Üç yaşındaki Kırgız çocuk Nuryiğit Maksatbekoğlu, Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde gerçekleştirilen karaciğer nakli sayesinde yeniden hayata tutundu.
Yükseköğretim Kurulu’nun “uluslararasılaşma” hedefleri doğrultusunda, Türkiye’deki üniversite hastaneleri ve tıp fakülteleri, akademik birikimlerini uluslararası hastalara sunarak kaliteli sağlık hizmetleri sunma konusunda öncü bir rol üstleniyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Dr. Öğr. Üyesi Neslihan Çelik’in gösterdiği başarı, kadınların akademideki rolünün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Son evre karaciğer kanseri teşhisi konulan 3 yaşındaki Nuryiğit, Kırgızistan’da uygulanan 7 kür ağır kemoterapiye rağmen iyileşemedi. Ülkesindeki hastanelerde nakil olanağı bulamayan Nuryiğit’in ailesi, Turgut Özal Tıp Merkezi Radyoloji Araştırma Görevlisi Eldiyar Saparbekov ile iletişime geçerek çocuğun durumunu iletti.
Saparbekov, aileye çalıştığı hastanenin karaciğer nakli enstitüsünde tedavi olabileceğini anlattı. Nuryiğit, tedavi amacıyla Türkiye’ye getirildi. Ameliyat sırasında, tümörlü doku çıkarıldı ve eksik kalan karaciğer bölümü babasından alınan doku ile tamamlandı. Oğluna donör olan baba sayesinde gerçekleştirilen naklin ardından Nuryiğit hayata tutundu.
Nuryiğit’in hastanedeki tetkiklerinin devam ettiği ve sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.
“Operasyonu başarıyla tamamladık”
Operasyonu gerçekleştiren Dr. Öğr. Üyesi Neslihan Çelik, Nuryiğit’in ameliyatının cerrahi açıdan oldukça zorlu geçtiğini ifade etti. Karaciğerin büyük bir bölümünü kaplayan bir tümör olduğunu belirten Çelik, “Portal sistemin tamamen tromboze olması, nakil şansını azaltıyordu. Ancak ekibimizle birlikte bir umut olabileceğini düşündük ve operasyonu başarıyla tamamladık. Nuryiğit’in iyileşmesi, diğer merkezlerde tedavi şansı tanınmamış bir çocuk olması nedeniyle bizim için çok önemliydi. Bu kadar agresif seyreden, kemoterapiye cevap vermeyen vakalar oldukça nadirdir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Nuryiğit’in gülümsemesi ekibimizin emeğinin en güzel karşılığı”
Nakil sonrası süreci açıklayan Dr. Çelik, Nuryiğit’in ömrü boyunca immünosupresyon tedavisi göreceğini ve karaciğer fonksiyonları, enfeksiyon ve diğer komplikasyonların yakından takip edileceğini kaydetti. Kontrollerin genellikle 15 gün, ardından aylık ve üç aylık periyotlarla gerçekleştirileceğini belirten Çelik, “Bu takip süreci çocuğun sağlığı için hayati öneme sahip. Bugün Nuryiğit’in gülümsemesi, ekibimizin emeğinin en güzel karşılığı. Nuryiğit’in sağlığına kavuşması, Türk hekimlerinin özverili çalışması, ekip başarısı ve multidisipliner yaklaşımının somut bir örneği oldu.” şeklinde konuştu.
“Zor bir vaka idi”
Radyoloji Araştırma Görevlisi Dr. Eldiyar Saparbekov, Nuryiğit’in Kırgızistan’dan gelen hastalar arasında en zor vakalardan biri olduğunu belirterek, “Ameliyatın başarılı bir şekilde tamamlanması ekibimiz ve aile için büyük bir mutluluk kaynağı oldu.” dedi.
Oğluna karaciğer donörü olan baba Maksatbek Keneşbekov, yurt dışında bulamadıkları şifayı Türkiye’de bulduklarını ifade etti. Keneşbekov, “Başka hastaneleri de araştırdık. Kompleks olarak damarları kapalı olduğu için birçok yer ‘yapamayız’ deyince buraya geldik. Allah’a çok şükür hocalarımız başardı. Sonuçlar beklediğimizden de iyi.” dedi.
Anne Kayrinisa Koldoşkızı ise Kırgızistan’da 6 ay boyunca kemoterapi gördüklerini ancak yeterli sonuç alamadıklarını dile getirerek, “Türkiye’de nakil kararı alındı ve şimdi oğlumuzun durumu çok iyi. Kendini daha iyi hissediyor.” şeklinde konuştu.
