bir canlılık yaratarak, pek çok çiçeğin açmasına neden oldu. Böylece arılarımız için zengin bir nektar ve polen akışı sağlandı. Aynı zamanda arılar oğul verme eğilimine girdi. Arıların sayısı arttıkça ağaçlarda yeni koloniler oluşmaya başladı. Akademisyen arkadaşlar dışarıda oğul vermeyi pek uygun görmese de, biz geleneksel yöntemlerle arı yetiştiriyoruz. Dışarıda uygun koşullar oluştuğunda arılar kendi doğası gereği oğul yapıyor. Geçen yıl bu uygun ortam olmadığı için üç yüzün üzerinde koloniden sadece yedi veya sekiz kraliçe değişimi gerçekleştirebilen arılar oğul vermişti. Bu yıl ise kolonilerimizin neredeyse tamamı uygun koşullara sahip olduğu için oğul verdi. Bu durumu tüm arı yetiştiricisi arkadaşlarımız gözlemliyor. Hayvanlar kendi içgüdüleriyle hareket ediyorlar. Biz insanların müdahale etmesindense arıların kendiliğinden bölünmesini daha sağlıklı buluyoruz. Arının bölündüğünü hiçbir arıcı yapamaz. Eğer arı dışarıda nektar veya polen bulamazsa oğul vermez. Yavru üretimi de buna bağlıdır. Dışarıda akım yoksa arı oğul vermeyi isteyecektir. Şu anda kışın kayıplarımızı kovanlarımıza dolduruyoruz. Tüm arıcılara bereketli bir sezon diliyorum” şeklinde konuştu.
