Aydın’da çalıştığı dönemde oğlu Niyazi Atakan Kırkağaç’ın İzmir’de tıp fakültesini kazanmasının ardından baba Hasan Kırkağaç, tayin isteyerek şehir değiştirdi. Oğluna destek olmak amacıyla üniversite sınavına giren Kırkağaç, Sağlık Yönetimi Bölümü’ne yerleşti. 51 yaşındaki baba, eğitim hayatını başarıyla tamamlayarak bölüm birincisi unvanıyla mezun oldu.
İzmir’in Bornova ilçesinde ikamet eden Hasan Kırkağaç, tıp fakültesine kabul edilen oğlu Niyazi Atakan Kırkağaç’a (22) destek için yıllar sonra üniversite sıralarına döndü. Kuşadası’ndaki görevinde iken oğlunun Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanması üzerine, eğitim yolculuğuna eşlik etmek amacıyla sınavlara katıldı. Başarılı bir performans göstererek İzmir Bakırçay Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümü’nü kazanan baba, ailesini yanına alarak İzmir’e taşındı ve oğluyla birlikte öğrencilik hayatına adım attı. Kırkağaç, eğitim hayatında gösterdiği başarı ile bölüm birincisi olarak mezuniyet sevincini oğluyla paylaştı. Üniversitede düzenlenen mezuniyet töreninde arkadaşlarıyla birlikte kep atan Kırkağaç, bu anlamlı anı yaşadı.
Oğluyla birlikte yaşadığı öğrencilik deneyiminden bahseden Hasan Kırkağaç, “Oğlum İzmir’de tıp fakültesini kazandı. Ben de Bakırçay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi bölümüne kaydoldum. Başlangıçta amacım sadece ona destek olmaktı. Zamanla bu yol, gurur duyduğum bir başarı hikayesine dönüştü. Okuldaki akademik başarım gözlemlenince, Kalite Yönetimi Öğrenci Temsilciliği görevine getirildim. Bu durumu fark edince daha da azimle çalışmaya başladım ve bölüm birinciliğini hedefledim” şeklinde konuştu.
Oğluyla birlikte üniversite yaşamının kendisi için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu ifade eden Kırkağaç, “Sabahları okula birlikte gidiyorduk. Sınav dönemlerimiz çakıştığı için kütüphanede ders çalışıyorduk. Oğlum, benim yoğun çalışmamı görünce erken kalkmak istiyordu. Ben de onun ders yükünü dikkate alarak onun temposuna ayak uydurmaya çalışıyordum” dedi.
Tıp fakültesi 5. sınıf öğrencisi Niyazi Atakan Kırkağaç, eğitim sürecinin bu şekilde ilerleyeceğini tahmin etmediğini belirterek, “Bölümüm oldukça zor. Yanıma ders arkadaşı almış gibi oldum. Beraber ders çalışmak benim için büyük bir motivasyon kaynağıydı. Sınav haftalarımız çakışıyordu. Bu şekilde dört güzel yıl geçirdik. Henüz mezun olmadım ama babam benden önce mezun oldu ve bölüm birincisi olarak başarı elde etti. Umuyorum ki ben de onun izinden giderek benzer bir başarıyı yakalayacağım. Babamla gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.
Niyazi Atakan Kırkağaç, bazen ders çalışmak istemedikleri zamanların olduğunu ve bu durumlarda babasına “Baba, ders çalışalım” diye hatırlatmada bulunduğunu söyledi.
Anne Füsun Kırkağaç (50), hem oğlunun hem de eşinin üniversite eğitimini zorlu bir süreç olarak nitelendirerek, “İkisinin saatleri uyuşmuyordu. Biri geldiğinde diğeri yemek yemeye oturuyordu. Elimden geldiğince destek olmaya çalıştım ama sonuçlar çok olumlu. Misafire kapalıydık; sosyal hayatımız kısıtlıydı. Sınav dönemlerinde evde ders çalışıyorlardı. Eşim çok azimle çalışıyordu ve ders konularında asla taviz vermiyordu. Onunla gurur duyuyorum” şeklinde konuştu.
Füsun Kırkağaç, eşine ve oğluna ders çalışmaları konusunda uyarılarda bulunmadığını, kendilerinin programlı bir şekilde çalıştıklarını ve düzenlerine sadık kaldıklarını belirtti.
